tarihlerinde saat 18:10’da yayınlanan “Haber” adlı program.
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 11.11.2015 tarihli ve 1822 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“STV yayın kuruluşunda 27, 29, 30, 31.10.2015 ve 03.11.2015 tarihlerinde saat 18:10'da yayınlanan Samanyolu Ana Haber bülteninde Koza İpek Holding ve İpek Medya Grubu'na kayyum atanması ile ilgili haberlere yer verilmiştir. Kayyum atanmasının bir gasp operasyonu olarak değerlendirildiği haberlerde, bilirkişi raporlarını hazırlayanlar taraflı, dolandırıcı ve suçlu olmakla, kayyumlar ise teröristlere avukatlık yapmakla suçlanmışlardır.
Deşifre metinlerde ve ilgili kliplerde görüleceği gibi Koza İpek gurubunun yayınla ile ilgili şirketlerine kayyum olarak atananlar ve şirketlerle ilgili bilirkişi raporu hazırlayanlar itibarsız, yetersiz ve suçlu gibi gösterilmeye gayret edilmiştir. Nihayetinde ortada bir hukuksal bir işlem mevcut olup gerek bilirkişilerin rapor hazırlaması, gerek kayyumların atanması bu minvalde gerçekleşmiştir. Objektif yayın yapan bir medya kuruluşundan beklenen sadece kayyumlar ve bilirkişiler üzerinden onları yıpratacak bir yayıncılık değil; kamuoyunun doğru bilgi alması adına tüm tarafların görüşlerini ekrana yansıtmak ve değerlendirmeyi kamuoyuna bırakmaktır. Koza İpek gurubuna el konulması ve kayyum atanmasının yaşandığı günlerde söz konusu kanalın gündeminin sadece bu haberlerle meşgul olması, bunun dışındaki haberlere hiç yer verilmemesi ya da çok az yer verilmesi dengeli bir yayıncılık anlayışı ile hareket edilmediğini de göstermektedir.
Bununla birlikte rapora ekli kliplerden ve deşifre metninden de anlaşılacağı üzere haber içerikleri ve sunumlarında kayyumların geçmişleri üzerinden bir yıpratma çabası olduğu da yapılan değerlendirmeler arasındadır. Örnek olarak haberde kayyum olarak atanan Hasan Ölçer'in İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu ve uluslararası terörist olarak tanınan Çakal Carlos'un avukatlığını yapması vurgulanarak kamuoyu nezdinde Hasan Ölçer'in muteber bir kişi olmadığı algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Oysa bir insanın işlediği suç ne kadar ağır olursa olsun evrensel hukuka göre kendisini savunma ve savunacak avukat tutma hakkı vardır. Suçlunun maddi gücü yoksa evrensel hukukun uygulandığı ülkelerde devlet avukat görevlendirir. Kayyum olarak atanan Hasan Ölçer'in İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu ve uluslararası terörist Çakal lakaplı Carlos'un avukatlığını yapması kendisinin de doğrudan suçlu olduğunu göstermez. Böyle bir değerlendirme hiç bir gerekçeyle izah da edilemez.( Klip: Kayyum 1, Klip: Kayyum 2)
Bilirkişi veya kayyum olarak atanan kişilerin iktidar partisine yakın olmaları ve hükümeti destekleyen yayın kuruluşunda daha önceden veya şu anda çalışıyor olmaları tarafsızlık açısından eleştirilebilir; ancak bilirkişi raporunu hazırlayan Şafak Ertan Çomaklı'nın annesinin herhangi bir partiden milletvekili aday adayı olması Çomaklı için bir kusur, taraflılık ve yetersizlik olarak gösterilemez.Yayın kuruluşu hukukun ve yayıncılığın olmazsa olmaz ilkelerini zorlayarak hatta dikkate almayarak kayyum ve bilirkişileri itibarsız, taraflı ve yetersiz göstermek için azami çabayı tekraren gösterdiği değerlendirilmiştir. ( Klip: Bilirkişi 1, Klip:Bilirkişi 2, Klip:Bilirkişi 3)
Yapılan değerlendirmede ilgili yayın kuruluşunun sözkonusu yayınları ile 6112 sayılı Kanunun birinci maddesinin (c) bendinde yer alan "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." ve (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."hükümlerini ihlal ettiği değerlendirilmiştir.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın Kuruluşunun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (c) bentlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre ve video kayıtlarının tetkiki sonucunda; ihlal konusu teşkil ettiği iddia edilen programlarda medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından aktüalitesi olan olaylar ve kişiler hakkında yorum ve eleştiri getirildiği anlaşılmakla söz konusu durumun hukuk ve ifade hürriyeti sınırlarında kaldığı değerlendirilmiş ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 05.01.2016 gün ve 01 sayılı toplantıda aldığı 26 no.lu karara karşı oy yazısı.
Taha YÜCEL Şerhidir.


