İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 25.06.2013 tarihli ve 1863 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
"Ulusal 1 Logosuyla yayıncılık yapmakta olan yayın hizmet sağlayıcı kuruluş, Haber Masası adlı bir haber programını izleyicilerine sunmaktadır. Söz konusu haber programının 21 Haziran 2013 tarihinde ekrana getirilen bölümünde stüdyo konuğu olarak avukat Osman Aydın Şahin ve Naci Eriş yayında hazır bulunmuşlar, İşçi Partisi Başkan Vekili Hasan Basri Özbey ve Halil Nebiler adlı gazeteci ise telefonla yayına katılım sağlamıştır. Kamuoyunda Ergenekon Davası olarak bilinmekte olan yargılama süreci ve geçtiğimiz günlerde ülkemiz gündeminde yer bulan Taksim Gezi Parkı olaylarını konu edinen programa ilişkin yapılan izleme ve değerlendirme sonucunda kimi bulgu ve argümanlar elde edilmiştir.
Haber programına telefon aracılığı ile katılım sağlayan, İşçi Partisi Başkan Vekili Hasan Basri Özbey, sürdürülmekte olan bir yargılama sürecine ilişkin olarak program sunucusunun "Efendim siz ne söyleyeceksiniz son sözler alınmaya başlandı." şeklindeki ifadelerine karşılık olarak, Klip 3'te de görüleceği üzere,"...şuanda son söz söylenmedi. Son sözü Türk Milleti söyleyecek. Ne zaman söyleyecek? 5 Ağustosta söyleyecek. Son sözü şimdiden söyleyeyim 5 Ağustos günü milyonlar Silivri'de olacaktır." şeklindeki ifadeleri sarf etmiştir. Bununla birlikte Klip 2'de de görüleceği gibi avukat Osman Aydın Şahin adlı katılımcı "Mahkemeye bir talimat geldi ve bunu bitireceksin. Şimdi bu talimat neden gelir? Şimdi millet ayağa kalktı. İşte Didimden Halil Nebiler aktardı mı. Tayyip gücünü göstermek isteyecektir. Bu milletle bir hesaplaşmadır... Ve bu dava 5 ağustosta çöker. Yüzbinler Silivri'ye kalesine dayanır, zindanı yıkar ve 5 Ağustosta bu dava çöker. Benim inancım bu..." şeklinde ifadeler kullanmış, program sunucusu ise bu ifadeler karşısında suskun kalmış herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Yayın Hizmet sağlayıcı kuruluşlar, yapmış oldukları yayınlarını, hukuk sisteminin ortaya koyduğu normlara uygun yapmak, demokratik toplum yapısının en önemli saç ayaklarından birisini teşkil eden "hukukun üstünlüğü" kavramına uygun düşecek biçimde hazırlayıp sunmakla mükellef bulunmaktadırlar. Meşru yollarla tesis edilen hukuk sistemi içinde yapılan hukuki yargılamaları ve bunların sonuçlarına ilişkin yayınları da bu çerçevede değerlendirmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yasalarında meşru yargılamaların sonuçlarına, kimlerin, nasıl itiraz edebileceği, hangi hukuki yollara başvurulabileceği hangi uluslararası yargılama müesseselerine başvurulabileceği ifade edilmekte, buna karşın mahkemeyi işgal etmek, mahkemeyi basmak, tutukluları serbest bırakmak şeklinde tanımlı bir itiraz yöntemi ortaya koymamaktadır. Söz konusu yöntemler ise bu çerçevede gayri meşru ilan edilmekte ve bağımsız yargılamaya karşı bir tür müdahale olarak nitelendirilmektedir. Bununla birlikte yurttaşları yargı müesseselerine karşı isyan etme, meşru yargı organlarının verdikleri ya da verecekleri kararlara karşı fiili hareket ve zor kullanmaya, bir diğer ifadeyle şiddete başvurmaya dönük çağrıların yapıldığı izlenmiştir. Bu durumun ise yargı kararını beğenmeyen her yurttaşın şiddete başvurmasına imkan, kendi hukukunu oluşturmasına ise zemin yaratacağı, son tahlilde ise kamu düzenini tahrip edilebileceği değerlendirilmiştir.
