Üst Kurul’un yukarıdaki tarih ve sayılı toplantısında; “24 logolu ve Dinamik Radyo Televizyon A.Ş. unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 30.09.2015 tarihinde saat 21:18'de sunuculuğunu Ersoy Dede'nin yaptığı ve Hikmet Genç, Mehmet Metiner, İlhami Işık'ın konuk olarak katıldığı "Bıçak Sırtı" adlı programla ilgili olarak, Aydın DOĞAN vekili Av. Aslıhan DURMAZ’ın 07.10.2015 tarihli dilekçesi sonucu hazırlanan ve mezkur program içerisinde yer verilen beyanatlar ile Aydın DOĞAN hakkında sistematik şekilde hukuka aykırı, kişilik haklarını ve RTÜK yayın ilkelerini ihlal eden yayın yapıldığı ve yayıncı kuruluş aleyhine yaptırım uygulanması talebinin sunulduğu, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (c), (ç), (j), (ı) ve (i) bentlerini ihlal ettiğinden bahisle gereğinin yapılmasının talep edildiği ancak raporu hazırlayan uzmanın ve ilgili Daire Başkanının müeyyide önermediği rapor görüşülmüştür. Adı geçen yayınla ilgili olarak programı yayınlayan kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; “Yayın hizmetleri, insan onuruna .… kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.” ilkesinin tekraren ihlali nedeniyle, oy çokluğu ile müeyyide kararı verilmiş olup, söz konusu karara muhalif kaldım. Çünkü:
- Öncelikle, şikayet sahibi, Türkiye’nin en büyük medya sahiplerinden birisidir ve medya-siyaset ilişkisi, tüm dünyada üzerinde çok konuşulan, yazılan, tartışılan bir ilişkidir. Dolayısı ile, bu kimliği ile yayınlara konu edilmesi ve eleştirilmesi anlayışla karşılanmalıdır.
- Bilindiği gibi yargı kararlarında, belirli konumlarda bulunan kişilere yönelik eleştirilerin daha geniş tutulması gerektiği yer almaktadır. Yayında eleştirilen kişi, sıradan bir kişi değildir. Eleştiren kişinin de bir siyasetçi olduğu düşünülürse ve “kişi haklarına saldırı” olarak düşünülen ifadelerin de mecazi anlamları birlikte ele alındığında, “dişini sökmek, tırnağını sökmek” deyimleri; günlük kullanımda birisinin etkisini yok etmek, kötülük edemeyecek duruma getirmek anlamlarında kullanıldığı dikkate alındığında, eleştiri sınırlarını aştığını söylemek zor olacaktır. Kaldı ki konuşmacı, ayrıca “Hukuk içinde ve demokratik yollarla o haddini aşan Aydın Doğan'ın tırnaklarını ve dişlerini sökmesini biliriz, … hukuk içinde demokratik yollarla yapılması gereken her şeyi yaparız.” İfadeleri ile ne kasdettiğini de açıklamakta ve bunun tehdit olmadığını açıkça belirtmektedir.
- Ayrıca, raporu düzenleyen uzmanlar ve ilgili Daire Başkanı da herhangi bir ihlal tespit etmemiş, yayına ilişkin düzenlenen raporda da, eleştiri sınırlarının aşılmadığı, ifade özgürlüğünün sınırları ve eleştirilen kişilerin kimliği ile ilgili uzun uzun yargı kararlarına yer verilmiştir.
Bu itibarla, şikayete konu yayında adı geçene yönelik herhangi bir ihlal bulunmadığı, şikayete konu kuruluşa yaptırım uygulanmasına yönelik kararın isabetli olmadığı düşünce ve kanaatiyle, anılan çoğunluk kararına katılmıyorum.


