saat 15.00’te yayınlanan “HABER HATTI”
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 23.10.2015 tarihli ve 1680 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“07.10.2015 tarih ve 30607 no'lu evrak ile gelen Fetullah GÜLEN vekili Av. Nurullah ALBAYRAK'ın şikayet dilekçesine binaen, TRT HABER logolu medya hizmet sağlayıcının 01.09.2015 tarihli yayını incelenmiş olup, elde edilen bulgu ve kanaatler aşağıda sıralanmıştır.
İlgi şikayet dilekçesinde 01.09.2015 tarihli Haber Hattı programının Fetullah Gülen ve sevenlerini terör örgütü olmakla ve çeşitli suçlamalarla itham ettiği, hedef gösterdiği belirtilmiştir. Programın şikayet konusu bölümünde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay konuk olmuş, Koza-İpek Grubu'na yapılan operasyonla ilgili düşüncelerini paylaşmıştır. Operasyonun haklı olduğunu belirtmek üzere aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır :
"...Bu bir Gülen yapısının, paralel yapının ki artık, Milli Güvenlik belgesine bir terör örgütü olarak bir tehlikeli ve Türkiye'yi tehdit eden bir yapı olarak geçmiş. Türkiye'nin milli güvenlik belgelerine bir terör örgütü olarak geçmiş bir yapının finansörleri arasında yer aldığı cümle alem tarafından bilinen bir yapı bu... Kendileriyle rekabet içerinde olduğunu hissettikleri kim varsa, hangi iş adamı, hangi bürokrat, hangi insan, hangi esnaf varsa ona çökmek gibi bir aslında çökmek diyoruz, çünkü çökmek bir mafya tabiridir. Aslında mafya gibi hareket eden bir yapı. Aslında hiçbir mafya bu kadar tehlikeli değil. Çünkü hiçbir mafya bu kadar örgütlü değil. Bu uluslararası bir örgütlülüğe de sahip bir yapı ve bugün açık ve aleni bir şekilde terör örgütü PKK'yı desteklemekten de geri durmuyor. Yani bugün zannetmeyin ki PKK son zamanlarda ulaştığı bu örgütlülüğü bu eylemselliği sadece kendi imkanlarıyla yapıyor. Bu büyük ölçüde bazı kendileriyle işbirliği yapan paralel yapıya mensup polislerin göz yumması hatta destekleriyle, düşünün polis arkadaş kendi polis arkadaşının şehit edilmesine göz yumacak. Onun istihbaratına göz yummak onun istihbaratını gizlemek, veyahut da benzer bir takım nitelikli bir sürü eylemlere imza atabiliyorlar..."
Yukarıda deşifresi yapılan ifadelerin büyük çoğunluğu şikayet dilekçesinde yer almakla beraber dilekçenin devamında; "Başvuruya konu programın yukarıda alıntı yapılan kısımlarından anlaşıldığı üzere konuşmacı, müvekkilim ve sevenleri hakkında bu konuda verilmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde 'terör örgütü' ifadesini kullanarak çeşitli suçlamalarda bulunmuş, onları hedef göstermiştir. Muhatap kanal ve konuşmacılar halkı gerçek bilgilerden haberdar etme amacı gütmemekte müvekkilim hakkında iftira niteliğinde iddialar ortaya atarak müvekkilimin kamuoyunda itibarını zedelemeyi ve kin ve nefretin odağı haline getirmeyi hedeflemektedir. Kanalın, yayınladığı çoğu programda ve konuşmacıların katıldıkları programlarda sözü bir şekilde müvekkilim ve sevenlerine getirmeleri de bu iddiamızı destekler mahiyettedir. Medyanın toplum üzerindeki etkileyici gücü göz önünde bulundurulduğunda söz konusu algı çalışmalarının, müvekkilimin kişilik haklarına yönelik zararının boyutu daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki yargılama devam etmektedir. Konuşmacıların ifadeleri, yargıya intikal eden bir olayda olayın tek taraflı aktarılmasına, kişilerin kamuoyu nezdinde mahkum edilmesine neden olmaktadır. Bu durum 6112 sayılı Kanun'un 8/i'de belirtilen "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez, yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz.' hükmüne aykırılık teşkil etmektedir." denilmiş ve söz konusu yayının, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Yayın Hizmeti İlkeleri" başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (ç), (e), (ı), (i) ve (k) bentlerine aykırı olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, mezkur yayında, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu
Kuruluşun yayınladığı programda, 6112 sayılı Kanunun hükümlerinin ihlal edilmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayında; kamuoyunu yakından ilgilendiren bir konunun eleştirel dille ekrana getirildiği gözlemlenmiş ve 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; TRT HABER logosuyla yayın yapan TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KURUMU hakkında, bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, Üst Kurul Üyeleri Esat ÇIPLAK ve İsmet DEMİRDÖĞEN’in karşı oyları oy çokluğu ile karar verildi.


