İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.07.2013 tarihli ve 1991 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“24 logosu ile yayın yapan kuruluşun 05.07.2013 tarihinde 00:00:01 ile 23:59:59 saatlerini kapsayan 24 saatlik yayınının yapılan izlemesi neticesinde; Saat 14:00'de ve 19:00'da yayınlanan haber bültenlerinde hastasına kötü muamelede bulunan bir doktorla ilgili olarak 1 dakika 15 saniye süren bir haber verilmiştir. Söz konusu haberde, bir Rus doktorun ameliyat sonrası hastasının yüzüne ve göğsüne yumruk atarken çekilen kamera kayıtları kullanılmıştır. Güvenlik kameralarına yansıyan bu görüntü tekraren 4 kez verilmiş, "BU KEZ DOKTOR DÖVDÜ" bant yazısı da haber süresince ekranda kalmıştır.
Haber sunucusunun "Rusya'da doktor şiddeti güvenlik kameralarına yansıdı. Bir doktor savunmasız bir biçimde yoğun bakımda tutulan kalp hastasına dayak attı. Talihsiz hasta olaydan 1 gün sonra hayatını kaybederken doktor kendini savundu." ifadesinin ardından görüntüye geçildiğinde ise arka ses eşliğinde "Rusya'nın Perm kentinde bir hastanenin yoğun bakımında çekilen görüntüler deprem etkisi yarattı. Kalp kapakçığı ameliyatı geçirdikten sonra yoğun bakıma alınan 46 yaşındaki hastayla doktor arasında tartışma çıktı. Doktor by-pass ameliyatından yeni çıkan hastanın önce yüzüne yumruk attı, sonra da göğsüne vurdu. Doktor şiddetine maruz kalan hasta olaydan 1 gün sonra hayatını kaybetti. Güvenlik kameralarına yansıyan olay üzerine hem polis hem de hastane yönetimi harekete geçti. Polis soruşturma başlatırken hastane yönetimi doktorun işine son verdi. Cinayete sebebiyet vermekten hakkında dava açılan doktorsa kendini savundu. Rus doktor 36 saat boyunca nöbet tuttuğunu bu yüzden istem dışı vurduğunu iddia etti." ifadelerinin kullanıldığı görülmüştür.
Ne kadar süre önce gerçekleştiği bilinmeyen ve güncelliği konusunda herhangi bir bilgi içermeyen haberde yer alan şiddet görüntülerinin bu kadar sıklıkla bir haberin içerisinde verilmesi kamusal sorumluluk ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Günümüzde televizyon, geniş kitlelere ulaşma imkanına sahip olan ve toplumu etkileme ve yönlendirme gücü yüksek olan bir kitle iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Televizyonun bu özelliği dikkate alınarak, şiddet içerikli yayınlara ilişkin yapılan bilimsel araştırmaların bulguları ışında, bu tür haberlerin ve yayınların toplumda güvensizlik, kaygı, korku gibi olumsuz psikolojik etkiler doğurabileceği ve/veya bu etkileri yaygınlaştırabileceği yadsınamaz bir gerçeklik olarak kabul edilmektedir. Televizyon yayınlarının olumsuz etkilerine karşı daha açık, korumasız ve bilinçsiz durumda olan çocuklar dahil tüm izleyicilerin ekran başında olabileceği saatlerde yayınlanan bir doktorun hastasına kötü muamelesinden dolayı hayatını kaybetmesine ilişkin bu görüntülerin şiddeti kanıksatabileceği, şiddete karşı kişileri duyarsızlaştırabileceği ve hatta kişilerin sorunları çözümünde şiddet başvurabilmelerine neden olabileceği düşünülmektedir. Bu tür şiddet içerikli yayınların çocukların ve gençlerin kimlik oluşumuna olumsuz yönde etki edebilme ihtimali de vardır. Bu durumda haber gibi gerçek yaşantıdan kesitler sunan bir programda yayınlanan bu şiddet görüntülerinin çocuklar ve gençler üzerinde daha fazla olumsuz etki oluşturacağı açıktır. Yayın kuruluşunun bu yayını ile çocukları ve gençleri koruma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmektedir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
24 Yayın Kuruluşu’nun söz konusu yayını ile, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendindeki "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ve ikinci fıkrası hükümlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, Üst Kurul’un 06.08.2013 tarihli ve 46 sayılı toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda;6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlali yönünden değerlendirilmesinde karar yeter sayısı sağlanamadığı, konunun bir sonraki gündeme taşındığı, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bahse konu yayında her ne kadar Daire Başkanlığınca 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası ilkelerinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; yayın kuruluşu tarafından yayınlanan görüntülerin haber niteliğinde ve uyarıcı, bilgilendirici etkisinin olduğu, tamamen eleştirel bir dille verildiği, bu tür konuların verilmesinde kamu yararının bulunduğunun kesin olduğu, haberlerin de zaten biraz bu amaçla verildiği, haberin verilişinde abartıya kaçılmış olmakla birlikte bu durumun, "önemli haberlerde tekrarın biraz abartılı olabileceği" yönündeki mahkeme kararlarının da varlığı karşısında"şiddeti özendirici ve kanıksatıcı" bir boyuta ulaşmadığı, aslında yayıncı kuruluşun da böyle bir kastının bulunmadığı, önemli gördüğü bir olayı mümkün olduğunca dikkat çekici bir şekilde haberleştirme çabası gösterdiği, çocukların etkilenmesi hususunda ise, habere konu olanın tanınmadığı, yüz görüntüsünün net olmadığı, haberin verilişinde zaten mümkün olduğunca hassas davranıldığı ve şiddeti yapanın ayıplandığı ve bu haliyle mezkur haberin 00.00’dan sonra verilmesini gerektirir bir içeriğe sahip olmadığı değerlendirilmekle, mezkûr yayında herhangi bir mevzuat ihlali olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; 24 logosuyla yayın yapan DİNAMİK RADYO TELEVİZYON A.Ş. hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle karar verildi.


