İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 01.02.2016 tarihli ve 96 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Star TV logosuyla yayın yapmakta olan Işıl Televizyon Yayıncılık A.Ş. ticari ünvanlı yayın kuruluşunda hafta içi günleri saat 13:30'da Seda SAYAN ve Uğur ARSLAN tarafından "Evleneceksen Gel" adlı bir evlilik programı yayınlanmaktadır. Stüdyoda bulunan erkek ve kadın adaylar birbirlerine talip olabildikleri gibi dışarıdan arayan talipler de ilgili erkek veya kadın adayla stüdyoya gelip görüşebilmektedir. Genel izleyici koruyucu sembolüyle yayınlananprogramın baskın içeriğinin, toplumun temel kurumlarından biri olan ailenin değerini ve önemini olumsuz yönde etkileyebilecek, evlilik kurumunu itibarsızlaştırıcı ve katılan adayların özel hayatlarının dramatik unsurlarını tekrarla ifşa ederek insan onurunu zedeleyici bir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu programa gelen şikâyetlerde çoğunlukla, "Evlilik gibi kutsal bir kuruma zarar verdiği, adayların evlenme gayelerinin olmadığı, düşük nitelikli bir program olduğu, adayların olumsuz söz ve davranış biçimleriyle aile kurumuna zarar verdikleri vs." hususlara değinilmektedir.
Programın aile, evlilik ve insan onuru açısından olumsuz içeriğini örneklemek amacıyla muhtelif günlerden seçilen farklı vak'alar iki grupta deşifre edilecektir:
1- Evlilik ve aile kurumları bağlamında uygun olmayan haller:
11.01.2016 tarihinde yayınlanan bölümde, saat 15.27.37'de, Gözde ve Mustafa ikilisinin programda ikinci defa nişanları yapılacağı gün Gözde, Mustafa annesinin kendisinden talep ettiği elbiseyi almadığı için nişana gelmez. İlk nişan da benzer bir sebeple yapılamamıştır. Bunun üzerine mezkur tarihli programda taraflar Gözde ile Mustafa stüdyoda buluşurlar. Gözde, Seda SAYAN ve Uğur ARSLAN arasında ayakta durmaktadır. Mustafa ise oturur haldedir. Gözde'nin nişana neden gelmediği sorgulanır:
(Raporun bu bölümünde karşılıklı konuşmalara ilişkin deşifre metinlerine yer verilmiştir.)
Bu arada damat adayı Emrah herkesi susturup mikrofonu eline alır. Neslihan'a niye yanından kalktığını sorar ve Neslihan onu cevaplar: "Niye ben senin gibi saksı gibi orda mı oturcam? kararını vermiyosun ki düzgün, düzgün kararını vermiyosun yaaa!..." Bu arada stüdyoda bulunan Yusuf, izleyicinin duyamayacağı ancak Neslihan'ın duıyabileceği şekilde onu tahrik edici bir şeyler söyler ve Neslihan: "Var ya bip.... bak var ya çok fazla oldun sen: Neyi diyosun be! Ne diyosun! Bip..." diyerek Yusuf'a doğru hiddetle yönelir ve yayın burada kesilir.(Klip 6 - Evleneceksen Gel - Ailenin Korunması)
2- Kişisel hikayelerin insan onurunu zedeleyici biçimde ifşası:
Hikayesi dramatik olan adayların özel hayatları ve aile fertleri özel çekim yapılarak, program esnasında ilgili karakter söz konusu olduğunda VTR olarak izleyiciye tekrarlanarak izlettirilmektedir. Bu karakterlerden biri de Parkinson hastası annesine bakmak durumunda olan damat adayı Kadir'dir. (11.01.2016 tarihli program saat: 16.37.40) VTR'de kendisini savunamayacak durumda olan hasta anne çaresiz ve donuk bakışlarla yatağında yatmaktadır. Aynı mekanda bulunan Kadir annesinin hastalık hikayesini anlatırken anneannesi de Kadir'in yanında sessiz ve mağdur oturmaktadır. Kadir annesi için gün boyu neler yaptığını anlatırken, "Bezliyorum." dediğinde, annesinin altına yatağa idrar bulaşmasın diye konulan beze yakın çekim yapılır. Tüm bu süre zarfında anne yatağında sessiz, mağdur ve düşkün bir şekilde yatmaktadır. Sonrasında tüm bu yükü tek başına üstlenmek durumunda kalan hayırlı evlat Kadir'e odaklanılır. "Bunları yaşamak istemezdim çok zor yani çok zor. 21 yaşında bir erkek olarak çok zor ..." diyen Kadir'e eşlik eden gözyaşları, tıpkı annesine ait görüntülerde olduğu gibi izleyiciyi duygusal olarak rahatsız edip, duygusal istismara yol açacak şekilde yakın çekim ekrana getirilmiştir.(Klip 2 - Evleneceksen Gel - İnsan onuru)
