İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.03.2017 tarih ve 417 sayılı yazısına konu; FLASH TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.03.2017 tarihinde, saat 11:46’da yayınladığı “Dest-i İzdivaç” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; FLASH TV logosu ile yayın yapan GÖKTUĞ ELEKTRONİK YAY.SAN. VE TİC.İŞLT. A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Dest-i İzdivaç” adlı programın 16.03.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda; “- Mustafa amcacım sen çeker misin aşkı, nereye kadar çekersin? - Adam bu şeylere ben yorum yapamayacağım. Ben pek kafa yormuyorum bu tür şeylere. - Ben aşktan anlamıyor muyum diyorsun? Aşka inanmıyor musun?- Ben her şeye inanırım ama bu tür şeylere ben öyle bir yorum yapamam.- Hiç aşık oldun mu? - Belki. Oldum mu olmadım mı onu pek hatırlamıyorum (Stüdyodakilerden gülme sesleri) - Emin mi değilsin?-: Efendim,- Anlamadım ne dedin?- Oldum mu olmadım mı iyce bilmiyorum diyorum. - Hemen olayı çözüyoruz. Hiç ayakların yerden kesilir gibi oldu mu?- Uçakta oldu. - Uçakta oldu, tamam peki.- Arabistan'da.- Böyle nasıl anlatayım yolda yürürken ağaçları bile, hani aşık olur ya, aşkı söylemeyim ama onları hiç sevesin geldi mi yaprakları.- O kadar da değil be. Bu tür şeylere ben yorum yapamayacağım. - Peki Mustafa amca hiç böyle karnın hiç şiddetli ağrıdı mı? - Evet binde bir çok az olur karnımın ağrısı benim.- Binde bir ağrıyor.- O kadar alışkın değilim. -: O da üşütmüşsündür belki olabilir canım, ha soğuğa bağlı olabilir. -Efendim şimdi Mustafa amcadan aşkın tarifini istemedim, istedim ama şöyle ona biraz çaktırmadan. Kendisi sanırım aşık olmamış.- Öyle desek daha iyi olur.- Bencede. Ayakların uçakta yerden kesilmiş, o herkeste olan gayet normal bir şey. Mustafa amcıyı tanıyacağız. Onu aşık ettirebileceğimiz bir eş adayı bekliycez....-... Peki Mustafa amca sen hiç aşık olmamışsın.- Yok.- Olmak ister misin?- O kader kısmat be.- Tabi her şey kader kısmet de, hiç istekli gibi gözükmüyorsun. - Yok yok o yönde istekliyimdir. İsteklisindir.- O kesin ama ne gelecek ne gidecek orasını bilemeyiz. - Aşık olmak istiyor musun?- Sözde istiyoruz ama, olunur mu olunmaz mı zaman gösterir zaar. Onu bilmiyoruk.- O zaman bu güne kadar seni kendine aşık edecek bir kadın çıkmamış karşına. - Onu diyebilirik. - Peki Nasıl bir kadına aşık olursun acaba sen? - Kafa yapımız tutarsa o yeterli.- Bu mu? - O, sorunzsuz olursa, yaşarsak.- Peki bir talibin geldi paravan açıldı. Sen direk o hanımefendi ile evlilik yapar mısın? - Yok be ya, biraz konuşuruk ha zaar. Biraz sohbet edilir, tanışma şeyimiz olur. Öyle öyle alışılır zaar. Benim şey ettğim bu.- Ne etkiler seni, hangi konuşmasına,- Sohbeti olsun, konuşması olsun , ha biraz da görüntüsü olsun. Kafa yapıma uygun olursa, gözlerime hitap ederse yeterli.- (Gülerek) ... Hadi Mustafa amca hadi tanıt kendini. Sen nerelisin bu arada?- Konya - Mustafa amcam kaç yaşında?- Mustafa amcan Konya'dan geldi...71 yaşındayım. Evim yeni yapı 5 senelik oturmaya müsait, yalnız yaşıyorum...Almanya'dan emekliyim, Türkiye'den emekliyim param bir aileye yeter.- Ne kadar emekli maaşın?- Toplam 3 bin sekizyüz işte.- 3 bin sekizyüz, güzel bir maaşın var..." - Biliyorsunuz bugünün konu başlığıydı diyebilirim. Herkesin merak ettiği benim de sizlerle birlikte çok merak ettiğim bir konu Hakan ve Sebahat çiftinin çözülmeyen düğüm haline gelen aşkları ...- Evliliğimi güzel bir şekile getirmesine maddi manevi desteği olabilirdi. İşte söz konusu çocuğum için yazdığı mesaj beni çok rahatsız etti. Bunu da Arzu Hanımla paylaştım, gösterdim. Yani çocuğuma karşı böyle bir saygısız bir kelime duyulursa, hemen atarım.- Neyi atarsın?- Seni atarım, sen olma, nikahlı kocam olsa, burda nikah burda basıp eve geçersem, kocam çocuğum için öyle bir anlamsız bir şey söylerse, orda kapımı çeker giderim...- Aklımdan çıkmıyorsun dedi. Telefonda dedi bana. - Dün Sebahat Hanım ve Cem Bey birbirleriyle bakışıyorlar, ben bizzat kendi gözümle gördüm. Bugün Sebahat Hanım Arzu Hanımla konuşmuş....Ben Cem Beye sormak istiyorum. Cem Bey dürüst olalım...Sebahat Hanımın kendisi bana 25 gündür bakıyor. Sebahat Hanımın Hakan Bey ile bir arkadaşlığı olduğu için Hakan Beye saygım olduğu için hiç müdahale etmedim bugüne kadar. Dün artık burda otururken yayının her anında herkesten çok bana bakıyordu. Allahtan ekip arkadaşlırımız da fark etti. O bana bakıyor ben de ona bakıyorum.- Madem öyle bir şey vardı. Niye bana niye demiyorsun?-:...20-25 gündür zaten bana bakıyordunuz. Ben bunu bir görüşmeniz olduğu için hep içime attım. Dünde bunu zaten herkes gördü. Ekipte Gülşah Hanımda gördü Allahtan. Yürekli olun madem bir yuva kurmak istiyorsunuz. - Ama bakış sevmek gibi bir şey değil. Güzel insana bakarlar. Siz de yakışıklısınız diye ben de baktım işte. O sevgi değil.- Sevgi öyle bir dakikada kazanılmaz.-Siz niye bakmadınız. - Evli olan bir bayan, bekar birine yakışmaz. - Sana kimse bakmıyor mu? Ne alakası var be. Ben 35 yaşında bey istiyorum. (Sebahat Hanım 43 yaşında)...-Cem bey olumlu konuşuyor. Konuşmalarından ben şunu anlıyorum. Sen Sebahat Hanımı istiyorsun. - Evet. Olur olmaz ama denemek isterim...- Sebahat Hanım siz ne diyorsunuz? -:...Böyle yakışıklı bir insan gelseydi. - Cem Bey istiyor, Sebahat Hanım da istiyor mu?” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı ağır sayılabilecek sözler kullandıkları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un,
a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN ve Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 05.06.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 06.07.2011 tarih ve 2011/42 sayılı toplantısında alınan 25 no’lu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 19.07.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 16.08.2011 tarih ve 2011/50 sayılı toplantısında alınan 25 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 339.481,85 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2017 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirasından az olamayacağından 14.908 TL.İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 47 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 47 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


