İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.07.2013 tarihli ve 1984 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“NTV logolu yayın kuruluşunda hafta içi her akşam 20:00'den itibaren Ana Haber Bülteni yayınlanmaktadır. Söz konusu programın 04.07.2013 tarihinde yayınlanan bölümünde, Programın başlangıcında sunucu: "Günün öne çıkan haberleriyle NTV Ana Haberle karşınızdayız. Mısır'daki yeni dönem, memura verilecek enflasyon farkı zammı, kanserle mücadelede yeni yöntem, Rus doktorun hastasına attığı dayak ve anne ayının yavrusunu kurtlardan kurtarma mücadelesi ana haberin öne çıkan başlıklarından sadece birkaçı." ifadeleri ile haber başlıklarını sıralamış, 20:24:27-20:25:36 saatleri arasında ise program başlangıcında adı geçen haber başlıklarından "Rus doktorun hastasına attığı dayak" şeklinde zikredilen konuya ilişkin haber görüntülerine yer verilmiş, "Yoğun bakımda hastaya dayak" ana başlığı ve "Doktor hastayı yumrukladı", "Rusya'da doktor yoğun bakımdaki hastayı yumrukladı" alt başlıkları şeklinde gösterilen altyazılar ile birlikte sunucunun bu habere ilişkin yorumu bölünmüş ekranda görüntülenmektedir.
Haber, spikerin: "Sık sık "doktora şiddet" haberlerini ekrana getiriyoruz. Bu kez yine şiddet haberi ekrana getireceğiz. Ama Rusya'dan ekrana gelecek haberde şiddeti uygulayan doktor, şiddetin uygulandığı kişiyse hasta! ifadeleri ile sunulmaya başlanmakta, habere ilişkin görüntüler ilkinde yorumsuz olarak ekrana yansımakta, akabinde ise bölünmüş ekranda bir kez daha spikerin yorumuyla tekrar yayınlanmıştır. Sunucu: "İşte doktorun insanlık dışı şiddetine maruz kalan bu hasta yaşananlardan kısa süre sonra öldü. Ölümünün darpla ilgili olmadığı söylense de.. doktor hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldı. Doktorsa 36 saat aralıksız çalıştığını ve hastanın kendisine hakaret etmesiyle sinirlerine hakim olamadığını söyledi." ifadeleri ile yayını sunmaya devam etmiştir.
Habere konu olan olay; bir doktorun yoğun bakımdaki kalp ameliyatı olmuş bir hastasına uyguladığı şiddeti içeren ve Rusya'da yaşandığı bilinen bir kamera kaydı ilişkin görüntüler olup bir süredir bazı sosyal paylaşım sitelerinde sıklıkla paylaşılan bir görüntü olduğu bilinmektedir.
Haberde yer alan bu hastaya şiddet anlarını gösteren görüntü bir defa başından sonuna kadar tam ekran ve yorumsuz olarak, ikinci defa ise bölünmüş ekranda alt yazı ile ve spikerin yorumu ile olmak üzere herhangi bir montajlama ve/veya mozaikleme yapılmaksızın iki kez tekrar edilerek yayınlanmıştır. Ne kadar süre önce gerçekleştiği bilinmeyen ve güncelliği konusunda herhangi bir bilgi içermeyen haberde yer alan şiddet görüntülerinin bu kadar sıklıkla bir haberin içerisinde verilmesi kamusal sorumluluk ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Günümüzde televizyon, geniş kitlelere ulaşma imkanına sahip olan ve toplumu etkileme ve yönlendirme gücü yüksek olan bir kitle iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Televizyonun bu özelliği dikkate alınarak, şiddet içerikli yayınlara ilişkin yapılan bilimsel araştırmaların bulguları ışında, bu tür haberlerin ve yayınların toplumda güvensizlik, kaygı, korku gibi olumsuz psikolojik etkiler doğurabileceği ve/veya bu etkileri yaygınlaştırabileceği yadsınamaz bir gerçeklik olarak kabul edilmektedir.
Televizyon yayınlarının olumsuz etkilerine karşı daha açık, korumasız ve bilinçsiz durumda olan çocuklar dahil tüm izleyicilerin ekran başında olabileceği saatlerde yayınlanan bir doktorun hastasına kötü muamelesinden dolayı hayatını kaybetmesine ilişkin bu görüntülerin şiddeti kanıksatabileceği, şiddete karşı kişileri duyarsızlaştırabileceği ve hatta kişilerin sorunları çözümünde şiddet başvurabilmelerine neden olabileceği düşünülmektedir. Bu tür şiddet içerikli yayınların çocukların ve gençlerin kimlik oluşumuna olumsuz yönde etki edebilme ihtimali de vardır. Bu durumda haber gibi gerçek yaşantıdan kesitler sunan bir programda yayınlanan bu şiddet görüntülerinin çocuklar ve gençler üzerinde daha fazla olumsuz etki oluşturacağı açıktır. Yayın kuruluşunun bu yayını ile çocukları ve gençleri koruma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmektedir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
NTV Yayın Kuruluşu’nun söz konusu yayını ile, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendindeki "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ve ikinci fıkrası ilkelerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, Üst Kurul’un 06.08.2013 tarihli ve 46 sayılı toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda;6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlali yönünden değerlendirilmesinde karar yeter sayısı sağlanamadığı, konunun bir sonraki gündeme taşındığı, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bahse konu yayında her ne kadar Daire Başkanlığınca 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası ilkelerinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; yayın kuruluşu tarafından yayınlanan görüntülerin haber niteliğinde ve uyarıcı, bilgilendirici etkisinin olduğu, tamamen eleştirel bir dille verildiği, bu tür konuların verilmesinde kamu yararının bulunduğunun kesin olduğu, haberlerin de zaten biraz bu amaçla verildiği, haberin verilişinde abartıya kaçılmış olmakla birlikte bu durumun, "önemli haberlerde tekrarın biraz abartılı olabileceği" yönündeki mahkeme kararlarının da varlığı karşısında"şiddeti özendirici ve kanıksatıcı" bir boyuta ulaşmadığı, aslında yayıncı kuruluşun da böyle bir kastının bulunmadığı, önemli gördüğü bir olayı mümkün olduğunca dikkat çekici bir şekilde haberleştirme çabası gösterdiği, çocukların etkilenmesi hususunda ise, habere konu olanın tanınmadığı, yüz görüntüsünün net olmadığı, haberin verilişinde zaten mümkün olduğunca hassas davranıldığı ve şiddeti yapanın ayıplandığı ve bu haliyle mezkur haberin 00.00’dan sonra verilmesini gerektirir bir içeriğe sahip olmadığı değerlendirilmekle, mezkûr yayında herhangi bir mevzuat ihlali olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; NTV logosuyla yayın yapan NTV RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIĞI A.Ş. hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle karar verildi.


