İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.11.2015 tarihli ve 1846 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Jiyan TV logolu medya hizmet sağlayıcısı 21.10.2015 tarihinde saat 20:00:00'de yayınladığı haber programında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 20 kişilik canlı bomba listesinde adı ve resmi geçen Suriye'de YPG elinde esir tutulan Adıyamanlı Mahmut Gazi Tatar'a yönelik bir haber yapmıştır. Haberde konuşan Tatar IŞID'e katılma ve Türkiye'den Suriye'ye geçme sürecini anlatmıştır. Suriye'de bulunduğu şehirlerden ve katıldığı son operasyonda YPG tarafından nasıl esir alındığından bahsetmiştir. Tatar'ın konuşmalarının yer aldığı bu yayında, Türkiye Cumhuriyeti tarafından terör örgütü listesinde bulunan YPG'yi övücü açıklamalarda bulunulduğu tespit edilmiştir ve raporlaştırılmıştır. Rapora ilişkin Üst Kurul'un 11.11.2015 tarih ve 2015/48 nolu toplantı ve 90 nolu kararında yapılan görüşmeler sonucunda bahsi geçen yayına ilişkin rapordaki yayın deşifresinin tamamının yapılarak alt yazılarının rapora geçirilmesi ve yeniden Üst Kurulu sunulmasına oy birliği ile karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda söz konusu haberin tamamının deşifresi yapılarak rapor tekrar yazılmıştır.
Toplamda 9 dakika 30 saniye süren haberde alt yazı olarak: "CANLI BOMBA LİSTESİNDEKİ TATAR ANLATIYOR." başlığı altında sırayla: "YPG'nin Gre Spi operasyonunda yakalandı, İŞİD ile tanışmam AFAD mülteci kampında oldu, Sınırdan İŞİD için açılan yoldan Suriye'ye geçtik, Türkiye'ye giriş çıkışta bir sorun yok, Tel Abyad'daki İŞİD'lilerin nereye gittiğini bilmiyorum." ifadeleri yer almaktadır. Haberin tam deşifre metni aşağıdaki gibidir:
Sunucu:Mahmut Gazi Tatar, Türkiye'de 21 kişilik canlı bomba listesinde yer alan bir isim. YPG tarafından Gire Spi'ye gerçekleştirilen operasyonda yakalanan Adıyamanlı Mahmut Gazi Tatar şu anda Rojovo'da tutuklu bulunuyor. YPG tarafından tutuklana canlı bomba Tatar, Fırat Haber Ajansı'na çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tatar Daeş çeteleriyle Türkiye'de AFAD mülteci kamplarında tanıştığını belirtirken Suriye'ye ise Daeş çeteleri için açılan yoldan geçtiğini belirtiyor.
Mahmut Tatar:Işıd'e katılmadan önce üniversiteye gidiyordum ondan önce bu şeylerle tanışmam bu mülteci kampında oldu. Ahmet Korkmaz adından bir şahıs Adıyamanlı. Orada çalışırken işte Ahmet Korkmaz adında biriyle tanıştım, işte bana nasihatlerde bulundu işte namaz kılmam için oruç tutmam için bu tür şeyleri zaman geçtikçe biraz daha iş ağırlaşmaya başladı. Daha sonra da Suriye parkındaki işimiz bitti ihale feshedildi. Uzun bir süre Ahmet Korkmaz’la görüşmek istedim. Sonra aynı yemek şirketinde çalışıyordum. Sonra ben Ahmet Korkmaz ile çarşıda karşılaştım Ahmet Korkmaz işte telefon numaramı aldı görüşelim dedi bir gün bir çay ocağına beni davet etti gel burada görüşelim dedi. Gittim işte orada çarşının merkezinde tam olarak Nur yok Nur değil heykel meydanının arka tarafında Caminin yanında da tam olarak ismini bilmiyorum bir defa tek oraya gittik zaten bir iki defa İbrahim’le görüşmüştük. İşte daha sonra Ahmet Korkmaz’la işte biraz daha işe alıştırmaya başladı. İstersen gel bize işte burada biraz daha ilmini artır dedi. İşte daha sonra evine gitmeye başladık. Bana İbrahim'in tarif ettiği şey Kilis durağına gittiğin zaman orada bir taksiciye sor dedi, sana bir kaçakçı ayarlasın dedi, tamam dedim. Aynı şekilde Taksicinin yanına gittim taksiciyle görüştüm işte dedim bana bir kaçakçı lazım başta biraz soğuk davrandı daha sonra telefonla birini aradı Suriyeli biri. Geldi beni aldı, bizi az iki üç tane evin bulunduğu böyle küçük bir yere götürdü orada ortalama 17 kişi vardık. Bizi orada topladıktan sonra şeye götürdü Suriye Cerablus, Cerablus Sınır Kapısının üst tarafında yol vardı tellerden geçen. Aynı şekilde İşid'e katılmak için. Daha sonra Cerablus'un üst tarafında işte kaçakçıların açmış olduğu bir yer vardı. İşte sivil insanlar üst taraftan geçiyor biz alt taraftan geçiyorduk. İşid'in militanlarının geçtiği yerden. Oradan giriş yaptık bizi orada Ebu Bekir diye bir Türk karşıladı. Aldı bizi işte yaklaşık bir iki kilometre uzaklıktaki bir köye götürdü. Daha sonra Ebu Talha geldi. Ebu Talha bizi oradan alıp Elbab'a götürdüler, yaklaşık bir hafta bir süre Elbab'ta kaldık. Daha sonra asker eğitimi için başka yere götürdü. İşte bu asker eğitimimiz 2 ay 10 gün sürdü. 2 ay 10 gün sürdükten sonra bizi bir yere götürdüler burada işte gitmek istediğiniz yerleri sordular. Nerde benim yanı açıkçası en çok istediğim yer Suriye'de Halep Irak'ta Ammar. Buraları istiyordum. Ya Halep'te Eset vardı. Açıkçası ölüme hazırlıyolardı. Hani ölmek için yoksa başka bir şey için değil. KLİP 1
Sunucu:Tatar, Türkiye giriş çıkışlarda bir problem yaşamadıklarını dile getirirken Gre Spi'nin YPG tarafından alınmasının ardından orda çok sayıda Daeşlinin bulunduğunu ancak nereye gittiklerini bilmediğini de ifade ediyor.
