İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.03.2017 tarih ve 415 sayılı yazısına konu; A9 TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 20.02.2017 tarihinde, saat 10:43’de yayınladığı "Adnan Oktar ile Sohbetler" adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda belirtildiği üzere, A9 TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta "Genel İzleyici" akıllı işaretli ve canlı olarak yayınlanan dini konuların konuşulduğu, gelen izleyici mesajları üzerinden iç ve dış gündemle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı sohbette zaman zaman yabancı konukların da yer aldığı, programın farklı zamanlarında kadınlardan birinin müzik eşliğinde ayakta dans ettiği ve bazen de erkeklerin kendi aralarında oyun havası eşliğinde oynadıklarının görüldüğü, programın çoğunda dini konuların konuşulduğu, katılımcıların Adnan Oktar'a hocam diye hitap ederek dini konuların eleştirilerek yorumlandığı, aynı zamanda da bir anda bu konulardan çıkılıp oyun havaları eşliğinde zaman zaman erotik tarzda nitelenebilecek bir dans şeklinde Adnan Oktar'ın önünde oynadıkları "Adnan Oktar ile Sohbetler" adlı programın 20.02.2017 tarihli saat 10:43’te ekrana getirilen yayınında; oyun havası eşliğinde yapılan ve RTÜK İletişim Merkezine gelen bildirimlerden de anlaşılabileceği üzere izleyicilerin yoğun tepkisini çeken, bir kadının dekolte kıyafetler eşliğinde Adnan Oktar'ın önünde adeta erotik bir dansı andıran şekillerde dakikalarca oynamasının genel izleyici akıllı işareti ile tüm kesimlere hitap ettiği bilgisini veren bir program için ciddi sakıncalar taşıdığı, yayınlandığı saat dilimi dikkate alındığında (17:57) gibi herkesin ekran başında olduğu bir zaman diliminde bu tür bir yayına yer verilmesi çocuk ve gençlerin olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte olduğu,
Bunun yanısıra programda on dört asırlık geçmişi olan İslami gelenek ve Türk milletinin dini değerlere ilişkin İslam kültürü ile yoğrulmuş örfü ve konuya duyarlılığı dikkate alındığında; İslam dininin belirlemiş olduğu ve Türk milletinin genel ahlaki yapısı içerisinde uygulanagelen mahremiyet ilişkilerinin ötesinde kadının adeta cinsel bir meta halinde sunularak ekrana yansıtıldığı; bir İslam âliminin ilminin izzet ve vakarına yakışmayacak, temsil ettiği konum ve bahsedilen dini meseleler ile birarada bulunması hoş karşılanmayan bir tutum sergilemesinin yanı sıra 'talkshow' formatında dini içerik ile alay konusu olacak kadar bir hafiflik içerdiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmü ile 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz" ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 30.05.2014 tarihli yayını nedeniyle evvelce 25.06.2014 tarih ve 2014/36 sayılı toplantısında alınan 19 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile 25.04.2016 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 22.09.2016 tarih ve 2016/47 sayılı toplantısında alınan 32 no’lu Üst Kurul kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 7.500,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2017 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirasından az olamayacağından 14.908 TL.İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Oy birliği ile karar verildi.


