İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.05.2016/470 tarih/sayılı yazısının incelenmesi sonucunda, KANAL D logosuyla yayın yapan DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında alınan “6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkra (ç) ve (f) bendinin ihlal edildiği” yönündeki oyçokluğu kararına karşıoy kullandım.
Kuruluşun ekranında düzenli olarak hafta içi her gün yer alan ve kamuoyunda ‘evlilik programları’ olarak adlandırılan türün bir örneği olan Kısmetse Olur isimli programın 23-24 Şubat 2016 tarihlerinde yayınlanan bölümleri için hazırlanan raporda yayının toplumun milli manevi değerlerine aykırı olduğu hususunun yer aldığı görülmektedir.
Ancak bahse konu bölümler incelendiğinde bu yayına ilişkin özel bir durumun söz konusu olmadığı, belirtilen tarihteki programın her günkü içeriği ile ekrana geldiği ve verilen örneklerin benzerlerinin her yayınında tespit edilebileceği görülmektedir. Raporda da esas olarak format hakkında ihlal değerlendirmesi yapıldığı ‘(…) programın formatı dikkate alındığında yayının toplumsal değerlerimize aykırılık teşkil ettiği, bu değerler ekseninde şekillenen aile algımıza zarar verdiği ve program içeriğinin toplumun milli manevi değerlerine aykırı olduğu (…)’ değerlendirmesiyle belirtilmektedir.
Evlilik programları olarak adlandırılan programların çeşitli versiyonlarının çok sayıda kuruluş tarafından ekrana getirildiği, format itibariyle bugün ulaştıkları biçim ve içerik olarak bazı sorunlar barındırdığı görüşüne katılmaktayım. Katılımcıların kimlikleri, aralarında sürdürülen iletişim ve program tarafından önerilen ilişki biçimleri açısından insan onuruna aykırı, küçük düşürücü unsurların ekrana getirildiğini izlediğim bu yapımların 6112/8-1 (ç) bendi hükümlerini sıklıkla ihlal ettikleri hususunda kuşku bulunmamaktadır. Daha önce de Üst Kurul’un çeşitli tarihlerde bu programların birçoğu hakkında bu madde ihlali nedeniyle yaptırım uyguladığı bilinmektedir.
Ancak toptancı bir anlayışla ve bu programların format itibariyle milli manevi değerlere aykırı olduğu ön kabulüyle hareket ederek 6112/8-1 (f) bendini ihlal ettikleri kararını almanın hatalı olduğu görüşündeyim. Söz konusu yapımları milli manevi değerler, genel ahlak ve ailenin korunması penceresinden değerlendirmenin abartılı bir yaklaşım olacağı ve ekranlarda azalmakta olduğunu gözlediğim kadın görünürlüğünü uzun vadede daha da azaltacağı düşüncesindeyim.
Programların toptancı yaklaşımdan kaçınılarak her bir bölümünün ayrıca ele alınması, ihlal varsa insan onuru çerçevesinde değerlendirilmesinin yeterli olduğu görüşünde olduğumdan, kararda karşıoy kullandım.


