İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 05.01.2016 tarihli ve 06 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda
“İLGİ : Ahmet Hakan Coşkun vekilleri, Av. Turgut Kazan, Av. Aslı Kazan ve Av. Serdar Laçin imzalı, 11.12.2015 tarih ve 37142 sayılı şikayet dilekçesi.
24 TV medya hizmet sağlayıcıda, hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı olarak yayınlanan "Günün Manşeti" adlı programda, 24 TV Yayın Danışmanı Ersoy Dede ve Star Gazetesi Yazarı Cem Küçük tarafından, gazete başlıklarında ve köşe yazılarında yer bulan gündemdeki gelişmeler yorumlanmaktadır.
Gazeteci Ahmet Hakan Coşkun'un Vekilleri Av. Turgut Kazan, Av. Aslı Kazan ve Av. Serdar Laçin tarafından Kurulumuza gönderilen ilgi şikayet yazısında; "Dinamik Radyo Televizyon A.Ş.'nin '24' logosuyla yayın yapan TV kanalında, 28.08.2015 Cuma günü saat 11:00'de yayınlanan ve Ersoy Dede ile Cem Küçük tarafından sunulan "Günün Manşeti" programında, müvekkilime yönelik hakaret ve iftiralarda bulunulmuştur. Yayında aynen şöyle denilmiştir." denilerek, söz konusu programın A. Hakan Coşkun ile ilgili bölümünün deşifresi verilmiş ve yayının baştan sona gerçek dışı olduğu, müvekkillerinin yayında adı geçen ve Ahmet Hakan tarafından dolandırıldıkları iddia edilen Cesim Parlak ve Halim Aydın'ı tanımadığı, aralarında hiçbir dava ve icra takibi bulunmadığı, Av. Cesim Parlak'ın (@CesimParlak) twitter hesabından 12.10.2015 günü açıklama yaparak kendisi ile ilgili belirtilen hiç bir hususun doğru olmadığını, A. Hakan'la arasında herhangi bir ticari, hukuki hatta sosyal bir ilişki bulunmadığını, icra takibi yaptırmadığını, dava açmadığını yazdığı belirtilerek, 6112 sayılı yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının (c), (ç), (ı) ve (i) maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı yasanın 32. maddesi gereği yayın hakkında idari yaptırım uygulanması talep edilmiştir.
Medya hizmet sağlayıcının, 28.08.2015 tarihli yayınında, şikayete konu olan ve 11.13.59-11.18.30 saatlerini kapsayan, (4dk.31sn.) Gazeteci Ahmet Hakan ile ilgili bölüm,"1.Klip-A.Hakan hakkında konuşma"ismi ileraporumuza eklenmiş, deşifre metni ise aşağıda sunulmuştur:
"(11.13.59) Ersoy Dede: Peki, bugün senle ilgili de bir yazı var. Onu da verelim bu dosyayı kapatalım. O yazının giriş cümlesini dönüştürerek pas atacam yazıya. Bak Cem dinle. Bize yakışır mı, sana yakışır mı? Bizim mahalleden herhangi bir yazara yakışır mı şu ifade: "Aydın denilen şahsın, gitgide daha fazla akıl hastası haline gelen meczup bir tetikçisi var, der miyim ben Ahmet Hakan için? Demem. O, Aydın denilen şahsın gitgide daha fazla akıl hastası haline gelen meczup bir tetikçisi var denir mi Ahmet Hakan için. Ne kadar ayıp, ben kendime hiç yakıştıramıyorum. Demem böyle bir şey. Ama bugün Ahmet Hakan yazısına bu alçakça ifadelerle girmiş. Bu aşağılık, bu Türk basın tarihine kara leke olarak geçecek ifadeleri köşesine yazarak başlamış. Onu da dışarıda böyle hani sahiden saygın bir gazeteci olarak tanımlayan, üniversitelerde müniversitelerde, konferanslarda falan soran eden falan adamların şeyine bırakıyorum. (Ahmet Hakan'ın aynı günkü köşe yazısının; "Biz aşağıladıkça zil takıp oynuyor" başlıklı yazısı ekrana getirilir.) Sana diyor ki, meczup. Şöyle, sen sahiden meczupsan senin cezai ehliyetin de yoktur. Sana açıklama yapmalarına da gerek yok ben anlamıyorum. Senin meczup olduğunu düşünüyorlar, meczupsan cezai ehliyetin de yoktur, sal gitsin o zaman.
Cem Küçük: Öyle mi yapalım?
