İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nin 29.01.2016 tarihli ve 86 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Can Erzincan TV logosu ile yayın yapmakta olan, Can Erzincan Radyo Televizyon ve Yayıncılık San. Tic. A.Ş. ticari ünvanlı yayın kuruluşunda, 17 Ocak 2016 Pazar günü saat 10:00, 11:00, 12:00, 13:00, 14:00 ve 15:00'te yayınlanan saat başı haberleri incelenmiştir. Gün içindeki gelişmelerin aktarıldığı bültenlerin sunucuları Özlem ZENGİN ve Fatih AKALAN'dır.
İncelenen haber bültenlerinde anne dayağı ile öldürüldüğü iddia edilen üç yaşındaki Mert'in haberi ile Ege'den Yunanistan'a kaçmaya çalışan fakat teknelerinin batmasıyla ölen Suriye uyruklu üç çocuğun ve mültecilerin haberleri bulunmaktadır. Yapılan incelemeler sonucu elde edilen bulgular şu şekildedir:
1) Saat 11:05:20'de başlayan, 1 dakika 55 saniye süren ve "3 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ANNE DAYAĞI İLE ÖLDÜĞÜ İDDİASI" haber bantıyla tanımlanan haber, spiker Özlem ZENGİN'in "Aydın'ın Nazilli ilçesinde üç yaşındaki bir çocuğun anne dayağı sonucu öldüğü iddia edildi. Geçtiğimiz hafta da komşularının ihbarıyla gözaltına alınan kadının emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı anlaşıldı." sunumuyla başlayan haberin görüntülerinde elleri kelepçeli zanlı kadının basının "Pişman mısınız?" soruları eşliğinde emniyete getirilmesi yer almaktadır. Perforenin "Kan donduran olay Yeni Sanayi Mahallesi Everek mevkiinde yaşandı. Evden çocukların çığlık seslerini duyan komşular polisi aradı. Eve giden polis ekibi 3 yaşındaki Mert'i yerde hareketsiz halde buldu. Hemen sağlık ekipleri çağrıldı. Ekipler nefes almadığı tespit edilen çocuğa kalp mesajı yaparak Nazilli Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Hayati fonksiyonlarının olmadığı belirlenen küçük Mert uzun süre kalp masajı yapılmasına rağmen hayata döndürülemedi. Çocuğunu döverek öldürdüğü iddia edilen Aysel E. 1 ve 6 yaşlarındaki diğer çocuklarıyla birlikte gözaltına alındı. Emniyette susma hakkını kullanan zanlı anne adliyeye sevk edildi. Geçen hafta da komşuları tarafından yapılan ihbarla anne Aysel E. yine 3 yaşındaki Mert'i darp ettiği iddiasıyla gözaltına alınmıştı. İfadesinde çocuğun ranzadan düştüğünü söylemiş ve serbest bırakılmıştı. Ölümle sonuçlanan vakanın ardından da zanlı anne, emniyette ilk ifadesinde çocuğunun yine ranzadan düştüğünü söylediği iddia edildi. Annesi tarafından dövülerek öldürüldüğü iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun cenazesini babası İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan aldı. Baba Akın E. yakınlarının desteğiyle ayakta durabildi." sunumuyla devam eden haberin görüntülerinde anne ve diğer iki çocuğun görüntülerine ek olarak ambulanstan indirilen Mert'in sedyedeki cansız bedeninin görüntüsü tam 4 kez tekrarlanarak ekrana getirilmiştir. İlaveten, haberin ilerleyen dakikalarında morg önünden de Mert'in cansız bedeni olduğu anlaşılan sedye ve yürümekte zorlanan acı çeken babanın görüntüleri yer almaktadır. (klip1-3 yaşındaki çocuk, klip2, klip3, klip4, klip5)
Toplam 1 dakika 55 saniye süren haberde flulaştırma ve buzlama yapılmadığı, yapıldıysa da yeterli olmayıp oldukça açık ve net bir şekilde anne dayağı ile öldüğü iddia edilen çocuğun yüzü ile vücudu gözükmektedir. Morg önündeki ceset torbasında cansız çocuğun görüntüleri, babasının acı çeken görüntüleri ile hastaneye gelirken sedye içindeki görüntülerin tekrarlanarak 4 defa gösterilmesi bilgi yoğun habercilikten uzak duygu yoğun bir sunum içermektedir. Anne dayağıyla öldüğü iddia edilen 3 yaşındaki bir çocuğun cansız bedeninin tekrarlanarak gösterilmesi haberciliğin etik değerleriyle bağdaşmamaktadır. Saat 11:00 bülteninde yer alan bu haber daha sonra 12:00 bülteninde saat 12:10:55'te, 13:00 bülteninde saat 13:12:00, 14:00 bülteninde saat 14:07:30 ile 15:00 bülteninde saat 15:10:55'te de aynı haber yer almış, gün içinde 5 defa ekrana getirilmiştir.
