İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 08.02.2016 tarihli ve 122 sayılı yazısına konuyayına ilişkin Uzman Raporunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Show TV logosuyla yayın yapmakta olan AKS Televizyon Rek. ve Film.San. ve Tic. A.Ş. ticari ünvanlı medya hizmet sağlayıcıda, 15.01.2016 tarihinde Ana Haber öncesinde saat 18:25:02 'de yayınlanan "Haber Önü" adlı bültenin içerisinde saat 18:48:49'da (yaklaşık 2dk süreli), "Şerife Kocasakal adlı kadının, kocası tarafından şiddete uğradığına" dair bir habere yer verildiği ve bu haberin saat 18:50:54'de başlatılan "Ana Haber" bülteni içerisinde saat 19:19:27'de tekrar yayınlandığı tespit edilmiştir. (Klip-Haber Önü ve Ana Haber (Tüm Pr.)
Ekranda "ÖLDÜRMEDİĞİME DUA ETSİN" yazısıyla sunulan haberde, insan onurunu zedeleyici, kadına yönelik baskıları teşvik edici ve kadını istismar eden görüntü ve ifadeler bulunduğu görülmüş ve konuya ilişkin değerlendirme altta sunulmuştur.
Haber, Sunucu Jülide Ateş'in "Kadına şiddet onun için o kadar normal bir hale gelmişti ki, hamile eşini sokak ortasında dövdü. Esnaf araya girdi talihsiz kadını elinden aldı ama öfkeli adamın özrü kabahatinden beterdi." şeklindeki sunumuyla ekrana yansıtılmış ve haberin devamında alttaki açıklamalar yer almıştır.
"Görgü Tanığı (Erkek): Boynunun üzerine kötü düştü memur bey.
Görgü Tanığı (Bayan): (Yerde yüzü hafif flulaştırılmış kadına) İç o suyu, iç o suyu.
Görgü Tanığı (Erkek): Toparla bir kendini toparla
Dış Ses: Hala şokta ve titriyor. Hamile kadının tek isteği, evladını görmekti. Ancak boşanma davası açtığı kocası onu sokak ortasında dövdü. Tüm görgü tanıklarına rağmen, suçunu da inkar etti.
Muhabir: Nasıl rahatsızlandı peki?
Kayınpeder: Düştü kendisi
Dış Ses: Mehmet Emin ve Şerife Kocasakal çifti boşanma kararı aldı. Çiftin tek çocukları vardı. Şerife Kocasakal babasının yanındaki evladını görmek istedi ama eşi izin vermedi? Emin Kocasakal, korkup kaçan hamile eşini sokak ortasında dövdü. Genç kadının yardımına esnaf koştu.
Görgü Tanığı (Erkek): Kadını aldı yere çarptı. Kadın kendini savunurken, kadını yere çarptı. "Onu öldürmediğime dua etsin" filan dedi.
Dış Ses: Genç kadının kayınpederi oğluna nasihat edeceğine, esnafa engel oldu.
Görgü Tanığı (Erkek): Babası sadece bizi tuttu. "Bırakın, karışmayın" dedi." Karı-koca kavgası." Bu şekilde karı-koca kavgası olmaz.
Dış Ses: Başını yere çarpan hamile kadın, öfkeli eşinin elinden zor kurtuldu. Yaralıydı ama kendi canından çok karnında taşıdığı bebeğini düşündü.
Kadın: Kaç haftalık? Bir şey yoktur bebeğinde?
Dış Ses: Şerife Kocasakal ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Sağlık Ekibi: Yavaş yavaş acele etme. Yavaş yavaş. Bakar mısınız? Hasta gebe.
Dış Ses: Kocasının özrü kabahatinden büyük oldu. "Öldürmediğime dua etsin" dedi. Gözaltına alındı.
Koca: Kavganın sebebi, geliyor bizi evde tehdit ediyor, tahrik ediyor. Adamı gönderiyor. Faruk denen (bib...)gönderiyor.
