İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 25.01.2016 tarihli ve 73 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Farklı TV logolu Medya Hizmet Sağlayıcı kuruluş ekranlarında, çeşitli ağrı, rahatsızlık ve hastalıklar için tedavi edici özelliği olduğu iddiasıyla, "Ardıç Yağı Kremi, Çınar Yaprağı Bitkisi, Sarı Kantaron Kremi" adlı ürünlerin, mevzuata aykırı bir şekilde tanıtımlarının yapıldığı görülmüştür.
14.01.2016 tarihinde 13:34:52-13:47:12 dakikaları arasında, reklam yayın kuşağı içerisinde 12 dakika 04 saniye süre ile ekrana getirilen, içerik itibariyle "tele-alışveriş" yayını şeklinde hazırlanmış tanıtımda, ekranda sürekli olarak şu yazılı ifadeler yer almaktadır: "Bel ağrısı, Boyun ağrısı, Kireçlenme, Romatizma Ağrılarınız İçin Çözün Bulundu, Sipariş Hattı 0212 975 01 38, Kas Gevşetici Krem Hediye, 2 Kutu Ardıç Yağı Kremi + 2 Poşet Çınar Yaprağı Bitkisi, Sarı Kantaron Kremi Bedava!!, Bugüne özel 39 TL + Kargo."
Tanıtım alt ses tarafından aktarılan şu ifadelerle başlamaktadır: "Soğuk havalarda hepimizin kabusu olan ağrılardan şikayetçi misiniz?Romatizma, eklem ağrısı, bel ağrısı, kireçlenme, boyun ağrısı, boyun fıtığı, baş ağrısı, diz ağrısı, bel fıtığısorunu olanlar, biliyoruz bu ağrılar hayatınızı kabusa çeviriyor, şimdi dikkatlice dinleyin, artık ağrı kesici ilaç kullanma dönemi bitti, uyduruk kremleri, merhemleri bir kenara atın. Geçici çözümlere son.Şimdi size gerçek bir çözümden bahsedeceğiz.Çınar yaprağı bitkisi ve ardıç yağı kremi, uzmanlar açıklıyor..."
Bu giriş ifadelerinin ardından, İbrahim Saraçoğlu'nun konuk olarak katıldığı başka bir medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından ekrana getirilen bir programdan alınmış bir program kesiti tanıtım içinde ekrana getirilerek, Saraçoğlu'nun tanıtımda satışı yapılmaya çalışılan çınar yaprağı ve bu yaprağın kullanımı ile ilgili dile getirdiği şu ifadeler ekrana yansıtılmaktadır: "Çınar yaprağının iki tane özelliği var, ilk bulduğum özelliği kireçlenme, özellikle ayaklarda kireçlenme yaşlı insanlarda (Bu esnada ekranda beliren yazılı ifade:Kireçlenmeyi yok eder). İkinci bir özelliğini söyleyeyim, muhteşem bir antidepresan özelliği var bunun (Bu esnada ekranda beliren yazılı ifade:Depresyonu ilaçsız tedavi eder). Bugün ilaç sanayii bunu çözsün, yok, çözümü yok, ama evelallah "planatus anatolius" yani anadolu çınar ağacı, derin yırtıklı, bunu söylüyorum, iki tane yaprağını bunun, iki tanesini alıcaksınız bir bardak suda bir dakika kaynatıp suyunu içeceksiniz, günde iki defa bir ay, bak bakalım kireçlenme kalıyor mu? E peki siz ne öneriyorsunuz, ağrı kesici veriyorsunuz... e tabi o ağrı kesicinin kardiyovasküler rahatsızlıklarda ve böbrek üzerindeki ne büyük tahrip gücü olduğunu da biliyoruz, dolayısıyla yani bunu bu şekilde geçiştiremezsiniz, ama evelallah çınar yaprağıyla bunu çözersiniz, bu çınar yaprağımız anatolius türüdür, oryantalis türüdür, her tür çınar yaprağını kullanamazsınız, onu söylüyüim, budur, bunun iki yaprağını kırıcaksınız bir bardak suda bir dakika kaynatacaksınız, hem özellikle kireçlenmeye karşı bulunmaz bir nimettir, ama tinnitusta da yardımcıdır, onu söylüyim."
