İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 27.02.2017/305 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, 24 logosuyla yayın yapan Dinamik Radyo Televizyon A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında alınan “6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir idari müeyyideye yer olmadığına” yönündeki oyçokluğu kararına karşıoy kullandım.
Doğan Medya vekili Avukat Aslıhan Durmaz’ın şikayeti üzerine incelenen, kuruluşun 05.12.2016 tarihinde yayınladığı ‘Esas Mesele’ isimli programında Aydın Doğan için FETÖ bağlantısı iması yapıldığı, ayrıca ‘Sadece Barbaros’la sınırlı değil,…Gezi’nin organizatörü de oydu, (…) Kandil’de resim çektirdi’ gibi suçlamalarla doğrudan terörle bağlantılı gösteren ifadelerin yer aldığı görülmüştür.
Uzman raporunda ‘şikayette yer alan hususların tarafımızca doğrulanması imkanı bulunmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve cevap/düzeltme hakkının kullanılabileceği’ gerekçesiyle ihlal olmadığı değerlendirmesi yapılmaktadır.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 6’ıncı maddesinde ‘Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür’ hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, açıkça anlaşılmaktadır ki özellikle sunucu konumundaki kişilerin, ekranda bu ve benzeri iddiaları dile getirirken somut bilgi, belge ve tanıklarla desteklemeleri sadece etik değil, yasal da bir zorunluluktur.
Bahse konu yayında, isim verilerek ancak belge gösterilmeden yapılan suçlamaların belli bir kişinin yanı sıra şirketinin de itibarsızlaştırmak amacı güttüğü görüşündeyim. Tetikçilik olarak adlandırılabilecek böyle bir programın yayıncı sorumluluğundan uzak olduğu, bu nedenle 6112 sayılı Kanun’un (ç) bendi hükümlerinin ihlal edildiği düşüncesindeyim.
Programa yaptırım uygulanması gerektiği düşüncesiyle ihlal olmadığı yönündeki kararda Karşıoy kullandım.