Mahmut Tatar:Ertesi günü o gün YPG'nin buraya yaklaştıklarını söylemişlerdi YPG burayı tamamen ele almıştı. Ertesi günü Tel Abyad'ın boşaltılacağını söylediler. Tel Abyad boşaltılacak herkes işte Rakka'ya çekilecek. İşte biz hazırlandık yola koyulduk. YPG yolu sarmıştı. Yani geçecek yol yoktu. Daha sonra işte bizi bir köye götürdüler. Köyde baya ensar Suriye'nin kendi halkı vardı. Benim geldiğim araba biz arabadan indik belki yürüyerek geçeriz dedik geldiğim araba işte millet herkes gitmeye başladı. Tek tek arabalar gitmeye başladı geldiğim araba ile ensarlar binmeye başladı binince binecek yer kalmadı yaklaşık biz 11-12 kişi. İşte 11 ensar Arap bir ben içlerinde işte dillerini bilmiyorum. Herkes gitmeye başladı biz 10-11 kişi kaldık. Anladığım kadarıyla akşam yola çıkacaktık. İşte artık saat 7-7:30 gibi hava kararmaya yakın önden biri yürümeye başladı. Herkes onu takip etmeye başladı. Kaldığımız köyden 100-150 metre yürüdükten sonra uçak bizi gördü 3 tane bomba attı. 3 bomba atınca orada 6 kişi olduğu yerde yığıldı. Bir kişi de yaralandı. 4 kişi durmadan koşup gittik. Yani o bombanın dehşetiyle korktum yani açıkçası. hayatımda öyle bir korku hissetmedim. TelAbyad'ta doğru yürümeye başladım. Üst tarafta YPG'ye ait bir tank vardı beni gördü beni görünce direk yanıma geldi ellerimi kaldırmamı söylediler ellerimi kaldırdım teslim oldum teslim oldum. Herhangi bir açıklama yapılmadı. Türkiye geçişin de olduğunu bilmiyorduk. Hani biz Tel Abyad'tan çıktığımız zaman Tel Abyad'ın içerisinde baya bir araba da vardı baya bir şahıs vardı. Asker vardı, Daeş'in askerleri vardı. Zaten oradan çıktıktan sonra o köye gittik ordan sonra ne oldu bilmiyorum. Hani Türkiye geçişin olduğunu olmadığını bilmiyorum. Benim fark ettiğim anladığım kadarıyla yani giriş çıkışlarda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Rahatlıkla Türkiye'ye girip çıkabiliyor herhangi bir zorluk söz konusu değil. Siyasi olarak bildiğim bu. Ticari olarak bildiğim kadarıyla Türkiye ile Daeş arasında bir petrol alışverişi var. Kayıp hakkında herhangi bir şey söylemiyorlar. Yani insanları korkutmamaya çalışıyorlardı. Açıkçası pişmanım yani hayatım mahvoldu.Artık ne tür bir yaşantım olur bilmiyorum. Burada kalsam esirim. Yakalandığım zaman kafamdaki düşünce yani diyordum beni işkence ederek öldürürler. Ben YPG'den bu tür bir muamele beklemiyordum. Karşılaştığım tek şey merhamet oldu.(Haberin tamamı: Klip 1)
Söz konusu haberde; "Burada kalsam esirim. Yakalandığım zaman kafamdaki düşünce yani diyordum beni işkence ederek öldürürler. Ben YPG'den bu tür bir muamele beklemiyordum. Karşılaştığım tek şey merhamet oldu" ifadesinden de anlaşılacağı üzere YPG adlı terör örgütünü övücü açıklamalarda bulunduğu değerlendirmiştir.
Sonuç olarak Jiyan TV logolu yayın kuruluşu yayınladığı bu yayınla 6112 sayılı Kanunun 8. madde 1. fıkra (d) bendinde ifadesi olan: "Terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü ve haklı gösteremez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz. Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunamaz."hükmünü ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Anılan yayında; 6112 sayılı Yasanın; 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığınınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
İhlal konusu yayında, yukarıda (Uzman raporunda) ayrıntılı deşifre metinlerinde belirtilen ifadelerle terör örgütünü övücü açıklamalara yer verilmiş ve bu nedenle 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu nedenle Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan yayın kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, JİYAN TV logosuyla yayın yapan JİYAN TELEVİZYON VE RADYO YAYINCILIĞI A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan; “Terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz. Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunamaz.” ilkesinin ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 848,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2015 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 13.601 (onüçbinaltıyüzbir - ) Türk Lirasından az olamayacağından 13.601 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Üst Kurul Üyeleri İsmet DEMİRDÖĞEN, Süleyman DEMİRKAN ve Ersin ÖNGEL’in karşı oylarıyla, oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 05.01.2016 gün ve 01 sayılı toplantıda aldığı 32 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 05.01.2016 gün ve 01 sayılı toplantıda aldığı 32 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


