İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 06.01.2015 tarihli ve 09 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“STV yayın kuruluşunda 17.12.2015 tarihinde saat 11:01'de yayınlanan haber bültenine saat 12:12:30'dan itibaren eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat YILMAZER'in kızı Avukat Fatma Saadet YILMAZER konuk edilmiştir. Paralel Yapı operasyonları kapsamında tutuklanan ve halen cezaevinde olan Ali Fuat YILMAZER'in 22 Aralık'ta görülecek davasına ilişkin konuların konuşulduğu bu bölüm yaklaşık 27 dakika sürmüştür. (Klip: Av.Fatma Saadet YILMAZER)
Spikerin "Ali Fuat YILMAZER neden hapiste?" sorusuyla konuya giriş yapması üzerine, program konuğu Avukat Fatma Saadet YILMAZER'in konuyla ilgili yaptığı açıklamaların önemli bölümü şu şekildedir:
12:17:40Av. Fatma Saadet YILMAZER: ....Aslında her ne alanda olursa olsun bugün alınan mahkeme kararlarına güvenmemek lazım açıkçası. Çünkü hukuk devleti diye birşey yok. Görünüşte bir yargı var....Ve bugün herhangi bir alanda herhangi bir konuda bir karar alındığı zaman lehte veya aleyhte olsun yarın öbür gün bu işler düzeldiği zaman bunların hiç bir anlamı kalmayacak, çünkü ne mahkemeler hukuka uygun olarak kurulmuş ne şu anda karar veren hakim savcılar işi bilerek yapıyor ya da hukuka uygun yapıyor.
Spiker: Bağımsızlıklarıyla ilgili ne söyleyeceksiniz hakimlerin?
Av. Fatma Saadet YILMAZER: Bağımsızlıkla alakalı söyleyecek çok şey var.Bir kere ilk başta bağımsız olmadıklarını çok rahat bir şekilde söyleyebilirim.Çünkü şöyle taa sürecin başında 22 Temmuz operasyonu yapılmadan önce dönemin Başbakanının ağzından ve ona yakın gazetecilerin ağzından hep bir projemiz var, şu anda Cumhurbaşkanı'nın önünde. Abdullah GÜL'dü o zaman Cumhurbaşkanı. Önünde bir projemiz var. Daha sonra paralel yapıya operasyon başlayacağız. O projede ne oldu, Abdullah GÜL kanunu imzaladıktan sonra ortaya çıktı. Sulh Ceza Hakimlikleriymiş onlar. İlk başta ya 8 ya 10 tane mahkemeyle 10 hakimle bu işe başladılar. Daha sonra hemen operasyon, kuruldu hemen akabinde birkaç hafta geçti geçmedi 22 Temmuz operasyonu yapıldı. Zaten bu bir kere adil yargılanma hakkına, doğal hakim ilkesine aykırı bir şey. Yeni kurulmuş bir mahkemeyle bundan 2008 ile 2010 yıllarına dair iddialarınızı yargılayamazsınız. Böyle bir şey yapamazsınız. Ayrıca daha sonra tahliye kararı verildi. O zaman da şöyle bir şey vardı. Dönemin HSYK Başkanı çıkıp özür diledi, açık açık özür diledi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan. 'Biz gereğini yapmakta geç kaldık, hakimleri görevden almakta geç kaldık' diye özür diledi. Şimdi böyle bir HSYK varken siz sürekli belli başlı hakimlere gidiyorken, bir şeyle için mesela tutukluluğa itiraz ediyoruz bir başka Sulh Hakimine. Selam Tevhid'de daha yeni başımıza geldi. İtiraz ederken ilk başta tutuklamayan hakim bir hafta sonra tutukladı. Aynı hakimden bahsediyoruz. Bir haftada ne değişmiş olabilir. Sizin zaten iddialarınız bundan 5-6 yıl öncesine dair iddialar. Yani böyle bir süreç var. Açıkçası bence şöyle düşünüyorum.Kararlar yazılı geliyor, hakimler imza atıyor. Bu derece bağımlı bir durum var ortada. Cumhurbaşkanından özür dileyen bir HSYK var. Özlük haklarına tamamen o HSYK bakıyor. Bir hakimden ne kadar bağımsız olmasını bekleyebilirsin.
