İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.02.2017 tarih ve 298 sayılı yazısına konu; KANAL D logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 15,20.02.2017 tarihlerinde, 12:12:15-12:17:30 saatlerinde yayınladığı “Kısmetse Olur” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; KANAL D logosu ile yayın yapan DTV HABER VE GÖRSEL YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Kısmetse Olur” adlı programın 15.02.2017 tarihinde, saat 12:57’de yayınlanan bölümünde geçen diyaloglarda; “- Kıskanıp yerimde olmaya çalışan sensin, farkında mısın?- Evet kıskanıp sizi barıştırmak istedim.- Barıştırmak istedin ama biz bile cüret edemezken böyle birşeye kalkıp dans ediyorsun.- Ben cüret ederim- Peki aldın mı ağzının payını?- Bütün yeni ayrılan adaylarla dans ettin. Dans etmediğin ayrılan aday kaldı mı erkeklerden?...- Bence Farime hiçbir adaya değil, bütün adaylara aday gelmiş.- Olabilir kızlı erkekli- Var ya bu söyledikleriniz benim motivasyonumu arttırıyor.- Yakışır zaten. Bundan motive olman lazım. Bundan anlıyorsun demek ki....- Evet zevk aldığını gördük. Tankut'la dans etmekten, kalkıp Adnan'la dans etmekten- Demek ki bende güç görmüşsünüz. Bundan sevindim- Sen de güç mü gördük?- Evet öyle- Sadece hadsizlik gördük.- Kimse bu evde bu kadar haddini aşmamıştı. Kimse bu kadar aşmamıştı haddini. Çünkü daha yeni ayrılmış ve arasında problemler olan çiftlerin erkek adayları ile gidip dans etmek...- Kimse sana gelip teşekkür etmedi.- Evet o sizin düşünceniz- Sen barıştırmadın onları, sen öyle sanıyorsun. -: Evet ben öyle sanıyorum....- Şu anda benimle uğraşıyorsunuz ya- Seninle uğraşmıyoruz, sana haddini bildiriyoruz. Haddin bu, sana bildiriyorum. Haddin bu sana bildiriyorum...- Sen kimsin ki haddimi bildireceksin? Komiksin ya.- Kim olduğumu izlemişsin ya hayatım, kim olduğumu çok iyi biliyorsun...- ...Bir de gelir gelmez Adnan Adnan dedi ben orda kıza kıl oldum tamam mı niyetini belli etti. O günden beri uzaktan gözlemliyorum. Hiç sevmedim niye yalan söyleyeyim hiç sevmedim...- Ben hayatımda böyle hadsizlik, görgüsüzlük...- Sen çok sakin davrandın ben kıyameti koparırdım bu evde- Ama birşey söyleyeceğim, bu kız gerçekten değmez. Değmez. Bir daha haddini aşarsa...- Adnan böyle haddini aşan kadınları sevmez, bir güzel ağzının payını verir.- Bunun kararını Adnan verir dedi. Aslında sen verirsin, ama haddini de ona Adnan bildirsin...Ona da böyle kapak olur.”,
20.02.2017 tarihinde saat 14:36’da yayınlanan bölümünde; “- Eski bölümleri izleyip izleyip geliyor, sen böyle demişsin sen şöyle demişsin- İçinde mi kalmış dışında mı kalmış burdan sosyal mesaj...- Şıt Kemal, Kemal, Kemal, Kemal. Benim eşyalarıma bir daha sakın benden izinsiz dokunma. Bir daha uyarmayacağım seni.- A ne yaparsın, ne yapacaksın?- Dalga geçmiyorum şu anda.- Ne yapacaksın?-Sakın. O kadar. Ben seni uyarıyorum şu anda.- Allah Allah. Çok korktum ya.- Korkutmak için söylemedim uyarmak için. Ama sen uyarıdan korkuyorsan senin bileceğin birşey.- Sana bir tane dalgıç gözlüğü alayım git oradan çıkar onu.- Saygısızlık- Harbiden dalgıç gözlüğü alayım mı sana?- Bak aslan parçası bana bir daha saygısızlık yapma, senle konışurken gözümün içine bak bir, benim bir daha eşyalarımı benden habersiz alma iki.- Senin derdin ne benle, onu anlamadım- Sen benim söylediklerimi anladın mı?- Yok anlamadım...- Oğlum benimle konuşacaksan gel şimdi otur konuş karşımda be. Başlayacağım ha- Bana sesini yükseltme ya..” şeklinde ifadeler kullanıldığı görülmüştür.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un,
a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 16.06.2011, 16.07.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 06.07.2011, 16.08.2011 tarih ve 2011/42, 2011/50 sayılı toplantılarda alınan 18, 29 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 04.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantıda alınan 39 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 25.369.597,34 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 253.696,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 01.03.2017 gün 09 sayılı toplantıda aldığı 125 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.