Ersoy Dede: Sal gitsin ya. Ya ben, bana meczup dese derim ki ben meczup değilim kardeşim. O zaman o zaman korkun benden. Yok cezai ehliyetim. "Nefret ve iftira kusuyorsun, zavallısın. Malum yerlerden aldığın talimatla hareket eden kişisin." Bu malum yerler nedir onu da bilmiyorum bu arada. "Tetikçisin, şakşakçısın, haysiyet cinayetlerine batmış, batağa saplanmışsın. Sana açıklama yapıldıkça tükürükler karşısında Nisan yağmuru yağıyor deyip zil takıp oynuyormuşsun." Acaba diyor, ikisi de bana uyarya diyor. Acaba diyor biz bu adamı hiç mi ciddiye almasak, yoksa diyor sürekli ordan açıklama yapıp bunu zil takıp oynatsak mı diyor. Bana ikisi de uyar diyor. Sen hangisini tercih edersin?
Cem Küçük: Valla, valla ben şöyle derim. Ben bu Ahmet Hakan hakkında 2 gün önce bir yazı yazdım. Cesim Parlak ve neydi Halim Aydın'ı dolandırdıkları için biliyorsun babasının evlerine haciz ve babasının gitti. O gün birsürü belgeleriyle yazdık tek tek. Tek tek bütün belgeleri vardı bunların. (E. Dede: Kanal 24'te de haber yaptı arkadaşlar) Evet evet hepsi vardı, hepsi vardı. Cevap veriyor mu? Görüyor musun? Yok! Dün de program olmadı. İşte goygoycu falan diyor, şey diyor. Ya sen kardeşim abinle beraber 4.3 trilyon Cesim Parlak ve Halim Aydın'ı dolandırdın. Evinize, babanızın rahmetli babanızın evine haciz geldi, ev gitti. Bununla ilgili bir şey söylesene. 2009'da One Ajans üzerinden TRT'yi nasıl dolandırdığınızı bi söylesene. 2 milyon avroluk işi nasıl 23 milyon avro yazdınız, yazsana bunları. Kanat Atkaya'lara, Cüneyt Özdemir'lere nasıl programlar yaptırıldı? Nevşin Mengü'ler Tahran muhabiri iken neler yaptılar? Onları da söyle. Neler yaptınız orada İbrahim Şahin'lerle beraber? O zamanki eski TRT Genel Müdürü dimi? Onlarla beraber. O bir tane Zeynel Koç denilen bir adam vardı, onlarla beraber. Neler yaptılar, bunları ifade etmiyor. Hem hükümeti eleştir, hem de AK Parti içerisindeki bazı isimlerle beraber ol. İşte Erkan Mumcu'lar, o dönemde İdris Naim Şahin gibi adamları al yanına dosyaları kurtarsın, kurtaramayacaksın. O dosyalar şu an savcının önünde. Ve bu işin içinde kim varsa da, cezaevi yolu gözükürse de, girerler. Zaten senin kardeşin içeriye girip çıkmış bir adam dimi? İGDAŞ'tan ordan bir sürü şeyden girmiş yani. Bu işlerden de girer. Onlara cevap verme. Yani Cesim Parlak'la Halim Aydın'ı nasıl dolandırdınız bununla ilgili tek bir açıklama yok. Adamların 4.3 milyon lirasını yediniz. TRT'yi dolandırdınız, belediyeleri övdünüz iş karşılığında. Tek bir laf atma. Ondan sonra da Etem Bey'in parası nereden geldi? Onun bunun bilmem neyin suçluluk psikolojisiyle. Bak ben ne kadar rahat konuşuyorum. Sen ne kadar rahat konuşuyorsun. O niye rahat konuşamıyor? İşiniz dolandırıclık mı sizin ya? Adam bir de diyor ki İlhan Kesici de o işin içinde biliyorsun. Ben diyor o Cesim Parlak ve Halim Aydın biz diyor adama güvendik diyor, Ahmet Hakan'a güvendik diyor. İsmine güvendik diyor. Gazeteci, Hürriyet'te yazıyor bilmem ne. Ama buradan söyleyeyim millete, sakın bu Ahmet Hakan ve kardeşiyle öyle iş yapayım falan filan, valla başkasını 4.3, sizin 53, 103, 203 gider yani. Sen de dikkat et Ersoy, varsa her şeyini alırlar yani. (11.18.30)"
Deşifre metinde de görüleceği üzere;
Yayının başında Ahmet Hakan'ın aynı günlü (28.08.2015) köşe yazısının, Cem Küçük hakkındaki bölümünün girişinde yer alan; "Ethem (Sancak) denilen şahsın gitgide daha fazla akıl hastası haline gelen meczup bir tetikçisi" ifadesindeki, "Ethem" ismi yerine "Aydın (Doğan) ismi konularak okunmakta ve "Der miyim ben Ahmet Hakan için? Demem. Denir mi? Ne kadar ayıp, ben kendime hiç yakıştıramıyorum, demem böyle bir şey." şeklinde açıklamalar yapıldıktan sonra yazının tamamı okunmakta ve Ahmet Hakan üslubu nedeniyle eleştirilmektedir. Ekrana getirilen söz konusu yazı,"2.Klip-A.Hakan'ın köşe yazısı"ismi ile raporumuza eklenmiştir. Yayının devamında ise, Ahmet Hakan'ın abisiyle beraber Cesim Parlak ve Halim Aydın adlı şahısları dolandırdığı, bu nedenle babalarının evine haciz gittiği şeklinde bir iddiada bulunulmakta, yine Ahmet Hakan'ın bu iddialarla ilgili hiçbir açıklama yapmaması eleştirilmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2007/7-28 