Spiker: Yine en son bildiğiniz gibi bu ekran karartmaların ardından bir hakim yine karar aldı ve başka bir yere tayini çıkartıldı. Aslında tayini çıkarılma aldığı kararlar doğrultusunda böyle bir risk de var. Yani bu da aslında mesleği yapmayı zorlaştırıyor. Siz de hukuk eğitimi alan biri olarak mesleğinizi yapmakta da zorlanıyor musunuz?
Av. Fatma Saadet YILMAZER:Tabii ki yani ondan ziyade tahliye kararı veren hakimler tutuklandışu anda. Verdiğiniz karardan dolayı tutuklanabiliyorsunuz. Sağa sola gönderilebiliyorsunuz...12:21:08
12:21:59Hrant DİNK konusu çok ayrıntılı bir konu. Şu andaki yürütülen kovuşturmayla ilgili diyebileceğim tek şey çok ciddi bir karartmadır. Ve asıl suçluları, yani asıl ihmali olanları, asıl failleri aklamaya yönelik olan bir çalışmadır. Tamamen şu anki siyasi iktidarın oyuncağı haline gelmiş, tamamen Gülen cemaatine yıkılmak istenen bir faaliyet haline gelmiş...12:22:26
12:23:27 ...Belirgin olan şey bu olayda ihmali olan Ahmet İlhan GÜLER'in Hrant DİNK öldürüldüğü zaman dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü'nün tamamen korunmaya, aklanmaya çalışılması. İddianemede en çok dikkati çeken husus bu.12:23:39
12:30:18 ...Yarın öbürgün bugün yaptıklarından dolayı bu iddianameleri hazırlayan savcılar, o tutuklama kararlarını veren hakimler konusunda çok ciddi şekilde soruşturmalar başlatılacak, yargılamalar yapılacak. Çünkü şu anda açık olarak suç işliyorlar. O iddianamelerin hepsi de o korkunç iddianamelerin hepsi de resmi belge. Yarın öbür gün yok kaldırdım yok çıkardım falan diyemezsiniz. Sizin yakanıza yapışır ve çok ciddi şekilde yargılanırsınız. Ha eğer kanıtlarlarsa bu talimatları şundan aldım bundan aldım diye talimat aldıkları kişiler de aynı şekilde kimi yüce Divan'da yargılanır kimisi normal Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanır. İşledikleri suçlara göre ispatlandıkları ölçüde yargılanırlar. Ama asla ve asla ben yaptım oldu zihniyeti öyle bir şey yok. Herkes bir gün yaptıklarının hesabını verecek...12:31:15
Avukat Fatma Saadet YILMAZER, babasının 22 Aralık 2015'te ilk duruşmaya çıkacağını, suçsuz olduğunu, susturulmak amacıyla tutuklandığını, hakimlerin bağımsız olmadığını, tahliye kararı veren hakimlerin tutuklandığını belirtmiştir. Bu tutuklamaların hakimler ve savcılar üzerinde baskı oluşturduğunu, aldıkları talimatlarla hareket ettiklerini ve bir gün yargılanacaklarını ve yaptıklarının hesabını vereceklerini ifade etmiştir.
Yargılama aşamasına gelinmiş olan bu dava hakkındaki ifadelerin, mahkeme heyeti üzerinde baskı oluşturmaya yönelik hatta tehdit niteliğinde olduğu, dolayısıyla bu sözlerin yargılama sürecini etkilemeye yönelik olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; STV yayın kuruluşunun 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez;yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz."ilkesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesi 1. fıkrası (i) bendinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayında, hakimlerin tarafsız olmadığının dile getirildiği, ekrana yansıtılan ifadelerin haber verme amacını aştığı ve bu nedenlerle yargılama sürecinin tarafsızlığının etkileneceği kanaatine varıldığından 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Söz konusu kuruluşa 14.09.2014 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.10.2014 tarih ve 2014/53 sayılı toplantısında alınan 43 nolu Üst Kurul Kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu itibarla; 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; STV logosuyla yayın yapan SAMANYOLU YAYINCILIK HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendindeki; “Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz." hükmünü tekraren ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 1.534.387,65 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 15.344,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


