İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.03.2017 tarih ve 420 sayılı yazısına konu; SHOW TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 22.02.2017 tarihinde, saat 14:55-18:11 saatlerinde yayınladığı “Evleneceksen Gel” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
SHOW TV logosu ile yayın yapan AKS TELEVİZYON REK. VE FİLM. SAN. VE TİC. A.Ş. unvanlı kuruluşun 22.02.2017 tarihinde, saat 14:55-18:11 saatlerinde yayınladığı “Evleneceksen Gel” adlı programda; ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; “- Şimdi şöyle bir durum var Seda abla. Dokuzuncu kez bana talip olmuş Gürkan. Ben onu bile unuttum... Ece programı bıraktı demişti. O yüzden işte böyle karşıma geldi. Şuanda ben Gürkan'ın samimiyetine yine inanmıyorum. Dünde tekrardan mutlu olup üzülmesin diye bi yandan Anıl'a kızgınlığım var. Anıl'a kızgın olduğum için Anıl benim yapma dediğim şeyi yaptığından dolayı bende Anıl'ın bana yapma dediği şeyi intikamımı aldım dün Gürkan'la bu şekilde Anıl'dan. Bunu öncelikle söylicem....- Şimdi Seda abla birincisi ben programı bırakmadım... Demek ki ben bi gün ortadan kaybolunca hemen Güzel'e koşmalar....- ...Acaba diyom ki tekrar beni basamak olarak mı kullanıyo gündem de kalmak için?Seda Sayan: Gürkan mı?- Evet.....- ...Gürkan'ın bu şekilde talip geleceğini bilmiyordum. Dün çıktı. Bunuda Anıl'dan yapma dediğimi yaptığı için intikam aldım....- ...Hayatta kimse beni basamak olarak kullanamaz... Ben Gürkan'a karşı hiçbir hissim kalmadı. Senide sevmiyorum. Sen dört ay benim duygularımla nasıl oynadıysan bende senin duygularını bu şekilde ortada bırakırım. Benim senle işim olmaz.... - ...Burda ben Anıl'a karşı bişeyler hissettim. Biz birbirimize karşı dürüst olduk. Anıl bana bişeye söz verdi. Bende söz verdim. Ama Anıl'da orda benim yapma dediğim hareketi yaptığı için Anıl'dan bu şekilde intikamımı aldım. Senden de. İkinizlede işim olmaz. O kadar!...- ...Ama dün sana ne şartlar altında talip çıktığımı biliyorlar.- Ben sana olumsuz dedim mi de çıktın? - Ya sen bi tanede mi çiçek alamıyorsun? Bi tane çiçek. Dokuz kez talip oldun. İnsan utunar ya.- Ya çiçeği geç! Bana. Bana. Ben daha olumsuz dedim mi burda?- O senin problemin. O sizin probleminiz beni ilgilendirmez. - Demedim. Bir baktım çıktı.- Benim nasıl duygularımla oynadıysan ben seni böyle oynarım böyle. Anladın mı? Oyun öyle değil benimki gibi oynanır. Al gör!” şeklinde ifadeler kullanıldığı görülmüştür.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un,
a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN ve Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 18.03.2011, 04.04.2011, 09.04.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 21.04.2011, 26.05.2011, 16.06.2011 tarih ve 2011/23, 2011/32, 2011/37 sayılı toplantılarda alınan 9, 24 ve 60 nolu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 25.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 22.12.2011 tarih ve 2011/69 sayılı toplantısında alınan 26 no’lu kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 25.442.940,55Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 508.859,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 45 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 45 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


