RTÜK Üyesi Hasan Davulcu 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda Konuştu
RTÜK Üyesi Davulcu: “RTÜK, adil ve dengeli yayıncılık ortamının var olmasını sağlayan medya hakemidir” dedi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi Hasan Davulcu, teknolojik dönüşümün medya sektöründe köklü değişimlere yol açtığını belirterek, RTÜK’ün yapay zekâ destekli denetim mekanizmaları ve yenilikçi altyapı yatırımlarıyla dijital çağa uyum sağlayan bir kurum haline geldiğini söyledi. Dijitalleşen yayıncılık ekosisteminde düzenleyici kurumların da teknolojik dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu vurgulayan Davulcu, RTÜK’ün bu süreçte hem kamu yararını koruyan hem de yayıncılık alanında adil dengeyi gözeten önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.
Davulcu, 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda medya ve teknolojinin geleceğini değerlendirdi
Hasan Davulcu, Ankara Bilim Üniversitesi tarafından ATO Congresium’da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı kapsamında gerçekleştirilen V.Talks Panelinde yaptığı konuşmada, verimlilik ve teknolojinin küresel ölçekte belirleyici iki ana unsur haline geldiğini belirtti. Fuarda sergilenen projelerin Türkiye’nin üretim kapasitesi, teknolojik potansiyeli ve gençlerin yenilikçi alanlara ilgisi açısından umut verici olduğunu ifade eden Davulcu, organizasyonun Türkiye’nin teknoloji vizyonuna önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.
“Teknolojik dönüşümde yön veren ülkeler öne çıkacak”
Teknolojik gelişmelerin artık yıllarla değil saatler ve dakikalarla ölçüldüğünü belirten Davulcu, ülkelerin bu hızlı dönüşüm karşısında ya yön veren ya da geriden takip eden konumda kaldığını ifade etti. Medya sektörünün de bu dönüşümden doğrudan etkilendiğine dikkat çeken Davulcu, teknolojik ilerlemenin yalnızca teknik bir değişim değil, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve kurumsal bir dönüşüm anlamına geldiğini kaydetti.
Davulcu: “Asıl soru, teknolojiyi yöneten tarafta olup olmayacağımızdır”
Konuşmasında teknolojik gelişmeleri yakalamanın ülkeler açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Davulcu, şunları söyledi: “Günümüzde verimlilik ve teknoloji, dünyanın en önemli iki başlığı haline gelmiş durumda. Üniversitemize ve kıymetli yöneticilerine şükranlarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum. Sekizinci yılında fuarı gezerken bizleri gururlandıran, üretmeye teşvik eden çok kıymetli bir organizasyonla karşı karşıyayız. Gençlerimizin yoğun katılımıyla bu fuar daha da anlam kazanmış durumda. Emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kırılmalar artık yıllara değil; haftalara, hatta saatlere ve dakikalara kadar inmiş durumda. Ülkeler adeta yüksek hızlı bir tren hattında, durakta bekler gibi konumlanıyor. Kimisi daha güvenli ve konforlu bir alanda kalmayı tercih ederken, kimisi bu trenin lokomotifinde yer almak için çabalıyor. Asıl soru şu: Dünyanın gidişatına yön veren tarafta mı olacağız, yoksa onu uzaktan takip edenler arasında mı kalacağız?”
“Elbette teknolojiyi üretenler, sadece “insanlığa hizmet” amacıyla yürütmüyor”
“Biz bugün burada, teknolojinin insan, medya ve toplum üzerindeki etkilerini konuşacağız. Medyanın üç temel çağı olduğunu söyleyebiliriz: İlki geleneksel dönem, ikincisi dijitalleşme, üçüncüsü ise algoritma çağıdır. Bu süreç, sözlü anlatımdan yazıya, matbaadan yapay zekâya ve abonelik sistemlerine kadar uzanan uzun bir dönüşümün sonucudur.
Elbette teknolojiyi üretenler, içeriği oluşturanlar ve onu yaygınlaştıranlar bu süreci sadece “insanlığa hizmet” amacıyla yürütmüyor. Aynı zamanda kendi kültürlerini ve bakış açılarını da dünyaya aktarıyorlar. Bu nedenle teknoloji, sadece bir araç değil; aynı zamanda bir etki alanıdır.
“Teknolojiyi hangi değerlerle kullandığımız önemli”
“Değerli katılımcılar, teknoloji büyük bir güçtür. Doğru kullanıldığında sizi güçlendirir. Ancak bilinç ve ahlakla birleşmediğinde ciddi riskler doğurur. Bu yalnızca teknoloji için değil; ekonomik ve askeri güç için de geçerlidir. Güç, erdemle birleşmediğinde sorun üretir. Eğer teknoloji erdemli insanların elinde olursa, toplumlar için büyük bir değer haline gelir. Bu noktada ülke olarak bizlere de önemli sorumluluklar düşüyor. RTÜK sadece denetleyen bir kurum değil; aynı zamanda araştıran, analiz eden ve elde ettiği verilerle düzenlemeler yapan bir yapıdır.”
