İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 29.04.2013 tarihli ve 1125 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
FOX isimli medya hizmet sağlayıcısında, hafta içi her gün, saat 09:50 civarında, canlı olarak ve Genel İzleyici Kitlesi sembolü ile "Serap İle Yeni Bir Umut" adlı bir program yayınlanmakta ve yaklaşık 2.5 saat sürmektedir. Sunuculuğunu Serap Paköz'ün yaptığı programda; küçük yaştaki kızları evden kaçan veya kaçırılan aileler ile yakınlarından haber alamayan kişiler konuk edilmekte, kayıp kişilerin isimleri, resimleri, kimlik bilgileri v.b. özellikleri paylaşılmakta, konuklara olay günü anlattırılmakta, kaybolan kişilerin iletişim halinde olduğu veya kaçırdığından şüphelenilen kişiler telefonla ya da stüdyoya çağrılarak bilgilerine başvurulmakta ve stüdyodaki bir grup seyirci ile ipuçları değerlendirilmeye çalışılmaktadır.
Programın, 28 Şubat ile 4,5,6,7,8 ve 11 Mart'taki yayınlarına, Samsun Canik'te 21.11.2012 tarihinde kaybolan 43 yaşındaki Ayhan Çelik'in, eşi Döndü Hanım, ağabeyi Aydın Bey ve kızkardeşi Menekşe Hanım konuk edilmiştir. Yayınlarda, Ayhan Çelik'in ne zaman, nerede ve nasıl kaybolduğu işlenmiş, aynı tarihlerde yine aynı bölgede ormanlık alanda öldürülmüş, yakılmış ve hayvanlar tarafından parçalanmış, tanınmayacak halde bulunduktan sonra, DNA analizi için Adli Tıbba gönderilen bir cesedin, Ayhan Çelik'e ait olup olamayacağı tartışılarak, çeşitli olasılıklar değerlendirilmiştir.
Söz konusu olayın ayrıntıları şu şekildedir:
05.04.2013 tarihli yayının başında, saat 09:51'de yayınlanan VTR'de; "SICAK GELİŞME / ADLİ TIPTAN BEKLENEN RAPOR ÇIKTI! / DÜĞÜM ÇÖZÜLÜYOR! / YAKILMIŞ ERKEK CESEDİ KİME AİT? KATİLLER KİM? / SAMSUN CANİK'TE BULUNAN CESET AYHAN'A MI AİT?" seslendirmesi ve ekran yazılarıyla, beklenen adli tıp raporunun sonuçlandığı duyurulmuştur.(1.Klip)
Kaybolan şahsın ağabeyi Aydın Bey ile kız kardeşi Menekşe Hanımın konuk edildiği yayında; Sunucu Serap Paköz'ün, Ayhan Çelik'in kaybolmasındanSonuç olarak, Meltem Tv logosu ile yayın yapmakta olan Meltem Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş ticari bir süre sonra bulunan erkek cesedine, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA testinin sonuçlandığına ilişkin açıklamaları yaptığı bölümün deşifresi aşağıdadır: ( Bu bölümde anılan deşifre metnine yer verilmiştir. )
Yukarıda verilen deşifre metinlerde de görüleceği gibi, yayında;
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Anılan yayında; 6112 sayılı Yasa'nın; 8. Maddesinin birinci fıkrasında belirlenen; "Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla bu fıkrada yer alan ilkelere uygun olarak sunarlar." ilkesi ile aynı maddenin (ç) bendindeki; "İnsan onuruna ... aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ve (ı) bendindeki; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak... zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz" ilkelerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bilindiği üzere; insan onuru kavramı, bir yandan insanın kendisine duyduğu öz saygıyı, izzet-i nefsi ifade ederken; diğer yandan da, bir insana başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değeri, gururu ve şerefi vurgulamaktadır. Her iki tanım da “onuru”, insana duyulan saygının kaynağı olarak işaret etmektedir. İnsan onuru kavramı hukuk düzeni tarafından da kendisine önem atfedilmiş bir kavramdır. İnsanın doğuştan sahip olduğu dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez hak ve özgürlüklerden olan insan onuru, yasal metinlerde de bu şekli ile düzenlenmiş ve güvence altına alınmıştır.
Söz konusu programda; sahipsiz bir cesedin kayıp bir şahsa ait olup olmadığı açıklanırken, reyting uğruna kayıp kişinin ailesi ikilemde bırakılmış ve aile bireylerinin yaşadığı acı, heyecan, merak duyguları ekrana olduğu gibi yansıtılmıştır. Dahası, aile bireylerinin bu duyguları ekrana verilen yazılarla ve stüdyoda gerilimin yükseltilmesiyle canlı tutulmuştur. Hiç kuşkusuzdur ki, kayıp yakınlarına kasden yaşatılan duygusal dakikalar ve onların hassasiyetlerinin olanca yalınlığı ile ekrana yansıtılması kişi onur ve haysiyetini zedeler bir tutumdur.
Her ne kadar ilgili kişiler programa katılım konusunda rıza göstermişler ise de, bu durum ihlal konusu davranışları hukuka uygun hale getirmemekte, mutlak hak niteliğinde olan "kişi onur ve haysiyetinden kişinin kendi iradesi ile dahi vazgeçemeyeceği" şeklindeki hukuki güvence nedeniyle ihlal oluşumuna engel olmamaktadır.
Bu nedenlerle “Serap İle Yeni Bir Umut” isimli program ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Söz konusu kuruluşa 25.10.2011.tarihli yayınları nedeniyle evvelce Üst kurulun 22.12.2011 tarih ve 2011/69 sayılı toplantısında alınan 28 nolu kararıyla 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşıldığından; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2013 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının beyanının 19.435.173,15 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı 194.351,00 TL (yüzdoksandörtbinüçyüzellibir TürkLirası) İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin,kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen süre içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verilmiştir.


