İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 29.09.2015 tarihli ve 1466 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ali Ürküt TRT Haber logosu ile yayın yapan kuruluş'da 20.07.2015 tarihinde saat 23.04'de yayınlanan "Pazartesi Sendromu" adlı programda;
-Tek taraflı ve kamuoyunda özgürce kanaat oluşmasını engelliyecek nitelikte yayın yapıldığı, aynı gün Suruç'ta gerçekleşen Işid katliamını gerekçelendirmeye ve masumlaştırmaya çalışıldığını, böylece kamuoyunda Işid'in saldırısıyla ilgili bir haklılık algısı yaratılmaya çalışıldığını,
-Program sunucusu Mücahit Küçükyılmaz'ın "HDP'nin birkaç gün önce açıklaması vardı. Tırnak içinde. Elbette arkamızda siz varsınız PKK'ya hitaben. Elbette dağa yaslanacağıız", diyerek, gerçek dışı, çarpıtma ifadelerle kamuoyunu yanıltıcı bir tutum içerisine girdiğini,
-Program konuğu Murat Yılmaz'ın " Burada HDP ile ilgili bir problem var. PKK ile tuhaf ilişkisi nedeniyle normal siyasi parti olmakta zorlanıyor" şeklinde ifadelerde anayasa ve yasalara göre kurulan partilerinin hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı üretme, partileri hakkında yasa dışı ve şiddet yanlısıymış gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığına dair şikayette bulunmuştur.
Pazartesi günleri saat 23.00'de yayınlanan sunuculuğunu Mücahit Küçükyılmaz'ın yaptığı Gazete Haber Türk Yazarı Bengisu Karaca ve Stratejik Düşünce Enstitüsünden Murat Yılmaz'ın her hafta gündemi değerlendirip yorumladıkları programın şikayete konu olan 20.07.2015 tarihli yayını incelenmiş ve ilgili ifadelerin yer aldığı bölümün deşifresi aşağıda sunulmuştur.
23.04.40
Mücahit Küçükyılmaz:Pazartesi Sendromuna hoş geldiniz...bugün öğle saatlerinde Şanlı Urfa'nın Suruç ilçesinden gelen patlama haberi bir intihar saldırısı olduğu düşünülen terör saldırısı olduğuda kesin olan patlama haberi bütün Türkiye'yi derinden üzdü ve bunun yansımaları bunun yankılırı şu an gündemi belirlemeye devam ediyor, bizim elbette konuşmayı düşündüğümüz bir çok gündem vardı ama Ş.Urfa'dan gelen ve şuan itibariyle 31 vatandaşımızın hayatını kaybettiği patlama haberi bugün ana konumuz olacak. Onun dışında onunla bağlantılı olarak konuşabileceğimiz konular var terör meselesi, terörün odakları, sınırımızın hemen güney tarafında ortaya çıkan fiili durumun Türkiye'yi etkilemeye başlaması....
23.43.03
Mücahit Küçükyılmaz:Ardarda açıklamalar geldi bugün Çankaya köşkünde Başbakan Davutoğlu başkanlığında bir güvenlik toplantısı yapıldı. Suruç'ta bir patlama Adıyaman'daki saldırı ve onun etrafındaki gelişmeler gündeme alındı ve Başbakan davutoğlu'nun bir açıklaması oldu orada ilginç nokta vardı biraz daha sağduyulu serinkanlı bir yaklaşım görülüyordu ve bütün partileri mecliste grubu bulunan bütün partileri bir ortak deklerasyon çağrısı yaptı bu çağrının henüz nasıl yankı bulduğunu bilmiyoruz yayına girdiğimiz saatlerde buna henüz bir cevap yoktu, ama anlaşılan o ki biraz fütursuzca faili baştan ilan eden ve Türkiye'yi dünyaya şikayet eden savaş tamtamları çalan açıklamalara karşı etkili olabilecek bir çözüm önerisiydi siz nasıl yorumluyorsunuz ortak deklarasyondan birşey çıkar mı?
