İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 14.12.2016 tarih ve 1164 sayılı yazısına konu; KANAL D logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 07, 14, 21.11.2016 tarihlerinde yayınladığı “Babam ve Ailesi” adlı dizi filme ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Adı geçen medya hizmet sağlayıcı kuruluşun her hafta pazartesi aksamları saat 21:00’de yayınladığı “Babam ve Ailesi” adlı dizi filmin, ayrıntıları uzman raporunda belirtildiği üzere;
07.11.2016 tarihinde saat 20:45’de yayınlanan bölümünde; zengin bir işadamının kızı olan Çiçek İpekçi kendisinin okuduğu okulda öğretmen olarak görev yapan üvey ablası Hasret Kayalar' a tuzak kurarak okuldan attırmak istediği, bunun için de internet üzerinden gizli kamera satın alıp üvey ablasının odasına yerleştirdiği, daha sonrasında ise gizli kameradan elde ettiği bu görüntüleri üvey ablasının bilgisayarına yerleştirip sunum yaptığı sırada açılmasına sebebiyet vererek üvey ablasından intikam almak istediği sahnelerde; günlük hayatta özel hayatın ihlali suçunu oluşturabilecek türden bir eylemi soğukkanlılıkla ve eğlendiğini gösteren bir ifade ile gerçekleştiren bir çocuk figürünün ekranlarda gösterilmesinin, özellikle televizyon başında olan çocuk ve gençlere gizli kamera ile görüntü kaydederek intikam almanın bir yöntem olarak algılanabileceği konusunda olumsuz bir örnek oluşturduğu,
14.11.2016 tarihinde saat 21:03’de yayınlanan bölümünde; Çiçek İpekçi'nin sınıf arkadaşı Ozan ile bir elektronik mağazasından kulaklık çaldığı sahnelerde kullanılan ifadelerin, günlük hayatta suç unsurunu oluşturan hırsızlık eylemi yapıldığı sırada neşeli sayılabilecek türden bir müzik çalınarak durumun normalleştirildiği ve hırsızlık eyleminin verdiği heyecanın bir benzerinin aşk gibi manevi bir hissin olabileceğinin ifade edildiği, bu tür bir ifade ile hırsızlık eylemi çocuk ve gençler açısından bir kızı etkilemek için kullanılabilecek bir yöntem olarak algılanabileceği,
Dizinin 21.11.2016 tarihinde saat 21:00’da yayınlanan bölümünde ise; Çiçek İpekçi’nin sınıf arkadaşı Ozan'ın ikna etmesiyle bilgisayar üzerinden görüntülü bir şekilde oyun oynamaya başladığı, iskambil kağıtlarından küçük olanı seçenin üzerindeki kıyafetlerden birini çıkardığı, küçük kağıdı seçen Çiçek’in üzerinden hırkasını çıkardığı sahnelerde, Çiçek’in elbise çıkarma davranışının Ozan'ın "Oyun sonuçta eğlence. Sıkılırsan bırakırız." şeklindeki sözleriyle bir oyun gibi lanse edildiği, daha sonrasında ise Ozan’ın, Çiçek'i bu görüntüler nedeniyle tehdit ettiği sahnelerde kullanılan ifadelerin, çocuk ve gençler arasında ahlaksızlık olarak nitelendirilebilecek bir eylemin oyun adı altında eğlence aracıymış gibi gösterilmesi ve sonrasında ise bunun bir tehdit aracı olarak kullanılmasının, bu yayını izleyen çocuk ve gençler arasında, istenilen şeyi karşı tarafa yaptırabilmek için kullanılacak bir araç olarak görülebileceği,
Medya alanında yapılan birçok araştırmada, medyanın çocukların ve gençlerin tutum ve davranışlarına etki eden önemli bir sosyalleşme aracı olduğu, söz konusu sahnelerde çocuk oyuncular tarafından verilen mesajların bu yayınlara maruz kalan ve bu kişilikleri rol model olarak seçebilecek çocuk izleyiciler üzerinde olumsuz etkisi olabileceği, dolayısıyla çocukların ve gençlerin ekranda olabileceği bir saatte yayınlanan programın, söz konusu sakıncalı ve olumsuz içeriğinden ötürü çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde bir yayın olduğu,
Anılan yayın, 20:45, 21:03 ve 21:00’da ekrana getirilmektedir. Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin 2’nci fıkrasında çocuk ve gençlerin gelişimine zarar verecek türden yayınların koruyucu sembol kullanılsa dahi bunların ekran başında olduğu korumalı saatlerde yayınlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yine, Yönetmelik’in 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde korumalı saat dilimleri 24.00-05.00 dışındaki zaman dilimi olarak belirlenmiştir. Dolayısı ile ihlal konusu programın korumalı saat dilimleri arasında yayınlandığı tespit edilmiştir.
Bu nedenlerle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
Kuruluşa 06.12.2011, 23.01.2012 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 29.12.2011, 22.02.2012 tarih ve 2011/71, 2012/13 sayılı toplantılarda alınan 12 ve 34 no’lu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden aynı ilkenin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2016 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 43.541.725,79 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 435.417,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Oy birliği ile karar verildi.


