İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.10.2016 tarih ve 839 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 23.10.2016 tarihinde saat 10:44’de yayınladığı reklam yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, 23.10.2016 tarihinde saat 10:44’de yayınlanan "Ümmü Sübyan Hamaili" tanıtım ve satışının yapıldığı ticari iletişim yayınında; Ümmü Sübyan Hamailinin şifa olduğu, bu dua ile bela, musibet, gam, kasavet, kasvet, yangın, yıkıntı, illet, maraz, zillet, düşüklük, kıllet, yetmezlik, sihir, büyü, nazar, göz değmesi olmayacağı varsa kalkacağı ve yenisinin bir daha yapılamayacağı, eşler arasından başlayarak sevgi, saygı, seviyesizlik eksikliğinin derhal biteceği, sevgi, muhabbet, bolluk, bereket, birlik, dirlik olacağının belirtildiği, yayına dış ses olarak bağlanan bir izleyicinin yeğeninin 3 çocuğunun düştüğünü, iki ayda çocukların düşmesine rağmen Ümmü Sübyanı getirdikten sonra dördüncü ayı yarıladıklarını, bir başka kişinin ise perişan olduğunu Ümmü Sübyanı taktıktan sonra sıkıntılarından kurtulduğunu ifade ettiği görülmüştür.
Bilindiği üzere; İslam dini açısından insanların birbirine dua etmesi güzel bir davranış olarak görülmüş ve teşvik edilmiştir. İnanç ve duanın maddi ve manevi sıkıntıların giderilmesinde etkisi önemlidir; fakat duanın dini anlamda önemi ve değeri yadsınmamakla birlikte dua ticari bir amaçla kullanılmamalı, inanç ve dua tıbbi tedaviye ikame bir yöntem olarak sunulmamalıdır. Bu nedenle, maddi sebeplere başvurmaksızın ve bir çaba harcamaksızın, bir anlamda fiili dua gerçekleştirilmeksizin sadece duanın okunması, asılması veya takılması suretiyle insanların maddi, manevi sıkıntılar ve hastalıklardan kurtulacaklarına inandırılmasının duanın özüne aykırı bir tutum olmakla birlikte bu durumun kişileri tıbbi tedaviden uzaklaştıracağı, insanların dini duygularının sömürüsü ve manevi duygularının istismarı niteliğinde olduğu, dolayısıyla mezkur yayında; 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Yayın Hizmet İlkeleri” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan “Kişileri… batıl inançlar yoluyla istismar edemez.” hükmünün ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
Kuruluşun, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları uyarılır…” hükmü uyarınca UYARILMASINA,
Oy birliği ile karar verildi.


