İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 06.01.2016 tarihli ve 08 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda; IMC logosuyla yayın yapan DYT YAYINCILIK HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlali nedeniyle yaptırım uygulanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yayın kuruluşunda, 29.11.2015 tarihinde, Diyarbakır Barosu Başkanu Tahir Elçi'nin öldürülmesi ile ilgili olarak gün boyunca canlı yayınlar yapılmıştır. Diyarbakır'dan yapılan canlı yayınlarda cenaze için Diyarbakır'da bulunan çeşitli konukların yaşanan hadise ilgili değerlendirmelerine yer verilmiştir. Söz konusu yayınlarda Tahir Elçi'nin öldürülmesi konusundan yola çıkılarak Güneydoğu'da yaşananlar, sokağa çıkma yasakları gibi meselelerin dile getirildiği görülmektedir. Bu kapsamda programa katılan çeşitli sivil toplum örgüt temsilcileri ve siyasi kişiler konu hakkında görüşlerini dile getirmişlerdir.
Kamuoyunu yakından ilgilendiren konuları ele alan tartışma programlarında, canlı yayınlarda başta gazeteciler olmak üzere siyasi kişilikler tarafından getirilen sert eleştiri ve değerlendirmeler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir. İfade özgürlüğü ile ilgili yargısal içtihatlarda; “Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır” şeklinde özetlenmiştir.
Nitekim İzleme Değerlendirme Dairesi’nin birçok raporunda “İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun esaslı temellerinden biridir. Abartılı, kışkırtmaya başvuran muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden ifadeler olabilir” tespiti yer almaktadır. Dolayısıyla bir gazetecinin, yazarın, araştırmacının veya siyasetçinin ülkenin gündemini ve toplumu ilgilendiren konularda sert eleştiri içeren sözleri, hakaret, kişilik haklarına saldırı, şiddet, nefret dili içermediği sürece ifade ve siyaset özgürlüğü kapsamında ele alınması gerekir.
Söz konusu yayın incelendiğinde, topluma ve kamuoyuna mal olmuş önemli bir kişilik olan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin kamuoyunda yarattığı tepkiler ele alınmıştır. Canlı yayına katılan konukların herkesi derinden sarsan bu olayla ilgili olarak, güvenlik tedbirlerinin alınmamasından kaynaklı ihmallere dikkat çekerek, kamusal kurumlara ve iktidarın politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunması, bundan sonra benzer elim olayların yaşanmaması açısından bir farkındalık yaratma ve uyarı amacı taşımaktadır. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, demokratik kanalların işletilmesi için tüm farklı görüş ve düşüncelerin paylaşılması açısından kritik öneme sahip bir kamusal araçtır. Eleştirel yaklaşımlar veya aykırı görüşlerden dolayı yayıncı kuruluşun sorumlu tutularak cezalandırılması bu kamusal aracın kullanılmasını engelleyici bir boyut taşımaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.


