İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.03.2017 tarih ve 418 sayılı yazısına konu; KANAL D logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 10.03.2017 tarihinde, saat 12:33’de yayınladığı “Kısmetse Olur” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; KANAL D logosu ile yayın yapan DTV HABER VE GÖRSEL YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Kısmetse Olur” adlı programın 10.03.2017 tarihinde, saat 12:33’de yayınlanan bölümünde geçen diyaloglarda;- “Ne bağırıyorsun ya. Bağırmıyacaksın haddini bileceksin- Sen bağırırsan eğer ben de bağırırım- Haddini bileceksin tamam mı?- Sen bana nasıl tepki verirsen ben de sana aynı şekilde tepki veririm- Muhatabım değilsin. Hadi- Benim seninle muhatab olup olmayacağıma ben karar veririm ayrıca- O zaman kendi başına kararını ver- .... Ya anlamadan dinlemeden bu kızı neden bu kadar savunuyorsun sen geçen hafta biribirinizle Onur için atışırken- Niye bizim barışmamız birşey mi oldu sıkıntı mı oldu?- Sana mı dokundu canım barışmamız- Bana dokunmadı barışmanız ama biraz tutarsız sanki bu kadar anlamadan...- Niye bu kadar ölüyorsun o zaman. Sana ne, sana ne kızım sana ne- Ne demek sana ne ya. Sana ne diye bir cümle mi var burda?- Sana dokundu mu sana ne? Onur'da mı aklın senin hayırdır?- Benim Onur'da aklım olsaydı eğer...- Belli belli Onur'un adını andığımız zaman elin ayağın titriyor belli- Senden mi çekineceğim Yağmur, senden mi çekineceğim?- Sen genelde daha baskın bir karakter olduğun için- Ben buraya gelince aklın gitti değil mi?- Erkek gibi bir kadın olduğun için sen- Allaha şükür- Öyle adamları çok fazla göremezsin- Allaha şükür erkek gibi kadınım, delikanlıyım, aslan gibiyim- Hepimiz burda aslan gibiyiz- Evet bak kendi ağzınla söylüyorsun erkek gibi kadınsın. Erkek gibi kadınım. Azcıkta erkek gibi yüreğin olsun senin- Sevmediklerime bile aslan gibi diyorum kendini kayırma- Senin de yüreğin azcık erkek gibi olsun, aslan gibi olsun. teşekkür ederim öyle söylediğin için-Sen rahat ol canım....- Onur bunların adını vermedi. Bunlar da biz dostuz, kankayız, biz kadın dayanışması yaparız Onur da kimmiş moduna geçtiler hala Onur birşey demediği için. Birinden birine bir tık daha yakın davransın ben onların dostluğunu da görecem, arkadaşlığını da görecem, bu samimiyetini de görecem. Bakıyım bu evde bardaklar tabaklar havada uçuşuyor mu uçuşmuyor mu- Geçen hafta nasıllardı ya? Geçen hafta birbirlerine ordan oraya demediklerini bırakmadılar- Bana Farima'yı kötüleyen kız, bana Farima'yı kötüleyen kız, beni kendine rakip görüyor diyen kız oturmuş şu an, ne çabuk siz affediyorsunuz ya.- Ben isim verdim diye ....(anlaşılamadı) Rekabet ettiler burda geçen hafta boyunca.....- Ne kadar sahtesiniz. Kavga edip birbirini rakip görüyorum diyip ondan sonra da kanka olacaksınız. Aynı sofrada ha ha hi hi.....- Kimden çıkarı varsa onun yanına geçiyor, düşmanı bile olsa, nefret etse onu bile kullanıyor. Kadın düşmanını bile kullanıyor.- Bak ben ikinizden ayrılıyım, şuraya gidip ikinizden ayrılıyım yine böyle olacak, cool kadın, canım canım canım olacak. Sen bana bunu söylediğinde ben buna inandım. İnandım çünkü inandım yani- Sizi tebrik ediyorum bunu bu kadar çabuk kavradınız, öğrendiniz tebrik ediyorum ben sizi- 2 günde anladık yani- Zeki düşünüyorlar kendilerini anladın mı, zeki düşünüyorlar....- Bütün herkesle kavga eder, bütün herkese saldırır- Delikanlı kadın, şöyle kadın, şey kadın, bilmem ne kadın. Bir daha birisi bana erkeksi desin bak ben ona ne yapıyorum. Siz benim kadar kadın görüntüsüne sahip olun da ondan sonra konuşun (gülüşmeler). Siz benim kadar kadın olun da şöyle ondan sonra konuşun.- ... Eğer konuşacaklarsa böyle vıdı vıdı kendilerinin hala neden birini bulamadıklarını konuşsunlar. Ne eksiğimiz var, gediğimiz var diye konuşsunlar. Bu adamlar bize neden tenezzül etmiyor diye konuşsunlar.- Neden hiç kimse tarafından tercih edilmediklerini açıklasınlar...