RTÜK Medyametre verileri dijital medya kullanımındaki yükselişi ortaya koydu
Medya tüketim alışkanlıklarındaki değişime dikkat çeken Davulcu, RTÜK araştırmalarına göre günlük televizyon izleme süresinin 3 saat 43 dakika, radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika, günlük internet kullanım süresinin 4 saat 44 dakika, sosyal medya kullanım süresinin ise 3 saat 24 dakika olduğunu ifade etti. Gençlerin yüzde 76’sının haber alma kaynağı olarak sosyal medyayı gördüğünü belirten Davulcu, bu verilerin geleneksel medyadan dijital mecralara güçlü bir geçiş yaşandığını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
“RTÜK yayıncılık alanında medya hakemliği görevini yürütüyor”
Dijitalleşmenin medya sektöründe oluşturduğu yeni tabloya işaret eden Davulcu, düzenleyici kurumların bu yeni medya düzeninde daha stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. RTÜK’ün yayıncılık alanında ifade özgürlüğü, adil ve toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi sağlamakla görevli olduğunu belirten Davulcu, kurumun rolünü şu sözlerle anlattı: “Vatandaş bu diziye neden izin verdiniz diyor, RTÜK ancak ve ancak bir yayından sonra o yapımı denetleyebilir. Yayınlanmadan önce RTÜK hiçbir yapımı görmüyor ve denetlemiyor. RTÜK peki ne yapar, bir taraftan toplumun beklentileri, bir taraftan anayasamız ve mevzuatımız, bir tarafta uluslararası medya sektörü, bir tarafta ticari medya sektörleri; hepsini dengeleyen, hepsini gözeten bir futbol hakemi görevi görüyor. Ben buna medya hakemliği görevi diyorum. Hakem olmadan kurallara uygun bir maç gerçekleşemez. RTÜK medya sektörünün hakemidir. Adil, sorumlu ifade özgürlüğüne kıymet veren ancak toplum yararını ve kamu güvenliğini esas alan dengeli bir yayıncılığı sağlama konusunda hakemlik yapan bir kurumdur RTÜK. RTÜK de her kurum gibi dijital çağda kendini yenileyen ve geliştiren bir kurul. Her geçen gün kendini yenileyen, kendini geliştiren bir altyapıya sahip.”
Davulcu, RTÜK’ün yapay zekâ ve büyük veri altyapısını güçlendirdiğini anlattı
Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve inovasyon temalarının öne çıktığı fuarda konuşan Davulcu, teknoloji üretiminin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir güç alanı oluşturduğunu belirterek, teknolojiyi üreten kadar onu yöneten ve denetleyen mekanizmaların da büyük önem taşıdığını söyledi.
Medyanın geleneksel yayıncılıktan dijitalleşmeye, oradan da algoritmaların belirleyici olduğu yeni bir döneme geçtiğine dikkat çeken Davulcu, bu süreçte kamu yararını önceleyen düzenleyici mekanizmaların kritik rol üstlendiğini vurguladı. RTÜK’ün yayıncılık sektöründe ifade özgürlüğü ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi gözeten bir “medya hakemi” görevi yürüttüğünü belirten Davulcu, medya alanında kuralların sağlıklı işlemesi için düzenleyici kurumların vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Davulcu, RTÜK’ün son dönemde yapay zekâ tabanlı analiz sistemleri ve büyük veri teknolojileriyle kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini belirterek, yayın içeriklerinin daha hızlı analiz edilmesi, ihlal tespit süreçlerinin hızlandırılması ve medya eğilimlerinin daha sağlıklı izlenebilmesi amacıyla yenilikçi projelerin hayata geçirildiğini söyledi.
Genç kuşakların dijital medya alışkanlıkları düzenleyici kurumları dönüştürüyor
Dijital yayıncılık alanındaki hızlı büyümeye dikkat çeken Davulcu, genç kuşakların haber alma ve içerik tüketim alışkanlıklarının büyük ölçüde dijital platformlara kaydığını ifade etti. Günlük internet ve sosyal medya kullanım sürelerinin geleneksel medya tüketimini geride bıraktığını belirten Davulcu, bu dönüşümün düzenleyici kurumların teknik kapasitesini artırmasını zorunlu kıldığını söyledi.
RTÜK’ün geliştirdiği yapay zekâ destekli sistemlerle dijital medya ekosistemini daha etkin izlemeyi hedeflediğini aktaran Davulcu, kurumun inovasyon odaklı yaklaşımıyla hem yayıncılık sektörünün gelişimini desteklediğini hem de kamu yararını koruduğunu vurguladı.
Davulcu: “Türkiye teknoloji alanında yön veren ülkeler arasında yer almalı”
Teknolojik gücün etik ilkelerle birlikte anlam kazandığını belirten Davulcu, yapay zekâ ve dijitalleşmenin doğru politikalarla desteklendiğinde toplumsal fayda üreteceğini ifade etti. Türkiye’nin teknoloji alanında yalnızca gelişmeleri takip eden değil, yön veren ülkeler arasında yer alması gerektiğini vurgulayan Davulcu, üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin bu hedefe ulaşmada belirleyici olacağını söyledi.
Panele RTÜK Üyesi Orhan Özdemir'de katıldı.
Panele RTÜK Üyesi Orhan Özdemir'de katıldı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu aşağıdaki sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.


