İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 09.01.2017 tarih ve 50 sayılı yazısına konu; FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 09.12.2016 tarihinde yayınladığı “O Hayat Benim” adlı dizi filme ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun pazar akşamları yayınladığı “O Hayat Benim” adlı dizi filmin, 09.12.2016 tarihinde saat 13:30’da tekrar bölümünün ekrana getirildiği ve ayrıntıları uzman raporunda belirtildiği üzere; Kız kardeşi Bahar'ın vefat ettiğini sandığı bebeğinin velayetini ondan habersiz olarak üstüne alan Efsun'un ve teyzesi Sultan'ın yaşantısının anlatıldığı bölümde, Efsun'un kayınvalidesi Hülya'nın aşk acısı yaşayan ve sinir krizi geçiren kızı Müge’nin hastaneye kaldırıldığı ve ağır depresif eğilimleri ve intihara meyli olduğu için kendisine elektroşok tedavisi uygulanması gereken ve adeta bir işkence sahnesi gibi kurgulanan ve gerilimli bir müzikle verilen sahnede genç kızın yatağa bağlanıp ağzına bir aparat yerleştirildikten sonra kendisine üç kere elektroşok verildiği, genç kızın inlediği, gözlerinin yuvalarından fırlarcasına açıldığı, ellerinin ayaklarının bir hemşire ve hasta bakıcı tarafından zapt edilmeye çalışıldığı, bu durumu odanın camından izleyen annesinin de ağlayıp inlediği, intikam yeminleri ettiği, elektroşok tedavisi sahnesinin acı veren bir uygulama olduğu izlenimi verecek şekilde ekranlara yansıtıldığı, genç yaştaki izleyiciler için de bu sahnenin korkutucu olabileceği ayrıca dizide, Hülya'nın Efsun'dan ve teyzesi Sultan'dan öç almak için, Efsun'un Bahar'ın çocuğunu kaçırdığı sırrını Bahar'a açıkladığını öğrenen ve çok sinirlenen Sultan'ın, Hülya'nın evine gelerek bunu neden yaptığını sorduğu, onu tehdit ettiği ve darbelerden yere düşen ve yarı baygın durumdaki Hülya'yı tokatlayarak, yumruklayarak, tekmeleyerek dövdüğü, bu esnada da "öldün ulan sen!... yapmayacaktın lan!..., çiyan,.... öldüreyim mi ulan seni, pislik, alın leşinizi" vb ifadeler kullandığı, ilerleyen dakikalarda da önce Zeynep'in sevdiği adam olan Cemal'in karnına ve yüzüne vurulan yumruklarla dövülerek yere yıkıldığı, hemen akabinde de Hülya'nın ellerine eldiven giydikten sonra Sultan'ı kızı Zeynep'i gözü önünde şiddetli tokatlarla dövdüğü, şiddet içerikli bu sahnede yerde yatan ve ayağa kalkmak isteyen Cemal'in sırtına basılarak kalkmasının engellendiği ve bu esnada da yine "adisin lan, ulan, ağlama lan delikanlı ol, kendi kızımı kendi ellerimle senin yüzünden tımarhaneye yatırdım" şeklinde ifadelere yer verildiği tespit edilmiştir.
Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin 2’nci fıkrasında çocuk ve gençlerin gelişimine zarar verecek türden yayınların koruyucu sembol kullanılsa dahi bunların ekran başında olduğu korumalı saatlerde yayınlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yine, Yönetmelik’in 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde korumalı saat dilimleri 24.00-05.00 dışındaki zaman dilimi olarak belirlenmiştir.
İhlale konu dizide ekrana gelen dövüşme, tokatlama, tekmeleme v.b şiddet içeren sahnelerin, kötü söz kullanımının ve korkutucu biçimde verilen elektroşok tedavisi uygulaması sahnesinin çocuk ve genç yaştaki izleyicilerin ekran başında olabilecekleri korumalı saat dilimleri arasında yayınlandığı, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 27.02.2012 tarihli yayını nedeniyle evvelce 04.04.2012 tarih ve 2012/23 sayılı toplantıda alınan 26.No’lu Üst Kurul Kararıyla, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükmün tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2016 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 31.578.568,50 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 315.786,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Oy birliği ile karar verildi.


