İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.08.2017 tarih ve 818 sayılı yazısına konu; TV 8 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 07,11,14.08.2017 tarihlerinde saat 16:15’de yayınladığı “Gerçeğin Peşinde” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; TV 8 logosu ile yayın yapan MNG TV YAYINCILIK. A.Ş unvanlı kuruluş tarafından 07,11,14.08.2017 tarihlerinde saat 16:15’de yayınladığı “Gerçeğin Peşinde” adlı programın 07.08.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda, sunucunun ölen ya da öldürülen 13 yaşındaki H. E.'nin yengesi ve babaannesi hakkında öldüreni bildikleri ve gizledikleri şüphesi ya da suçlaması olduğunu söylemektedir, 11.08.2017 tarihli bölümde geçen diyaloglarda, H. E.'nin babası Mehmet ve amcası Seyfettin sözlü tartışmaya girmekte ve baba M. E. oğlunun katili olarak amca Seyfettin'i suçlamaktadır. 14.08.2017 tarihli bölümde geçen diyaloglarda, söz konusu programın canlı yayınına ölen H. E.'nin öğretmeni telefonla bağlanmış ve H. E.'nin ölümünden kuzenleri Elif ve Filiz'in sorumlu olduğuyla ilgili okulda söylentiler olduğunu canlı yayında izleyicilere aktarıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, T.C. Anayasası'nın 38'inci maddesine göre; "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz". Yargılama sürecinde, ceza kesinleşinceye kadar suçsuzluk esastır. "Masumiyet karinesi" denilen bu kural, genel bir hukuk kuralıdır. İhlale konu yayınlarda aile bireylerinin birbirlerini suçladığı, programa bağlanan maktulun öğretmeninin kuzenleri hakkında suçlayıcı açıklamalarda bulunulduğu, ve bu suçlayıcı ifadelerin kamuoyuyla paylaşıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının Üst Kurula hitaplı 14.08.2017 tarihli yazısında, yürütülen soruşturma ile ilgili sürekli yayın yapıldığının belirtildiği hususu da birlikte değerlendirildiğinde, mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan, "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez;..." ilkesinin ihlali nedeniyle,
1) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (…)” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 9.848.927,80 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 98.489,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


