İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 09.07.2013 tarihli ve 1947 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi neticesinde;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Adana Valiliğinin Üst Kurulumuza gönderdiği 09/06/2013 tarih ve 51570 sayılı yazıda; İstanbul ili Taksim Parkında yapılacak düzenlemelerle ilgili olarak 28.05.2013 tarihinde başlayan ve kamuoyunda "Taksim Gezi" olarak adlandırılan protesto gösterilerinin ülke genelinde çeşitli illere yayıldığı ve Adana ilinde de 31.05.2013 tarihinde protesto gösterilerinin başladığı belirtilmiş olup, Akdeniz TV logolu Metro Televizyonu Yayın İletişim Reklam San. Tic. A.Ş. tarafından yapılan yayınlarda da gösterilerin yoğun bir şekilde canlı yayınlarla sunulduğu, habercilik adı altında yayınlanan görüntüler eşliğinde yapılan yorum ve anonslarla 6112 sayılı yasaya aykırı yayın yapıldığı şikayet konusu yapılmıştır. Akdeniz TV adlı yayın kuruluşunun gösterilerin yoğunlaştığı 02-04.06.2013 tarihleri arasında Gezi parkı olayları ile ilgili yaptığı yayınlar incelenmiştir. Yayın kuruluşu söz konusu gösterilerle ilgili akşam saatlerinde 1-2 saate yakın süreli canlı yayın yapmış ve ana haber bülteninde gün içerisinde söz konusu protesto gösterilerinde meydana gelen olaylarla ilgili görüntülere yer vermiştir.
02.06.2013 tarihinde 17:37-18:30 saatleri arasında yorumsuz bir şekilde gösteriler canlı olarak ekrana geti ilmiştir. Söz konusu canlı yayında vatandaşlar tarafından Başbakana ve polislere söylenen "Ananı s.kiyim Tayyip", "Hepiniz o.rospu çocuğusunuz", "Kaçmayın kaçmayın nereye kaçıyorsunuz. Gelsinler o.ospu çocukları. Gelsinler analarını avratlarını s.ktiklerim" şeklindeki küfürler net bir şekilde yayınlanmıştır.
(Raporun bu bölümünde yayıncı kuruluşun haberlerinin deşifre metni yer almaktadır.02-04.06.2013 tarihli yayınları)
Akdeniz TV Yayın kuruluşunun 02-04.06.2013 tarihleri arasındaki yayınları incelendiğinde saat 17:30 da başlamak üzere 24 saatlik yayın süresi içerisinde günlük birkaç saat boyunca Adana ilindeki protesto gösterilerinin ekrana getirildiği tespit edilmiştir. Canlı yayın görüntüleri ana haber bülteninden önce veya sonra yayınlanmıştır. Yayın kuruluşunda haberleri aktaran şahısların canlı yayınlarda genel olarak kamuoyu oluştururken kışkırtıcı olmayan bir dil ve üslup kullanmaya dikkat ettikleri ve vatandaşları itidale sevk eden ifadeler kullanmaya çalıştıkları değerlendirilmiştir. Ancak özellikle yorumsuz olarak ekrana getirilen canlı yayınlarda sokaktaki vatandaşlar tarafından sarf edilebilecek kötü söz ve davranışlara bir önlem alınmadığı ve eylemciler tarafından Başbakana ve polislere edilen argo sözcüklerin yayına ulaşmasına engel olunmadığı net bir şekilde görülmüştür. Günümüz teknolojisiyle yayın kuruluşları canlı yayınları birkaç dakika gecikmeli olarak yayınlayabilmektedirler. Özellikle toplumsal olaylarda yayın kuruluşlarının bu türden olumsuz söz ve davranışların meydana gelebileceğini öngörerek gerekli tedbirleri alması artık bir gereklilik halini almıştır. Ancak Akdeniz TV yayın kuruluşu herhangi bir tedbir almadan olayların içerisinden yayın yaparak söz konusu argo sözcüklerin halka ulaşmasına yardımcı olmuştur."
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayıncı kuruluşun söz konusu yayını ile; 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan "Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." hükmünü ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Gerekçe : Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; yayın kuruluşu tarafından canlı olarak yayınlanan haberde kullanılan, eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü aşağılayıcı ifadelerin aynen aktarıldığı ve buna anılan yayında engel olunmadığı görülmekle Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; “…, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı … ifadeler içeremez.” ilkesinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Söz konusu kuruluşa 15.03.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 26.05.2011 tarih ve 2011/32 sayılı toplantısında alınan 26 nolu kararıyla6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmıştır.
Bu itibarla; 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; ADANA AKDENİZ TV logosuyla yayın yapan METRO TV YAYIN İLETİŞİM REKLAM SANAYİ VE TİC. A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki; “…, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı … ifadeler içeremez.” hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2013 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 11.526,58 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2013 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 11.886 -onbirbinsekizyüzseksenaltı - ) Türk Lirasından az olamayacağından 11.886 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen süre içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


