İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 29.01.2016 tarihli ve 84 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda; HALK TV logosuyla yayın yapan HALK RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında idari para cezası uygulanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yayın kuruluşunda, 1 Kasım 26.Dönem Milletvekili Genel Seçimlerine yönelik Seçim Özel programı gerçekleştirilmiştir. Program boyunca Hakan Aygün’ün değişik yorumlarda bulunduğu görülmüştür. Bu yorumlar genel olarak 7 Haziran seçimlerinden sonra gelinen süreçten iktidar partisini sorumlu tutmaya yönelik ifadelerdir.
İfade özgürlüğü ile ilgili yargısal içtihatlarda; “Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır.” Şeklinde özetlenmiştir.
Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirinin sert bir üslûpla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir. Gazetecilerin programlarında kullandıkları ifade ve sözler “polemik” niteliğinde olabilir. Bu bağlamda, ifade özgürlüğü, sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan "haber" ve "düşünceler" için değil, fakat aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanmalıdır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olup, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamaz. Bu gerekçelerle yayının 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendini ihlal etmediği kanaatindeyim.
Yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.