Murat Yılmaz:İnşallah çıkar...Deklarasyondan maksat her türden terör örgününün ve silahlı eylamların önüne geçecek türkiye'deki rejimin siyaset ve seçim marifetiyle işlediğini ortaya koyan demokratik hukuk devletinin kurallarının hatırlatan ve bu manada da dışarıdan her türlü mücadeleye karşı çıkan bir perspektif olacak her halde. Siyasi partilerin buna katıda bulunması varlıklarının icabu. Siyasi partiler nasıl demokrasinin vaz geçilmez müesseseleriyle aynı şekilde siyası partiler içinde şiddetin olmadığı seçimin demokratik hukuk devletinin esas alındığı, silahlı propagandanın olmadığı, serbest rekabetin ve propagandanın olduğu bir iklim savunulacak bir iklimdir. İşte burada HDP ile ilgili problem var. HDP bu PKK'nın yaptığı KCK'nın yaptığı açıklamalar dolayısıyla işte PKK'yla tuhaf ilişkisi dolayısıyla, normal bir siyasi parti olmakta zorlanıyor.
Murat Yılmaz:Tam öyle değilde şöyleydi o. Figen Yüksekdağ Suriye'deki PYD'yi kastederek biz PYD'ye dayanıyoruz ve oradan AKP'ye sizin arkanızda kim var gibi DEAŞ'ı akla getirecek bir çıkışta bulundu...
Murat Yılmaz(23.49): ...Bir başka hususta şu deklarasyona imza atmamanın gerekçesi şu olabilir Suriye'deki problem PKK'nın PYD adı altında müdahil olduğu ve orada bir alan kazandığı, alan kazandığı bir hale doğru seyretti o yüzden, şimdi bu günkü saldırır bir nedenide PYD'nin Suriye'de yapıp ettikleri yani DEAŞ'la çatışması yüzünden bu gün Suruç'ta bomba patladı, ya da Diyarbakır'da bomba patlamıştı bu şimdi söylenmiyor ama meselenin, DEAŞ'ın Türkiye'de eylem yapmasının bir sebebi bu. Bana kalırsa bu olmasa da yapacaktı çünkü söylediğim gibi DEAŞ'ın mantığı çevresindeki bütün müslümün ülkelerle çatışmaya görütecek bir mantık onlara ya bana itaat edeceksiniz ya da sizinle savaşacağım...gibi bakış açısı var....
Yapılan incelemede, şikayete konu olan açıklamalar değerlendirildiğinde, bahsi geçen ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Siyasi çatışmaların veya rekabetin bir sonucu olarak partilerin eleştirilmesi, demokratik bir ülkede ifade özgürlüğünün gereği olarak kabul edilmelidir. Yayının şikayete konu olan iddiaların doğruluğunun ya da yanlışlığının tarafımızca açıklığa kavuşturulması mümkün değildir.
Sonuç olarak; TRT HABER logolu medya hizmet sağlayıcı ilgili yayınında , 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığına ancak ilgilinin 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinde düzenlenen düzeltme ve cevap hakkını kullanabileceği kanaatine varılmıştır.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın Kuruluşu'nun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanun'a aykırı bir husus olmadığı ilgilinin 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinde düzenlenen düzeltme ve cevap hakkını kullanabileceği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre ve video kayıtlarının tetkiki sonucunda; şikayete konu programda, bahsi geçen ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Siyasi çatışmaların veya rekabetin bir sonucu olarak partilerin eleştirilmesi, demokratik bir ülkede ifade özgürlüğünün gereği olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle mezkur yayınının, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.
Kaldı ki ilgilinin 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinde düzenlenen düzeltme ve cevap hakkını kullanabileceği de açıktır.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 21.10.2015 gün ve 45 sayılı toplantıda aldığı 72 no.lu karara karşı oy yazısı.
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.
Üst Kurulun 21.10.2015 gün ve 45 sayılı toplantıda aldığı 72 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ersin ÖNGEL Şerhidir.
Üst Kurulun 21/10/2015 gün ve 45 sayılı toplantısında aldığı 72 no.lu karar karşı oy yazısı.
İsmet DEMİRDÖĞEN Şerhidir.