Haber programının, saat 22.38'de ekrana getirilen kısmında ise Yayın Hizmet Sağlayıcı Kuruluşun program sunucularından olan Halil Nebiler telefon bağlantısı ile yayına konuk olmuş Didim-Akbük beldesinden gözlemlediklerini izleyiciyle paylaşmıştır. Yapılan paylaşımda normal zamanlarda dört beş bin nüfusa sahip olan beldede yaz aylarında bu nüfusun on katına çıktığı ve bu insanların sokaklara döküldüğü ifade edilmiştir. Telefon bağlantısı sürerken, daha önce farklı bölgelerde yapılmış olan eylem görüntüleri ekrana verilmiştir. Bursa, Adana ve Pazarcık şeklindeki ifadeler altında kimi eylem ve gösteriler telefon konuşması boyunca ekrana getirilmiştir. Yayın Hizmet sağlayıcı kuruluşlar kamuoyunun yanıltılmaması ve sağlıklı bir biçimde teşekkül edebilmesi amacıyla sundukları haberler ile ilgili olarak görüntülerin, haber ile ilgili olup olmadığını arşiv görüntüsü ya da tekrar yayını olup olmadığını izleyicilerine bildirmekle yükümlüdürler. Yayın Hizmet sağlayıcı kuruluş izleyicinin dinlemiş olduğu haber ve izlemiş olduğu görüntü arasında sağlıklı bir bağlantı yapabilmesine imkân sağlamakla mükellef bulunmaktadır. Bu çerçevede yukarıda mezkur Yayın Hizmet sağlayıcı kuruluşun telefon bağlantısı aracılığı ile sunmuş olduğu haber ve bu habere ait olmayan görüntüleri ekrana birlikte vererek kamuoyunun özgür bir biçimde oluşmasına engel olmaya çalıştığı ve manipülatif olarak nitelenebilecek bir yayıncılık ile izleyicilerini yanıltmayı amaçladığı değerlendirilmektedir."
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Ulusal 1 logolu Yayın Kuruluşu'nun;
a) Meşru yargı organlarının kararlarına karşı yurttaşları şiddete teşvik ettiği ve "hukukun üstünlüğü" ilkesini zaafiyete düşürecek nitelikteki söylem ve ifadelerin sıklıkla kullanılmasına zemin hazırlaması nedeniyle 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." ilkesi ile (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici .... olamaz." Hükmünü
b) Sunumu yapılan haber ile o habere ilişkin olmayan görüntülerin ekrana getirilerek, ekran görüntülerinin arşiv niteliği taşımasına rağmen bunun belirtilmeksizin yayınlanmasıyla kamuoyunun özgürce oluşumuna engel teşkil edildiği gerekçesiyle aynı ilkenin mezkur fıkrasının (ı) bendinde yer alan "... toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; ...görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği... belirtilmesi zorunludur." hükmünü ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe:Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayında, mahkemeyi işgal etmek, mahkemeyi basmak, tutukluları serbest bırakmak şeklinde şiddet kullanmaya, meşru yargı organlarının kararlarına karşı yurttaşları şiddete teşvik etmeye dönük yayın yapılması nedeni ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla; adı geçen Yayıncı Kuruluş hakkında, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan; "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." hükmünün ihlal etmesi nedeniyle Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasına göre uyarısız “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği,
Bununla birlikte, her ne kadar "hukukun üstünlüğü" ilkesini zafiyete düşürecek nitelikteki söylem ve ifadelerin sıklıkla kullanılmasına zemin hazırlanmış ise de, meşru yargı organlarının kararlarına karşı şiddeti özendirmeye yönelik yayın yapılmasıyla, anılan yayında "hukukun üstünlüğü ve şiddet" ilkeleri ihlalleri iç içe geçmiş durumdadır ve daha ağır yaptırımın öngörüldüğü (ş) bendinden dolayı yaptırım uygulanmış olmakla, ayrıca (c) bendinden de yaptırım uygulanmasına gerek olmadığı,
Kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere;
ULUSAL 1 logosuyla yayın yapan ULUSAL KANAL İLETİŞİM HİZMETLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
1- 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendindeki; “Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz.” hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre;
a- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2013 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 69.384,42 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2013 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 11.886 -onbirbinsekizyüzseksenaltı - ) Türk Lirasından az olamayacağından 11.886 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen süre içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Üst Kurul Üyeleri; Esat ÇIPLAK, Süleyman DEMİRKAN, Ali ÖZTUNÇ ve Ahmet YILDIRIM’ın karşı oyları ve oy çokluğu ile,
2- Bahse konu yayın nedeniyle, 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendindeki; "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." hükmünün ihlali olmadığına ve dolayısı ile kuruluş hakkında İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
Üst Kurul Başkanvekili Taha YÜCEL ile Üst Kurul Üyeleri Hamit ERSOY, Hasan Tahsin FENDOĞLU ve Nurullah ÖZTÜRK'ün karşı oylarıyla oy çokluğu ile,
Karar verilmiştir.


