İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.02.2017 tarih ve 296 sayılı yazısına konu; STAR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 17, 20, 21.02.2017 tarihlerinde, 16:20:29-16:20:14-16:20:43 saatlerinde yayınladığı “Zuhal Topal’la” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
STAR TV logosu ile yayın yapan STARTV MEDYA HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Zuhal Topal’la” adlı programın 17, 20, 21.02.2017 tarihli bölümlerinde; ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda belirtildiği üzere, … locada daha önce ilişki yaşamış adaylar arasında söz kavgası ya da herhangi bir kişiyi incitebileceği düşünülmeden yapılan yorumlara yer verildiği, tartışmalara ya da ilişkideki uygunsuz ağlara program sunucusunun da müdahale etmediği, zaman zaman da provoke ettiği, dolayısıyla gelin ve damat adayları birbiri ile görüştürüldüğü, yaşadıkları özel anların ekrana getirildiği ve ilişkinin durumlarına göre adaylar söz, nişan hatta evlilik gibi kararlar alabildikleri bu programın ilişki ağlarının sorunluluğu ve özel hayatın gizliliği anlamında sıkıntılı olduğu, söz konusu evlilik programında, gelin ve damat adayların birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları görülmüştür.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı ağır sayılabilecek sözler kullandıkları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un,
a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 17.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.12.2011 tarih ve 2011/68 sayılı toplantısında alınan 36 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 05.07.2013, 04.10.2013 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 10.09.2013, 20.11.2013 tarih ve 2013/52, 2013/63 sayılı toplantılarda alınan 15 ve 12 no’lu Üst Kurul kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 22.849.843,01 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 228.498,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 01.03.2017 gün 09 sayılı toplantıda aldığı 126 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.


