İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 21.04.2017/523 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, NTV logosuyla yayın yapan NTV Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında alınan “6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin ihlal edildiği” yönündeki oyçokluğu kararına karşıoy kullandım.
Mahmut Ötegen’in şikayeti üzerine incelenen, kuruluşun 29.12.2016 tarihinde saat 12:54’deki reklam kuşağı içinde yayınladığı ve TLC logosuyla yayın yapan bir başka kuruluşta yayınlanacağı anlaşılan ‘Victoria’s Secret Defilesi Program Tanıtımı’ başlıklı reklamda, podyumda iç çamaşırı ile ve müzik eşliğinde dans eden manken görüntüsü nedeniyle 6112 sayılı Kanun’un 8’inci madde ikinci fıkrasının ihlal edildiği kararına alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu reklamın tamamının 15 saniye, bahse konu görüntünün ise bu 15 saniye içinde daha da kısa bir süre aldığı izlenmiştir.
Söz konusu 6112-8 (2) fıkra, yayının yapıldığı tarihte, “Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz” düzenlemesi yer almaktadır. Dolayısıyla programın ‘içeriği’, bir başka deyişle ilettiği ‘mesajı’ izleyici üzerindeki olası zararlı etkisi açısından asli unsur olarak kabul edilmektedir.
Resmi RTÜK web sayfasında “Akıllı İşaretler Sınıflandırma Sistemi Akademik Çalışma Altyapısı” ismiyle yer alan çalışmada, “Anne babalar, çocuklarının şiddet ve korkudan etkilenme düzeylerini en yüksek olarak bildirirken, kaba konuşma, küfür ve olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlardan daha az, cinsel içerikten etkilenme derecesini ise en az olarak bildirmişlerdir” (s5) bilgisi yer almakta, yine aynı çalışma kapsamında ‘cinselliğin medyada temsil ediliş biçiminin toplumsal değerlerle ilişkili olarak çeşitli endişelere ve eleştirilere yol açtığını’ gösterdiği, ancak ‘bütün bu eleştiri ve endişelerin temelinde, medyanın cinsellik içeren yayınlarının gençleri olumsuz olarak etkilediği varsayımı yatmakta olduğu’ hususuna yer verilmektedir. (Çaplı, 2002: 206). (s 13) Zaten programların kodlanması kısmında yer verilen ‘Cinsellikle ilgili blokta yer alan dil ve eylemler cinsel uyarılma etkisi yaratacak biçimde verilmiyorsa cinsellikte değerlendirme bitmiş olur’ ifadesiyle de uyarılma etkisi yaratmayan yayınların cinsel içerik kapsamında değerlendirilmediği Kurum’un resmi çalışmasıyla teyit edilmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, toplam 15 saniye içinde yaklaşık 8 saniye süresince podyumda yürüyen manken görüntüsünün korunması gereken kesimler üzerinde zararlı etki yapacak bir mesaj iletmediğini, hatta herhangi bir mesaj iletme vakti olmadan, sadece bir programın yayın saati bilgisini verebildiği düşüncesindeyim.
Bu nedenle, ihlal olmadığı düşüncesiyle oy çokluğu kararında Karşıoy kullandım.