- Bu da gelmiş buraya 3 ay kalabilmiş kavgayla gürültüyle ne bir ilişki yaşayabilmiş ne birşey. Bunu buradan sepetlemişler, göndermişler. Şimdi tekrar çağırma tenezzülünde bulunmuşlar sağolsunlar... Gelmiş burda bize caka satıyor. Şurda şöyle oluyor, şurda böyle oluyor, şurda şu vardı, şurda bu vardı. Mutfaktaki şeylerin yerini falan göstermeye çalışıyor. Biz burda şöyle yapıyorduk. Pardon da sen gittin tekrar geri geldin, biz geldik hala burdayız. Kime ne anlatıyorsun.....- Kocana da, zengin bir koca bul da aşçı tutsun sana da, evde aşçı yapsın- Bulaşık yıkamayı bilmiyorsun, yemek yapmayı bile bilmiyorsun hizmetçiyi sen tutarsın....-: Sus otur o zaman - Sen mi karar vereceksin?- Karar veriyorum şu anda var mı?- Ne zaman konuşacağıma ben karar veririm bu evde. Haddini bil.- Çok iyi izlediğin Didem ile konuşuyorsun- Sen niye kendini birşey zannediyorsun Didem Allah aşkına gülünç duruma düşüyorsun....- Hadsiz sen kaç haftadır burdasın.... Kıskandığı bölümler var ya, Adnan'la benim bölümlerimi izlemiştir o.- Bak düzgün konuş Altuğ, kelimelerini seçerek konuş- Sen de düzgün konuş o zaman - Kelimelerini seç de konuş- Seçerek konuşuyorum merak etme- Ben bir kadınım sen bir erkeksin- Kadınlığının farkındasın yani-: Kelimelerine dikkat et- Kadın olduğunun farkındasın yani- O kelimelerini topla, o ağzına dikkat et. Burdaki hiç bir erkek daha bugüne kadar senin tarzınla benimle ya da hiçbir kadınla konuşmadı. Kadınlar burda birbirlerine söyleyebilirler, sen bir beyfendiysen senin karşında bir kadın var kelimelerini seç. Yoksa o kelimeleri sana tek tek yediririm.- Yedirsene yedirsene- Kelimelerini seç- Yedirsene- Kelimelerini seç insanlar izliyor kelimelerini seç. Abilerim izliyor kelimelerini seç tamam mı? Kelimelerini seç. Senin de kızkardeşin, annen vesaire akrabaların var kadın olarak. Bir erkek bana bu şekilde konuşursa fena yaparım. Söylüyorum- Yap o zaman derim ben sana- Söylüyorum. Haddini bil.... hadsiz- Terbiyesizleşen bak yükselen de sensin- Ya ne biçim konuşuyorsun sen ya. Birde karşımda cıy cıy cıy konuşuyorsun. Haddini bil. Bu kadar cıvıklığın anlamı yok. Ben sana böyle ağır kelimeler kullanmıyorum. Görüyoruz beyfendiliğini. Gördük. Geldiğinde anlattığınla hiç bir alakan yok ya. Hep goy goy hep goy goy. O ne çirkin bir kelime ya. Yakıştı mı şimdi yani bu ne demek?(....) : Ne dedi?- Sor bakalım ne dedi?- Hatırlamıyorum ne dediğimi, ne demişim?-: İşte bak ne dediğini bile hatırlamıyor yani- Hatırlatıyım mı? Ben de hatırlatamayacağım neyse su alayım- Şu an hiç iyi değilim bak gerçekten hiç iyi değilim. Anladın mı? Hiç iyi değilim. Bana hiç bir erkek bu şekilde konuşamaz...(....) : Tuğçe su getirsene... Seni kötü yaparım adam bak haddini bil tamam mı? Haddini bil....- Ama sana bunu yedirmezsem adım da Yağmur değil. Bunu da sana söyleyim.” şeklinde ifadeler kullanıldığı görülmüştür.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu programın yapıldığı evde daha fazla kalabilmek, para ve diğer ödülleri alabilmek için kıyasıya mücadele eden yarışmacıların olumsuz rol modeli oluşturan söz, davranış ve tutumlara başvurduğu, rekabette birbirlerinin onurunu hedef alan aşağılayıcı ve küçük düşürücü ithamlarda bulundukları bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un,
a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN ve Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 16.06.2011, 16.07.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 06.07.2011, 16.08.2011 tarih ve 2011/42, 2011/50 sayılı toplantılarda alınan 18, 29 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 04.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantıda alınan 39 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 29.732.884,85 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 594.658,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 44 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 29.03.2017 gün 13 sayılı toplantıda aldığı 44 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