Başka bir medya hizmet sağlayıcıya ait bir programda, bir hasta tarafından dile getirilen şikayetler ve bu sağlık sorunlarına verilen tavsiye niteliğindeki şu ifadeler ekrana yansıtılmıştır:
Sağlık sorunlarını dile getiren şahsın ifadeleri: "Hocama bir sorum vardı da, bende bel fıtığı var da, bel fıtığımda yalnız fıyığım sinir köküne baskı yapıyor, ameliyat önerdiler, ameliyat da olmak istemiyorum, yani ameliyat olduktan sonrası korkuyorum, tekrarlar mı, hocamdan bir kür şey yapacaktım..."
İbrahim Saraçoğlu'nun ifadeleri: "Ardıç yağı süreceksiniz, ardıç yağı, bu gün yaptınız, yarın ardıç yağını süreceksiniz, yani o kadar başarılı bir kürdür ki bu, boyun fıtığına da birebir, hem bel fıtığında hem boyun fıtığında, e siz bunu kullanın, sen bunu kullan evelallah bak nasıl şey olucak."
Ardından, ekrana getirilen ve yazılı ifadelerle de desteklenen şu sözlü ifadeler tanıtımda seslendirilmektedir: "İddia ediyoruz, 15 gün içindeağrılarınız son bulacak!!, Bakın geçici tedaviden söz etmiyoruz, 15 gün içindeağrılara kesin çözüm sunuyoruz, test edildi ve onaylandı, eğer memnun kalmazsanız 15 gün içerisinde paranızı kuruşu kuruşuna iade etme garantisi veriyoruz, ne olduğu belli olmayan sahte ürünlere dikkat, 2 kutu çınar yaprağı bitkisi ve 2 adet ardıç yağı kremi bugüne özel sadece 39 lira, üstelik el ve ayak burkulmalarında etkili, şişliklerinize çözüm sunan kas gevşetici sarı kantaron kremi hediye,...hemen sipariş verin ve ağrılarınızdan tamamen kurtulun..."
Tanıtımında bu ifadeler tekrar tekrar ekrana getirilmektedir. İlerleyen kısımda ise sarı kantaron bitkisininanti depresanözelliğine ilişkin benzeri bir tanıtım yapılarak, başka bir medya hizmet sağlayıcı ekranlarında yayımlanan bazı uzmanlara ait görüntüler kullanılarak, izleyiciler için satışı yapılan ürünleri satın almaya yönelik, teşvik edici ve ikna edici nitelikte söylemler ekrana getirilmektedir.
Sağlık Bakanlığı ilgi (a) yazısında, bitkisel gıda takviyelerinin mevzuata uygun olmayan bir şekilde reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yapılması ve modern tıp ve farmakoloji bilimine aykırı olarak birçok kronik hastalığı iyileştirdiği iddiasının; hastaları tıbbi tedaviden soğutarak uzaklaştırabildiğini, bilimsel yönden eksik veya doğru olmayan bilgilerle tüketicileri yanlış yönlendirdiğini ve bu ürünlerin bilinçsiz tüketimine neden olarak toplum sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirtmektedir. Yine Sağlık Bakanlığı'nın ilgi (b) yazısında bazı TV ve radyo kanallarının reklam veya programlarında gıda takviyelerinin, muhtelif hastalıklara iyi geldiği şeklindeki sağlık beyanlarıyla tanıtımı ve satışının yapıldığı, yayınlarda sürekli olarak hastaların bitkisel tedavileri kullanmaya teşvik edildiği, hastaların tıbbi tedaviden uzaklaştırıldığı ve yüksek maliyetli ürünleri kullanmak zorunda bırakıldığı belirtilmiştir. Bakanlık yazısında ayrıca, tanıtımlarda ürünleri kullandığını ve faydalı olduğunu beyan eden kişilerin seçilmekte olduğu, toplumu bilgilendirmek amacıyla sağlık meslek mensuplarının da doğrudan veya dolaylı olarak rol aldığının yakından müşahede edildiğini, ifade etmiştir.
