İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 26.04.2016/435 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, KANAL A logosuyla yayın yapan KTV Yayıncılık ve Reklam San. ve Tic. A.Ş. unvanlı kuruluşun ‘A+ Ekonomi’ isimli programı hakkında alınan ‘6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığı’ yönündeki Oyçokluğu kararına Karşıoy kullandım.
Bahse konu yayınla ilgili raporun daha önce birkaç kez Üst Kurul gündemine geldiği, sebep gösterilmeden veya ilgili daireden görüş istenmesi, gibi gerekçelerle ertelendiği bilinmektedir. Nihayet, İzleme Dairesi bilgi notu ile birlikte ele alınan yayınla ilgili ekli evrakta, daha önce benzer programlar hakkındaki kararlara örnek olarak 2015/01-68 ‘ihlal olmadığı’ kararının veririldiği görülmektedir.
Söz konusu 2015/01-68 sayılı kararda, ‘Bilindiği gibi, geçtiğimiz yıllarda, sektör tanıtım programları ile ilgili olarak Üst Kurul tarafından Hukuk Müşavirliği’nden özel görüş istenmiş, Hukuk Müşavirliğinin bu konudaki 18.01.2013/154 tarih sayılı görüşünde ‘(…) bir yayın kuruluşunun yayınladığı sektör tanıtım programında değişik ticari kuruluş logolarının yer almasının, “gizli reklam” olduğu’ değerlendirilmiştir.
Bu görüşe dayanarak, örneğin İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.12.2012/1153 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, FLASH TV logolu Göktuğ Elektronik Yay. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı kuruluşun incelenen “Rotamız Türkiye” adlı programında, 6112 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Gizli ticari iletişime izin verilemez” hükmünün ihlal edildiği yönünde karar alınmıştı.
Şahsen, her bölümünde değişik sektörlerde faaliyet gösteren çeşitli firmalara yer veren, tek bir kuruluşu öne çıkarmayan ve amacı ticari faaliyetlere izleyiciyi bilgilendirmek suretiyle katkıda bulunmak olan programlarda çeşitli kuruluşlara yer verilmesinin gizli reklam amacı taşımadığını düşünmekle birlikte, daha önce Üst Kurul tarafından alınan benzer kararlar ters düşmemek gerektiği görüşündeyim. Bir kuruluşta yayınlanan sektör tanıtım programında ihlal görürken bir diğer kuruluşun benzer tür ve içerikteki programında ihlal bulunmadığı kararı almanın hatalı olduğu ve bu yayında 6112/9-3 hükmünün ihlal edildiği kararı alınması gerektiği düşüncesindeyim’ gerekçesiyle karşıoy kullanmıştım.
2013’de Hukuk Müşavirliği’nin bu yayınlarda ihlal olduğu yönünde görüş verdiği, o tarihten bu yana kararların bu görüşe göre alındığı, çelişkiye düşmemek bakımından konuyla ilgili mevzuatta da bir değişiklik olmadığı hususunun gözden uzak tutulmaması gerektiği görüşündeyim.
Yukarıda yer alan görüş ve gerekçelerimin halen geçerli olduğu, düşüncesiyle bu kararda da karşıoy kullandım.