Yukarıda deşifre edilen programın baskın içeriğini temsil eden örnekler ilgili mevzuat kapsamında iki tür ihlal oluşturmaktadır:
1- Programın bir evlendirme programı olduğu iddia edilse de adayların söz, tutum ve davranışlarıyla ortaya koydukları olumsuz hatta tabir-i caizse "amiyane" resim, bunun aksine işaret etmektedir. Adayların da birbirlerini sıklıkla, "oynuyorsun, kameralara oynama vs." şeklinde itham ettikleri gibi adaylar, evlilik gibi önemli bir müessesenin gerektirdiği ciddiyet ve sorumluluktan uzak bir yaklaşım ve davranış biçimi sergilemektedirler.Fiziksel özellikler (Maço, uzun boylu vs.) ve ekonomik varlık durumu (15 milyar gelir, dükkan vs.) ön planda tutulurken, tarafların birbirlerine kolaylıkla yalan söyleyebildikleri, birbirlerini aşağılayıp rencide ettikleri hatta kandırılmaları nedeniyle küçük düşürücü sözlü kavgalar ettikleri nahoş manzaralar ortaya çıkmaktadır. Ekranda görünmek için kurgulanan sahte benlikler, gündelik yaşamın gerçekliğiyle çoğu zaman taban tabana zıtlık oluşturmaktadır. "Evlilik oyununun" kurallarına aynı koşullarla tabi olan kadınların onurları ise, erkek adaylar tarafından milyonlar önünde kolaylıkla hiçe sayılmaktadır. Mezkur programda milyonlar tarafından "izleniyor" olmayı önemli bir fırsat olarak değerlendirdikleri izlenimi veren adaylar, ciddiyet ve sorumluluktan uzak bir biçimde "kameralara oynarken", evlilik kurumunun itibarsızlaşmasına ve ailenin değer ve öneminin olumsuz yönde etkilenmesine aracılık etmektedirler.
2- Programa katılan adaylardan dramatik hayat hikayesine sahip olanların özel hayatları ve aileleri, hasta anne vs., izleyiciyi duygusal olarak rahatsız edecek şekilde istismar edilmektedir. Bir adayın evlenmesi için kendisine talip olacak adaylar ve milyonlar nezdinde acındırılacak şekilde gündelik hayatının veya yaşam öyküsünün bir kesitinin tekrarlanarak sunulması ve VTR'lerle servis edilen aile üyelerinin özel ve mahrem hallerinin ifşa edilmesiyle onurlarının zedelenmesine aracılık edildiği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; Star TV logosuyla yayın yapmakta olan Işıl Televizyon Yayıncılık A.Ş. ticari ünvanlı yayın kuruluşu mezkur yayınıyla, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."hükmüne ve (f) bendinde yer alan, "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmüne aykırı yayın yaptığı kanaatine varılmıştır.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait video ve deşifre kayıtlarının tetkiki neticesinde, bahse konu yayına ilişkin uzman raporundaki değerlendirmelerde ayrıntılarına yer verildiği şekilde, yayında yarışmacıların birbirlerine karşı sarf ettikleri kelimelerin ve sergiledikleri tavrın ve genele olarak anılan program formatının, kişi onur ve haysiyeti ile ve ayrıca özel yaşamın gizliliği ilkesi ile bağdaşmadığı tespit edilmiş ve bu nedenle 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Anılan kuruluşa 17.10.2011, 07.11.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.12.2011, 27.12.2011 tarih ve 2011/68, 2011/70 sayılı toplantılarda alınan 36, 9 nolu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşıldığından; aynı hükmün tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere,
STAR TV logosuyla yayın yapan IŞIL TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, ......"ilkesini tekraren ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 48.670.134,66 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 486.701,00 TL. İDARI PARA CEZASI UYGULANMASINA;
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


