Üst Kurul Başkanı Davut DURSUN'un gündem dışı olarak; "İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'nın 30/07/2013 tarihli ve 2145sayılı "TRT 1'deki Ramazan Sevinci programı" konulu yazısının görüşülmek üzere gündeme alınmasını öneriyorum." şeklindeki beyanına istinaden yapılan oylamada, konunun gündeme alınmasına oy birliği ile karar verilerek görüşmelere geçilmiştir.
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 30.07.2013 tarihli ve 2145 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
"TRT 1 Yayın Kuruluşu'nda Ramazan ayı boyunca iftardan önce başlayıp iftarla birlikte sona eren "Ramazan Sevinci" adlı dini sohbet program ekrana gelmektedir. Sunuculuğunu Bekir Develi'nin yaptığı programın 23.07.2013 tarihinde ekrana gelen bölümüne avukat Ömer Tuğrul İnançer konuk olarak katılmıştır. İnançer'in hamile kadınlarla ilgili olarak canlı yayında sarf ettiği sözler, toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiyle karşılanmış ve bu sözlere karşı çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda Türkiye Barolar Birliği'de tepkisini dile getirmek üzere Üst Kurulumuza konuyla ilgili şikayette bulunmuştur. İlgi'de sunulan Türkiye Barolar Birliği'nin başvurusunda; söz konusu yayında cinsiyet farkı gözeterek toplumda düşmanlığa neden olacak şekilde nefret duyguları yaratıldığı, kadın onuruna aykırı biçimde kadınları küçük düşürücü, aşağılayıcı ifadelerde bulunulduğu, kadınları cinsiyetlerinden ve doğurganlık yeteneklerinden dolayı ayrımcılığa tabi tutulduğu, toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşerek kadınlara yönelik baskıların teşvik edildiği belirtilmiştir. Şikayete konu yayında konuk Ömer Tuğrul İnançer, evladın anne babası üzerindeki haklarından biri olarak anne babanın evladına helal lokma yedirmesinden bahsederken konuyu Şeyh Vefa'nın bir menkıbesi ile detaylandırmıştır. Ömer Tuğrul İnançer, söz konusu menkıbede Şeyh Vefanın evladının yaptığı bir hataya binaen eşinin bilmeden çocuğa haram bir şeyler yedirmiş olabilme ihtimali ile ilgili konuşmalarından bahsederken "... Komşuya gidiverdiydim konsolun üstünde bir tane limon gördüm. İstemeye utandım. Halbuki utanılacak bir şey değil. Bir de hamileliğim belli değildi. Bilmiyorlardı. Çünkü hamileliği davul çalarak ilan etmek de bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Herşeyden önce estetik değildir. 7 ay 8 ay 6 aydan sonra biraz hava almak için falan işte beyinin otomobiline biner şöyle bi dolanır efendim anne adayı kardeşimiz. Sonra işte bi akşam üstü çıkarlar. Bazı şeyler, şimdi maşallah kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyo. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir, bunun adı terbiyesizliktir..." ifadelerini kullanmıştır.
İnançer; bir menkıbenin anlatımı sırasında "... hamileliğim belli değildi.." ifadesinden günümüze uyarlama yaparken hamileliğin açıkça ilan edilmesinin kendi düşüncesine göre uygun olmadığını, hamile kadınların sokakta gezmelerini estetik görmediğini belirtmiştir. Bu ifadelerde her ne kadar hamileleri incitebilecek bir sertlik varsa da yayında, başvuruda belirtildiği şekilde hamilelere karşı aşağılama, küçük düşürme, onlara karşı baskı oluşturma, toplumda düşmanlığa neden olacak nefret duyguları yaratma gibi unsurların bulunmadığı değerlendirilmiştir. İnançer'in yukarıda deşifresi belirtilen konuşmasının son bölümündeki "Bazı şeyler, şimdi maşallah kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir, bunun adı terbiyesizliktir..." ifadeleriyle ise hamilelerle ilgili olmadığı, kadın pedi reklamlarının hedef alındığı anlaşılmaktadır. İnançer'in bu sözlerinden kadın pedi reklamlarının TV'lerde yayınlanmasından rahatsızlık duyduğu anlaşılmaktadır ki bu ifadelerde de herhangi bir kimse ya da kuruluşun hedef alınmadığı, aşağılanmadığı, hakaret edilmediği, dolayısıyla da sadece kendisini bağlayan kişisel bir düşüncenin ifadesi olduğu değerlendirilmiştir."Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
TRT 1 logolu yayın kuruluşunun mezkur yayını ile 6112 Kanun'un herhangi bir hükmünü ihlal etmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde; anılan yayına katılan konuğun ayrıntısı raporda bahsedilen ve bir menkıbenin anlatımı sırasında kullandığı ifadelerle, önce hamilelikle ilgili sonrasında da kadın pedi reklamları ile ilgili kendi düşünce ve kanaatlerini dile getirdiği, söz konusu ifadelerin kişiyi bağlayan bireysel düşünce ve kanaatin açıklaması olarak, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle konuyla ilgili başvuruda iddia edilen hususların oluşmadığı düşünülmekle, anılan yayında 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir ihlal bulunmadığı, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda belirtildiği üzere; TRT 1 logosuyla yayın yapan TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KURUMU hakkında, bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, Üst Kurul Üyeleri Süleyman DEMİRKAN ve Ali ÖZTUNÇ'un karşı oylarıyla, oy çokluğu ile karar verilmiştir.


