İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 02.01.2017 tarih ve 06 sayılı yazısına konu; ATV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 21.11.2016 tarihinde 16:15-18:59 saatleri arasında yayınladığı “Esra Erol’da” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
ATV logosu ile yayın yapan kuruluşta; 21.11.2016 tarihinde saat 16:15’de yayınlanan “Esra Erol’da” adlı programda; Şenol adlı beye Yıldız adlı bir kadının talip olduğu ve ikilinin yayında konuşmaya başlamadan önce “Aşk Kafe” isimli bir görüşme odasında bir araya gelerek gerçekleştirmiş oldukları konuşmaları gösteren bir videonun yayınlandığı ve ardından kendi aralarında konuşmalar ve konuşmanın sonunda kararlarının olumsuz olduğunun açıklandığı, taraflar arasında geçen diyaloglarda; “Bırak! Anca gidersin hanfendi. Senden bana eş olmaz anca. Sen eşini başka yerde ara. Anca gidersin. Yürü. Anca gidersin sen. Sen anca gidersin anca… Sen benim yanıma bile yakışmazsın. Bi de yanıma. Anca gidersin anca!... Bak yalan konuşma. Suç bastırma. Yalan konuşma… Sen bugün bana papağan dedin. Yarın da horoz dersin sen... Senin annen olmam mümkün değil. Aynı yaştayız. 50 yaşındasın yalan konuşma. Yalan konuşma. Sen yalan konuşuyorsun… Sen de, sen de tavuksun. Ben papağansam sen de tavuksun!...” şeklinde ağır ifadelerle birbirlerini aşağıladıkları, küçük düşürdükleri ve yalancı gibi ithamlarda bulundukları görülmektedir.
Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.
Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.
Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı ağır sayılabilecek sözler kullandıkları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkelerine uygun olmadığı kanaatiyle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,
Kuruluşa, 28.09.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantısında alınan 44 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 06.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantısında alınan 37 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2016 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 56.746.709,91 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 567.467,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
Ayrıca, konunun değerlendirilmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gönderilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 04.01.2017 gün 01 sayılı toplantıda aldığı 27 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.