E. ve 2007/34 K. numaralı içtihadında, basın özgürlüğünün; belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini ve gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimlerin “polemik” niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadelerin asılsız kişisel saldırı olarak görülemeyeceğini ortaya koymaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2009/7316 E., 2012/17738 K. nolu içtihat metninde ifade özgürlüğünün aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanacağı belirtilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Lingens-Avusturya kararında, ifade özgürlüğünün sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulanacağının belirtildiği görülmektedir. Mezkur Yargıtay kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından görüldüğü üzere; ulusal ve uluslararası hukuk düzeninde, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kavramlarının demokrasinin bir sonucu olarak geniş anlamda yorumlandığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak medyada bireylere yönelik olarak küçültücü olmamak ve hakaret içermemek kaydıyla belirli ölçüde abartılı, kışkırtmaya başvuran, muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberlerin ve iddiaların yer alabileceği, bu nitelikte haber ve iddiaların basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilebileceği öngörülmektedir.
Dolayısıyla; şikayete konu yayında da, talepte bulunan Gazeteci Ahmet Hakan'a yönelik hakaret niteliğinde ifadelerin bulunmadığı, yayın içeriğindeki ilgili şahsa yönelik iddiaların ifade özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkan basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca şikayet dilekçesinde söz konusu iddiaların asılsız olduğu belirtilerek dayanak gösterilen 'Cesim Parlak' isimli twetter hesabından yapılan açıklamaların da, doğruluğunun/yanlışlığının tarafımızca saptanmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmiştir.
Ayrıca, 24 logolu Dinamik Radyo Televizyon A.Ş. medya hizmet sağlayıcıda,24.08.2015ve25.08.2015tarihli "Günün Manşeti" isimli programlarda, Aydın Doğan, Doğan Medya Grubu çalışanları ve Ahmet Hakan Coşkun hakkında ihlal teşkil eden yayınlar tespit edilmiş, tarafımızdan raporlaştırılmış ve ilgili kanala 6112 sayılı Yasa'nın 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Üst Kurulumuz tarafından para cezası verilmiştir. İlgili tarihte, şikayete konu olan28.08.2015tarihli yayın da, diğer yayınlar gibi incelenerek değerlendirilmiş, 6112 sayılı Yasa ve ilgili yönetmelikler açısından ihlal teşkil eden bir husus tespit edilmediği için rapor düzenlenmemiş, gerçek dışı olduğu iddia edilen yayınlar için "Cevap ve düzeltme hakkının" kullanılabileceği düşünülmüştür.
SONUÇ OLARAK:
24 logosu ile yayın yapan, DİNAMİK RADYO TELEVİZYON A.Ş. unvanlı medya hizmet sağlayıcının, 28.08.2015 tarihli, "Günün Manşeti" adlı yayınında, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a ve ilgili yönetmeliklere aykırı bir husus olmadığı değerlendirilmiştir.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Anılan yayında; 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir hükmün ihlal edilmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu yayında, talepte bulunan Gazeteci Ahmet Hakan'a yönelik hakaret niteliğinde ifadelerin bulunmadığı, yayın içeriğindeki ilgili şahsa yönelik iddiaların ifade özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkan basın özgürlüğü kapsamında olduğu değerlendirilmekle, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, 24 logosuyla yayın yapan DİNAMİK RADYO TELEVİZYON A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, Üst Kurul Başkanvekili Esat ÇIPLAK ile Üst Kurul Üyeleri İsmet DEMİRDÖĞEN, Süleyman DEMİRKAN ve Ersin ÖNGEL’in karşı oylarıyla, oy çokluğuyla karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 6 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 6 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 6 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.
Üst Kurulun 24.02.2016 gün ve 12 sayılı toplantıda aldığı 6 no.lu karara karşı oy yazısı.
Esat ÇIPLAK Şerhidir.