Muhabir: O kim abi, Faruk kim?
Kayınpeder: Kırığı. Teyzesinin kocası, kırığı.
Muhabir: Peki siz eşi misiniz? Boşandınız mı ağebey?
Koca: Eşiydim, boşandım.
Dış Ses: Karısını döven Emin Kocasakal da, babası da yaptıklarını inkar etti. İkisi de gözaltına alındı.
Muhabir: Nasıl rahatsızlandı?
Kayınpeder: Düştü kendisi
Görgü Tanıdığı: Yok kendisi düşmedi. Kendisi itekledi, kendisi vurdu.
Dış Ses: Hamile kadın da hastaneye kaldırıldı." (Haber Önü ve Ana Haber/ Klip-Kadına Şiddet)
Özetle; uğradığı koca şiddetinin ardından yerde acı içerisinde kıvranan kadının (yüzü hafif flulaştırılmış ancak yakın planda kim olduğu anlaşılabilir), etrafında polis, sağlık görevlileri ve insanlar olduğu haldeki görüntülerine yer verilmiş olup, görgü tanıkları tarafından dayak attığı iddia edilen koca ve şiddete şahitlik edip müdahale etmediği iddia edilen kayınpederle yapılan röportaja yer verilmiştir. Kocanın, "Kavganın sebebi, geliyor bizi evde tehdit ediyor, tahrik ediyor. Adamı gönderiyor. Faruk denen...gönderiyor." ifadesine karşı, "Faruk'un kim olduğunu?" soran muhabire, kayınpederin "Kırığı. Teyzesinin kocası, kırığı." şeklinde mağdur kadına karşı karalayıcı/ yaftalayıcı sözleri, kadının söz hakkı olmadan yayınlanmıştır. Aldığı darbelerin acısıyla konuşacak takatinin olmadığı gözlemlenen darp edilmiş bir kadının, haberde geçen içerik ve üslupla bir kez daha mağdur edildiği görülmüştür. Uyguladığı şiddeti örtmeye çalışan koca ve kayınpeder konuşup kendilerini ifade edebilirken, kendini ifade edecek vaziyette olmayan mağdur kadın, bu suçlamalar karşısında savunmasız bırakılmıştır. Diğer taraftan haber içerisinde mağdurenin adının 2 kez "Şerife Kocasakal" olarak deşifre edildiği görülmüştür.
Sonuç olarak; Show TV logosuyla yayın yapmakta olan AKS Televizyon Rek. ve Film.San. ve Tic. A.Ş. ticari ünvanlı medya hizmet sağlayıcının söz konusu yayını ile, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ifade edilen, "İnsan onuruna...aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." hükmünü ve aynı maddenin (s) bendinde yer alan "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." hükmünü ihlal ettiği değerlendirilmiştir.” Şeklindeki değerlendirmelere yer vermiş olduğu,
Yayın Kuruluşunun 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (s) bentlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar Daire Başkanlığı’nca yayında 6112 sayılı Kanunun birinci fıkrasının (s) bendinin yanı sıra, (ç) bendinin de ihlal edilmiş olduğu kanaati belirtilmiş olsa da, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda;
Kocası tarafından şiddete uğrayan bir kadına dair verilen haberin içeriğine bakıldığında; aldığı darbelerin acısıyla konuşacak takatinin olmadığı gözlemlenen darp edilmiş bir kadının, haberde geçen içerik ve üslupla bir kez daha mağdur edildiği, şiddet uygulayan koca ve kayınpederin konuşmalarına yer verilmesine karşın, kendini ifade edecek vaziyette olmayan mağdur kadının, suçlamalar karşısında savunmasız bırakıldığı, dolayısıyla kadına yönelik baskıları teşvik edici ve kadını istismar edici bir yayın yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle bahse konu yayında, 6112 Sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde yer alan"Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." ilkesinin ihlalinin ön plana çıktığı sabit görülmüştür.
Bu itibarla; 6112 Sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendindeki; "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasına göre;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 24.924.208,30 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 498.484,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