Sağlık Bakanlığı ilgi (b) yazısında, endikasyon belirtilen ürünler için Sağlık Bakanlığınca ruhsat düzenlenmesi gerektiği ve mevzuatta yer alan hükümler gereğince televizyon ve radyo aracılığı ile sağlık beyanı belirtilerek ürün satış ve pazarlanmasının uygun olmadığı, yayın kuruluşlarında tanıtım ve satışı yapılan gıda takviyelerinin ve bitkisel ilaçların yarardan çok zarar verdiği, bu reklamları yapanların gerçek amacının kamuya fayda sağlamaktan ziyade aldatma ve dolandırıcılık olarak tabir edilecebilecek türde faaliyetler olduğu, ayrıca hastaları tıbbi tedaviden uzaklaştırabildiği belirtilmiştir.
Reklamı ve tanıtımı yapılan tedavi ile ilgili; Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun ilgi yazısında; "...Bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler yer almaz..." hükmü dikkate alındığında, sağlık beyanında bulunarak tanıtım yapılmasının uygun olmadığı açıkça belirtilmektedir.
Konu ile ilgili, 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. maddesinde bulunan"1262 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzaları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlanmasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...." hükmü, söz konusu tanıtımlar için öngörülen müeyyideleri ifade etmektedir.
Sonuç olarak; Farklı TV logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun bu yayınıyla;
a) Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 9/A maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirtilen "Her hangi bir ürünün sağlık beyanı ile ilaç gibi algılanmasına sebebiyet verecek ifadeler kullanılamaz. Gıda takviyesi niteliğindeki ürünlere ilişkin her çeşit memnuniyet ve teşekkür yazısı ya da kişilerin başından geçen ürün tecrübesini anlatan ifade ve görsel sunumlar kullanılamaz. Ürünün kullanılmaması halinde sağlığın olumsuz etkileneceği beyanlarına yer verilemez."hükmünü ve dolayısıyla 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Yayın Hizmetlerinde Ticari İletişim" başlıklı 9 uncu maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen"Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek"ilkesini ihlal ettiği düşünülmektedir ve
b) 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. maddesinde bulunan"1262 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzaları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlanmasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...."hükmü doğrultusunda işlem yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşunun; 6112 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
İhlal konusu yayında “Ardıç Yağı Kremi, Çınar Yaprağı Bitkisi, Sarı Kantaron Kremi" isimli ürünlerin tanıtımı yapılmıştır. Oysa ki T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan gelen “Etik Olmayan Tanıtım” hakkındaki 13.02.2013 tarih, 18816847 sayılı yazıda yayın kuruluşlarında tanıtım ve satışı yapılan gıda takviyelerinin ve bitkisel ilaçların yarardan çok zarar verdiği, bu reklamları yapanların gerçek amacının fayda sağlamaktan ziyade dolandırıcılık olduğu ayrıca hastaları tıbbi tedaviden uzaklaştırdıkları açıkça belirtilmiştir
Ek olarak endikasyon belirtilen ürünler için Sağlık Bakanlığınca ruhsat düzenlenmesi gerekmekte olup, Bakanlıktan ruhsatlı/izinli ürünlerin de 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarla Kanununun 1. maddesinde yer alan, “Tabip reçetesi ile verilmesi meşrut olanlar ancak reçete mukabilinde ve diğerleri reçetesiz olarak, münhasıran eczanelerle ecza ticarethanelerinde satılması zorunludur.” hükmü gereğince de televizyon, radyo aracılığı ile sağlık beyanı belirtilerek ürün satışı ve pazarlamasının uygun olmadığı, hususu da değerlendirildiğinde, anılan yayın kuruluşunun rapora konu ürün tanıtımı yayınının izleyiciyi yanıltıcı, istismar edici ve izleyicilerin çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu sabit görülmüştür.
1- Bu itibarla; Yayın Kuruluşu’nun; söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinin ilk defa ihlali nedeniyle uyarılmasının gerektiği,
2- 18.01.2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle dosyanın Sağlık Bakanlığı'na gönderilmesi,
Gerektiği kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, FARKLI TV logosuyla yayın yapan BAŞAK VİZYON RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK SANAYİ TİCARET A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
1- 6112 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendindeki; “Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek.” hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “UYARI” YAPTIRIMININ UYGULANMASINA,6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının yapılacak tebligatta bildirilmesine,
2-1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 2/1/2014-6514/32 md. ile değişik 19 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki; "... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne göre ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle dosyanın Sağlık Bakanlığı'na gönderilmesine,
Oy birliğiyle karar verildi.


