İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 08.02.2016 tarihli ve 129 sayılı yazısına konuyayına ilişkin Uzman Raporunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“E2 logosu ile yayın yapan Yonca Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. ünvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta her hafta Salı ve Pazar günleri saat 22:00'da "Lilyhammer" adlı dramatik yapım 7+, Şiddet Korku, Olumsuz Örnek akıllı işaretleri ile yayınlanmaktadır. Lilyhammer adlı dizide New York'lu eski bir gangster olan Johnny'nin Norveç'in Kış Olimpiyatlarının düzenlendiği bir kasabasına göç etmesi ve başına gelenler konu edilmektedir. Giovanni Henriksen yeni adıyla bu kasabada yeniden mafyatik ilişkiler kuran karakterin etrafında oluşanlar komedi havasında ekrana getirilmektedir.
Rapora konu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'nın 44096195- 110.02.02/E.19954 sayı ve 30.11.2015 tarihli yazısıyla temin edilen 14.11.2015 tarihli bölüm 22:54:55-23:43:10 saatleri arasında 48 dk. 15 sn. süre ile yayınlanmıştır. Bu bölümde dizinin ilk sahnesinde annesinin erkek arkadaşının Stanley'nin evlenme teklif etmek için hazırladığı sürprizi Torgeir bozmaktadır. Daha sonra mafyatik ilişkilerle ilgili etkileşimler yaşanmaktadır.
23:12:38'de Stanley'nin evlilik teklifinin kabul edilmesinin ardından arkadaşları ona sürpriz bir bekarlığa veda partisi düzenlemiştir. Polis gibi görünen iki kadın tarafından tutuklanan adam, kabine girdiginde tutuklama olmadığını görür ve bir kadın altında hiçbir şey olmayan gömleğini çıkarır ve üstü çıplak kalmaktadır. Ardından görüntüler Johnny'nin sahibi olduğu Flamingo adlı gece klübüne geçer. Bekarlığa veda partisinin burada devam ettiği, bir kadının Stanley'nin önünde sadece göğüs uçları kapalı kalacak şekilde üst kıyafetini çıkarttığı görülmektedir. Yarı çıplak başka kadınların arasında Stanley adlı karakterin dans ettiği hatta dansçı bir kadını rızası dışında dansa zorladığı ve kadının kaçtığı ekrana yansımaktadır. Sonraki sahnede aynı dansçı kadını saçından çekiştirerek kendine doğru eğdiği ve kadının acı ve rahatsızlık sesleri çıkardığı yer almaktadır.
23:17:44'te dansçı kadınlardan birinin koridorda yere çökmüş ağladığı ve Johnny'nin onun yanına gelerek onu teselli ettiği ve para vererek eve gönderdiği görülmektedir. Kadın, Stanley'nin davranışlarından rahatsız olduğunu belirtmiştir. Bir sonraki gün komşularının çiftliğine saldırmasından sonra Johnny'den emir alan Torgeir and Roar onu evinden zorla alır ve onun telefonundan annelerine ayrılık mesajı atarlar.
"Kadın Cinayetlerini Durduracağız" adlı kadın hakları platformunun (2015) derlediği sonuçlara göre 2015 yılı Kasım ayında 25 kadın öldürülmüştür ve bunların tespit edilmeyen %16'sı dışındakilerin katili kadınların yakınıdır (eş, eski eş, erkek arkadaş, eski erkek arkadaş, oğul). Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi'nde "Yayıncının Sorumlulukları" başlıklı 7.maddesinin 1.bendinde "Program hizmetlerinin sunuş ve içerik bakımından bütün unsurları, insan onuruna ve temel insan haklarına saygılı olacaktır." hükmü yer almaktadır. Program hizmetlerinin "edebe aykırı olmayacak ve pornografi içermeyecek, şiddet eğilimini körüklemeyecek" şeklinde belirtilmiştir.
Ayrıca "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi"nde (CEDAW) de yer aldığı üzere "Kadınlara karşı her türlü ayrımı yasaklayan ve gerekli yerlerde yaptırımları da içeren yasal ve diğer uygun önlemleri" vurgulamaktadır. CEDAW'ın 5/a bendinde, "Taraf devletler aşağıdaki bütün uygun önlemleri alacaklardır: Her iki cinsten birinin aşağılığı veya üstünlüğü fikrine veya kadın ile erkeğin kalıplaşmış rollerine dayalı önyargıların, geleneksel ve diğer bütün uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla kadın ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarını değiştirmek" şeklinde belirtilmiştir.
Medyanın genel itibariyle kadınlara yer verişi şiddet gören ve erkek egemenliğini pekiştirir halde olmaktadır. Kurmaca yapımlarda kadınların yine bu tutumla yer bulduğu mağdurluğunun yaygın ve kabul edilir varsayıldığı gözlenmektedir. Kadınlara yönelik şiddette kadınların maruz kaldıkları şiddetin sebebi olduğu ya da erkeğin bu şiddete başvururken "kendisine hakim olamadığı" vurgusu yer almaktadır (Ilgaz Büyükbaykal 2007). Bir başka deyişle kadına karşı şiddet uygulayan erkeğin failliği elinden alınıp ehliyetsizleşmekte ve sorumsuzlaştırılmaktadır.