2) Saat 10:09:25'te başlayan, 1 dakika 25 saniye süren ve "EGE BU KEZ 3 ÇOCUĞA MEZAR OLDU" haber bantıyla tanımlanan haber spiker Özlem ZENGİN'in "Ege Denizi'nde umuda yolculuk yine acı sonlandı. Aydın'ın Didim ilçesinden yasadışı yollarla Yunanistan'a geçmek için yola çıkan suriye uyruklu 25 kaçağın içinde bulunduğu sürat teknesi alabora oldu. 3 küçük çocuğun cesedine ulaşıldı. 20 kişi de kurtarıldı." sunumuyla başlayan haberin görüntülerinde kurtarma çalışmaları ve kurtarılan kötü durumdaki mülteciler yer almaktadır. Perforenin "Bir kez daha buz gibi sularda alabora olan umutlar. Didim'den Yunanistan'ın Agotonisi adasına geçmeye çalışan Suriye uyruklu 25 umut yolcusunun içinde bulunduğu 6 metrelik sürat teknesi sabaha doğru 04 sıralarında uluslararası sularda alabora oldu. Kurtarma teknesiyle yaşları 2 ila 5 arasında 3 çocuğa ulaştı. Suda hayatta kalma mücadelesi veren 20 kişi son anda kurtarıldı. Türkiye'nin farklı noktalarından umuda yolculuklar fırtınalı havaya rağmen devam ediyor. Muğla'nın Bodrum ilçesinden bot ve balıkçı teknesiyle umut yolculuğuna çıkan Suriye ve Pakistan uyruklu 118 mülteci Türk ve Yunan sahil güvenlik ekiplerince kurtarıldı." şeklindeki sunumuyla devam eden haberin görüntülerinde yeni kurtarılmış 7 yaşlarında baygın bir çocuk, ölmüş bir küçük bebek, 5 yaşlarında korkmuş , ağlayan ve donmak üzere olan bir kız çocuğu, 2 yaşlarında baygın ıslanmış bir bebek ve denizden çıkarılmış acı çeken ağlayan bir erkek mülteci görüntüsü yer almaktadır. (klip6-ege 3 çocuğa mezar oldu, klip7, klip8)
Toplam 1 dakika 25 saniye süren haberde flulaştırma ve buzlama yapılmadığı yapıldıysa da yeterli olmayıp oldukça açık ve net bir şekilde ölen, acı çeken, korkmuş ve şoktaki çocuklar ile yetişkin mültecilerin görüntüleri yer almaktadır. İnsanların yaralanma ve acı çekme görüntülerinin bu denli açık bir şekilde ekrana getirilmesi duygu yoğun habercilik yapıldığı kanısı oluşturmaktadır. Saat 10:00 bülteninde yer alan bu haber daha sonra 11:00 bülteninde saat 11:09:00'da, 12:00 bülteninde saat 12:14:30'da aynı haber yer almış, gün içinde 3 defa ekrana getirilmiştir.
Sonuç olarak, 17/01/2016 Pazar günü saat 10:00 ile saat 16:00'da yayınlanan haber bültenlerinde annesinin şiddeti sonucunda öldüğü iddia edilen 3 yaşındaki bir çocuğun cansız bedeninin olduğu sedyenin 4 kez tekrarlanarak gösterilmesi, cansız bedeninin yer aldığı morg önündeki sedyenin gösterilmesi ve ayakta bile duramayacak şekilde acı çeken bir babanın görüntülerinin haber bültenlerinde verilmesi habercilik etiğiyle bağdaşmayacak türden bir yayıncılık örneğidir. Aynı gün yayınlanan haber bültenlerindeki mültecilerle ilgili haber de bahsi geçen üstteki haber duygu sömürüsüne yol açacak şekilde sunulmuştur. Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde açıkça belirlenen "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez. İnsanların yaralanma, acı çekme, ölüm anları ve benzeri durumlar, duygu sömürüsüne yol açacak biçimde verilemez. Kişilerin izinleri olmadıkça, özel hayata ilişkin bilgi, belge ve kayıtlar yayınlanamaz, konut dokunulmazlığı yayın yoluyla ihlal edilemez. Güvenlik kamerası veya benzeri yöntemlerle yapılan kayıtlar ancak, insan onuruna ve kişilik haklarına saldırı içermemesi halinde ilgililerin izni ile yayınlanabilir. Rüşvet, cinsel taciz ve benzeri suç fiilleri, yorum katıcı kurgulama kullanılarak haberleştirilemez." hükmüne uymayan kamusal sorumluluktan uzak bir habercilik örneği sergilenmiştir. Ayrıca, bahsi geçen bu haberler çocukların ve gençlerin ekran başında olmaları muhtemel saatlerde ekrana getirilmiştir.
Dolayısıyla, Can Erzincan TV logosu ile yayın yapmakta olan, Can Erzincan Radyo Televizyon ve Yayıncılık San. Tic. A.Ş. ticari ünvanlı yayın kuruluşu bu yayınlarıyla, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesi ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." ilkesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın Kuruluşu'nun söz konusu uygulaması ile, 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve ikinci fıkrası hükümlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca bildirildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar anılan yayında 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, …" ilkesi ile 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." ilkesinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda;
Rapor konusu yayının, güncel olaylara ilişkin haber niteliğinin olduğu, anılan haberlere ilişkin görüntülerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekle, bahse konu yayının 6112 sayılı kanunun herhangi bir hükmünün ihlali niteliğinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; CAN ERZİNCAN TV logosuyla yayın yapan CAN ERZİNCAN RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK SAN. TİC. A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki; "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, …" ilkesi ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; “Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz.” hükümlerinin ihlali olmadığına, Üst Kurul Başkanı İlhan YERLİKAYA ile Üst Kurul Üyeleri Hamit ERSOY, Nurullah ÖZTÜRK ve Taha YÜCEL’in karşı oylarıyla, oy çokluğu ile karar verildi.


