İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.12.2015/1885 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, STV logosuyla yayın yapan Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında alınan “(…) 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkra (ı) bendinde yer alan ‘Tarafsızlık, gerçeklik ce doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır (…)’ hükmünün ihlali” yönündeki oyçokluğu kararına karşıoy kullandım.
İncelenen haber bülteninde Avukat Fikret Duran’ın 26 dk. Boyunca konuk alındığı ve Samanyolu Grup Başkanı Hidayet Karaca’nın tutukluluğu hakkında konuşulduğu izlenmiştir. Bu sırada delillerin hukuki olmadığı, hakimler üzerinde baskı oluşturulduğu gibi ifadelerin de yayında yer aldığı kaydedilmiştir. Ancak sunucunun belirgin şekilde taraf tutmadığı, bunların sadece konuğun ifadeleri olarak ekrana yansıtıldığı görülmüştür.
Daha önce Üst Kurul’un benzer yayınlar için defalarca ihlal olmadığı kararı aldığı bilinmektedir. Çok sayıda Üst Kurul karar metninde benzer yayınlar hakkında “İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme, Anayasa ve Basın Kanunu’nda dolayısıyla hem ulusal hem uluslararası hukuk metinlerinde ifade özgürlüğünün açıkça güvence altına alındığı bu bağlamda gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında gerekse Yargıtay kararlarında ifade özgürlüğünün temel alındığı görülmektedir.
Nitekim 6112 Sayılı Kanun’un birinci maddesi “Bu kanunun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, ...” hükmünü ihtiva etmektedir. İfade hürriyetinin başlı başına bir değer olarak ele alınması ile müdahaleci önlemlerin istisnai olarak uygulanması anlayışı benimsenmektedir. Şikayet konusu yayının 6112 sayılı Kanun hükümleri açısından incelenmesi neticesinde (…) yapılan eleştirilerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği düşünülmüştür. Ayrıca, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda; söz konusu iddia ve mantık yürütme ile çıkarılan sonuçların doğrulanması, yanlışlanması veya düzeltilmesi hususları, muhataplarının düzeltme ve cevaplandırmasına açık olup 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinde düzenlenen düzeltme ve cevap hakkının kullanımı ile kamuoyunun doğru ve gerçek bilgiye ulaşmasının sağlanabileceği düşünülmektedir” ifadelerine yer verilerek ihlal olmadığı kararı alınmıştır.
Bu kez ihlal olduğu kararı almanın adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı ve çifte standart anlamına geleceği görüşündeyim. Bu nedenlerle yayında ihlal olmadığı kararı alınması gerektiğini düşünerek kararda karşıoy kullandım.