Bahsi geçen dizide de erkeğin şiddet uyguladığı kadının bekarlık partisi adı verilen eğlencede yer alan bir kadın oluşu ve erkeğin sarhoş olma hali, karakterin kendisini aklamak için kullandığı bir neden olarak öne sürülmüştür. Oysa şiddetin ve şiddetin bir türü olarak cinsel saldırının herhangi bir hafifletici nedeni kabul edilmemelidir. Dizinin bir başka yerinde de başka karakterler tarafından da şiddet uygulayıcı karakterin uyguladığı şiddetin aşırılığı kabul ve tasdik edilmektedir.
Çeşitli araştırmalarda da ortaya çıktığı üzere kadınların medyada yer alışı şiddet mağduru olarak cinsiyetçi söylemlerledir (Köse 2011: 414). Egemen toplumsal cinsiyet kalıpları, haber metinleri ile yeniden üretilerek haberlerin kadın hakları aleyhine, eril metinler olarak aktarıldığı bulgulanmıştır (Tokdoğan 2013: 12). Kadınların medyada yok sayma, önemsizleştirme, kurbanlaştırma ya da suçlanma şeklinde yer alması yanında kadının aile içi şiddetin mağduru olduğunda da medyaya yansıyışının değişmediği görülmektedir (Altun ve ark. 2007: 11). Felaket mağduru kadın stereotipleri, erkek egemen cinsiyetçi dilin yeniden üretilmesine neden olmaktadır (Şahin 2012: 55). Kadının insan haklarının ihlali ve kadına karşı şiddetin önlenmesi için sorumlu bir politika izlenmesi bir yana, medyanın bizzat kendisi bu eşitsizliğin ve şiddetin kitlesel düzeyde öğretildiği, desteklendiği, yeniden üretildiği bir araç haline gelmiştir (Gülbahar 2007: 87). Kadınların haberlerde şiddetin nesnesi olmasının yanında bu şiddetin etkilerini sağaltmak yerine kurgu yapımlarda da bu eril hal devam ettirilmektedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin "Medyada Çeşitlilik Kılavuzu" içerisinde "Cinsiyetleri ve cinsel yönelimleri nedeniyle şiddete uğrayanlarla ilgili haberlerde mağdurların onurunun korunmasına gereken özen gösterilmelidir" ilkesine yer verilmektedir. İlgili dramatik yapımda kadına karşı şiddeti olağan gösterilmesi, failin sorumluluğunun azaltılması ve kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı bir şekilde edilgen ve sömürülen hali yayıncı kuruluşun "Hak Odaklı Kadın Haberciliği"ne* uygun yayın yapmadığı düşünülmektedir.
Sonuç olarak, E2 logosu ile yayın yapan Yonca Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. ünvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yapmış olduğu bu yayını ile 6112 Sayılı Kanun'un 8.maddenin 1.fıkrasının (s) bendine göre "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, ... ve kadını istismar eden programlar içeremez." ilkelerini ihlal ettiği değerlendirilmektedir."şeklindeki hükümlerini ihlal ettiği değerlendirilmiştir.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer vermiş olduğu,
Yayın Kuruluşunun 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda; ihlale konu dizide yer alan sahneler dikkate alındığında, kadına karşı şiddetin olağan gösterildiği, failin sorumluluğunun azaltılması ve kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı bir şekilde edilgen ve sömürülen halinin ekrana yansıtıldığı bahse konu yayında, 6112 Sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının s bendinde yer alan"Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez."Hükmü ile çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türdeki içeriğe sahip mezkur programın bunların izleyebileceği zaman diliminde yayınlanmış olması sebebiyle de 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde... yayınlanamaz."hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
1-6112 Sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının s bendininin ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması,
2-6112 Sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk defa ihlali nedeniyle uyarılması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; E2 logosuyla yayın yapan YONCA RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
1- 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendindeki; "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasına göre;
a- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 392.461,73 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2015 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 13.601 (onüçbinaltıyüzbir - ) Türk Lirasından az olamayacağından 13.601 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine, Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oyçokluğu ile,
2- 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ... yayınlanamaz" hükmünün ihlali nedeniyle,aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “UYARI” YAPTIRIMININ UYGULANMASINA, 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin İkinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının yapılacak tebligatta bildirilmesine, Üst Kurul Üyeleri Süleyman DEMİRKAN, İsmet DEMİRDÖĞEN ve Ersin ÖNGEL’in karşı oylarıyla, oy çokluğu ile,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 17.02.2016 gün ve 10 sayılı toplantıda aldığı 1 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 17.02.2016 gün ve 10 sayılı toplantıda aldığı 1 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.


