İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 26.11.2015 tarihli ve 1853 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Flash TV'de 21.11.2015 tarihinde yayınlanan haber bülteni içerisinde bir annenin eşi ve çocuğunu terk ederek evden gitmesini konu olan habere yer verilmiştir. (Klip: haber ihlal)
Söz konusu habere sunucunun; "Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde, eğer iddialar doğruysa bir anne 10 aylık bebeğini uyuttu, sonra da düğünde takılan altınları alıp kaçtı. Ardındaysa sadece kendisini aramamalarını yazdığı bir not bıraktı. Eşinin evini terk ettiği koca, minik yavrularını evde tek başına, adeta ölüme terkeden eşine isyan etti." ifadeleriyle başlanmıştır. Haberin verilişi sırasında zaman zaman alt seslerle olay anlatılmıştır. Zaman zaman kadının eşinin konuşmalarına da yer verilen haberin bazı bölümlerinin deşifresi şöyledir:
Eş: Bu çocuğu nasıl bırakıp gider. Nasıl annelik nasıl vicdan abi?
Alt ses: 10 aylık bebeğini beşikte uyurken bırakan kadın altınlarını alıp ortadan kayboldu.... Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde Bahar Ş. sabah saatlerinde eşi Emre Ş.'yi işine uğurladı.
Eş: Çocuğu uyutmuş evde. Çocuğu uyuttuktan sonra beşiğine yatırıyor. Benim arkamdan bir saat sonra çıkmış.
Alt ses: İddialara göre genç kadın eşinin ardından 10 aylık bebeğini uyuttu ve beşiğine yatırdı. Daha sonra da düğünde takılan bütün altınları alıp evden çıktı.
Eş:10 aylık bebeği evde bırakarak gitmiş. Giderken de bütün ziynet eşyalarını almış.
Alt ses: Uykusunda terk edilen minik bebekse daha şimdiden anne özlemi çekiyor.
Yukarıda deşifresinin bir bölümü bulunan haberde sürekli olarak "Bebeğini Uyutup altınlarla kaçtı!" alt yazısı kullanılmıştır.
Yayının başlangıcından sonuna kadar defalarca haberin "iddia" olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda kuruluşun doğrulanmamış bir haberi yayınlarken, haberin veriliş tarzına özen gösterdiği görülmüştür. Ayrıca her ne kadar kadının eşinin ve çocuğunun görüntüleri verilmek suretiyle zaten kendisini tanıyanlar tarafından tanımlanabilir hale getirilmişse de, haberin bazı bölümlerinde evden kaçtığı iddia edilen kadının resimlerine buzlanarak yer verilmesi, onun kişilik haklarının korunması yönünde bir çaba olarak değerlendirilmiştir. Yayıncı kuruluş tüm bu hususları dikkate alırken bebeğin kişilik haklarını gözetmediği, görüntüsünü açıkça verdiği gibi haber kurgusunu da bebeğin üzerinden gerçekleştirmiştir. Her ne kadar haberin en önemli mağdurunun bebek olduğu düşünülse de haberin bir bütün olarak incelenmesinde, odak noktanın bebek olduğu ve bebeğin olayın ajite edilmesinde yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Haberin verilişindeki bu kurgu çocuğun haber sırasında istismar edilmesi olarak değerlendirilmiştir. Çocuğun ağlarken, babasının kucağındayken, oyun oynarken vs. çeşitli kesitlerde görüntüleri verilmiş ve içinde bulunduğu durumun kötülüğü aktarılmaya çalışılmıştır. Hatta haberin sonunda çocuğun annesini özlediği ".. daha şimdiden anne özlemi çekiyor." ifadeleriyle aktarılmıştır.
Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük'ünde istismar sözcüğü "sömürme" şeklinde açıklanmıştır. Yukarıda bahsedilen haberde çocuğun sömürülmesi fiziksel, cinsel ya da psikolojik açısından sömürülmesi anlamında kullanılmayıp, çocuğun haber öznesi olarak haberin değerinin artırılması yönünde kullanılmasını ifade etmektedir. Haberde bebeğin görüntüsünün fazlalaştırılmasıyla haberin dikkat çekiciliğinin de artırılmaya çılışıldığı düşünülmektedir. Sonuçta bebeğin bu denli çok kullanılmasının nedeninin haberin aydınlatma ve bilgi verme özelliğinden çok haber değerinin artırılmasına yönelik olduğu değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan haberin saati dikkate alındığında küçük yaştaki izleyicilerin de ekran başında bulunabilecekleri bir saat dilimi olduğu görülmektedir. Bilindiği gibi haber yayınları, gerçek yaşam hikaleyelirin konu aldığı için dramatik yapımlara göre çok daha etkileyicidir. Olumsuz haberlerle erişkin bireyler üzerinde meydana gelebilecek olumsuz etkilerin yanısıra, yayınların etkilerine daha da açık ve korumasız durumdaki çocuk ve gençler üzerindeki muhtemel psikolojik etkiler dikkate alındığında, söz konusu yayınların gençler ve çocukların psikolojileri üzerinde daha büyük tahribatlara yol açabileceği düşünülmektedir. İlgili haberde annesi tarafından terk edilen bir çocuğun dramatik hikayesi paylaşılmıştır. İzleyen, özellikle de küçük yaş grubundaki çocukların da böyle bir görüntüyü kendi hayatlarına adapte ederek gereksiz korku ve kaygılara kapılması da muhtemeldir. Dolayısıyla bu tür bir haberin verilmesinde, küçük yaştaki izleyicilerin etkilenmeyecekleri şekilde daha yüzeysel ve senaryolaştırılmamış bir yapının kullanılması, çocukların korunması açısından önemlidir. Oysa yayın kuruluşu haberi hem çocuk üzerine kurgulamış, hem de görüntülerle haberin olabildiğince acıklı yönünü ön plana çıkarmış, izleyici çocukların korunmasına yönelik sorumluluğunu yerine getirmemiştir.
Sonuç olarak; Flash TV'de yayınlanan haberin 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde belirtilen "Çocuklara, ... karşı istismar içeremez..." ve ikinci fıkrasında belirtilen "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." ilkelerini ihlal eder nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşu bu yayını ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) ile 2 inci fıkrası hükümlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığınınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait video ve deşifre kayıtlarının tetkikinde, bebeğin görüntülerine çokça yer verildiği ve anne özlemi çektiğinin ifade edildiği görülmüştür. Bebek görüntülerinin bu denli yoğun şekilde ekrana getirilmeksizin de söz konusu yayının haber değerini taşıyacağı kanaati ve haberi daha çekici ve izlenebilir kılmak adına mağdur bebeğin görüntülerin fazla şekilde ekrana getirilmesi ile çocuğa (bebeğe) karşı istismar içeren bir yayının icra edildiği ve dolayısıyla, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, FLASH TV logosuyla yayın yapan GÖKTUĞ ELEKTRONİK YAY. SAN VE TİC. İŞLT. A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendindeki; "Çocuklara, güçsüzlere ve özürlülere karşı istismar içeremez.. " hükmünün ihlali nedeniyle,aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “UYARI” YAPTIRIMININ UYGULANMASINA, 6112 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının yapılacak tebligatta bildirilmesine, oy birliği ile karar verildi.


