İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.12.2015 tarihli ve 1886 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda; IMC TV logosuyla yayın yapan "DYT YAYINCILIK HİZMETLERİ A.Ş." unvanlı kuruluşa, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde ifade edilen, "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır" hükmünün ihlali nedeniyle yaptırım uygulanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Banu Güven'in hazırlayıp sunduğu "Artı Haber" isimli programda, Banu Güven ve konukları tarafından, "Mit Tırları Haberi nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmaları" konusu değerlendirilmiştir.
Programda, "Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklama kararlarının medyayı baskı altına alma amacını taşıdığı" şeklinde görüşler savunulmuştur.
Burada söz konusu olan bir haber bülteni değil bir tartışma programıdır. Programa katılan her konuk ifade özgürlüğü kapsamında görüşlerini söyleyecektir ve gerektiğinde de eleştirecektir. Programda tam da bu yapılmıştır.
AİHM birçok kez demokratik bir toplumda basının oynadığı temel rolün önemini vurgulamıştır. Basının kamuoyunu yakından ilgilendiren haberleri iletme görevinin yanı sıra kamuoyunu fikir sahibi yapma görevi de vardır. Dolayısıyla, basının görevini sadece bilgi iletmekle sınırlamak, onun kitleleri fikir sahibi yapma görevinin ve hakkının da olduğunu göz ardı etmek, ifade özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelebilecek niteliktedir. Görevlerinden biri de halkı bilgilendirmek olan medyanın, haberleri verirken eleştiri ve yoruma yer vermesi son derece doğaldır. Üstelik hakkında eleştiri yapılan kişiler siyasetçi, gazeteci, akademisyen gibi yaptıkları görevler nedeniyle büyük oranda kamuya mal olmuş kişiler ise bu eleştiri sınırının daha da geniş tutulması doğaldır.
RTÜK’ün basının yerine geçip belli bir durumda kullanılacak haber yapma şeklinin ne olacağını, nasıl bir dil kullanılacağını ve yorumların nasıl olması gerektiğini belirlemesi, Anayasal teminat altında bulunan basın özgürlüğüne müdahaledir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.


