İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.07.2013 tarihli ve 1987 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“SHOW TÜRK logolu medya hizmet sağlayıcının 04.07.2013 tarihli Ana Haber Bülteni'nde, saat 19.23.48'de Rusya'nın bir şehrindeki hastanede uzun saatlerdir görev başında olan bir doktorun yoğun bakımdaki hastasına şiddet uyguladığı anlarla ilgili bir haber yer almıştır. (Klip 1) "Yoğun bakım doktoru önce hastasının yüzüne vurdu, ardından göğsünün tam ortasına. Üstelik vurduğu o hasta sadece birkaç saat önce açık kalp ameliyatı olmuştu. Yoğun bakım doktoru cihazlara bağlı olarak yatan hastanın yanına geliyor. Hastayla aralarında ağız dalaşı başlıyor. Doktor bir anda hastanın yüzüne yumruk vuruyor. Hızını alamıyor, bir yumruk ta savunmasız olan Botekov'un göğsünün tam ortasına indiriyor. Yaptıkları yetmezmiş gibi, oksijen maskesini çekip bırakıyor. Doktorun hastasına uyguladığı şiddet, yoğun bakımdaki güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Kırk altı yaşındaki Andrea Botekov gördüğü bu şiddetten bir gün sonra hayatını kaybetti. Görüntüler Rusya'da büyük yankı uyandırdı. Şiddet uygulayan doktor işten çıkarıldı. Rus polisi hastanın gerçek ölüm nedenini araştırmaya başladı." ifadeleriyle verilen habere ait görüntülerde ameliyattan yeni çıkmış olan ve yoğun bakım servisinde bulunan bir hastanın doktor tarafından başına ve ameliyatlı göğsüne yumrukla vurulmak suretiyle gördüğü şiddetin pek çok kez tekrarlanarak ekrana yansıdığı izlenmiştir.
Söz konusu şiddet içerikli görüntülerin haberin gerektirdiğinden çok tekrarlanarak haberin ilgi çekiciliğinin arttırılmasının hedeflenmesinin yanı sıra, ekranlara gelen şiddet görüntülerinin toplumda ve özellikle küçük yaşta izleyiciler üzerinde şiddete karşı duyarsızlaşmaya, kanıksamaya yol açtığı hususunun da yayın kuruluşu tarafından göz ardı edildiği düşünülmektedir.
Ne kadar süre önce gerçekleştiği bilinmeyen ve güncelliği konusunda herhangi bir bilgi içermeyen haberde yer alan şiddet görüntülerinin bu kadar sıklıkla bir haberin içerisinde verilmesi kamusal sorumluluk ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Günümüzde televizyon, geniş kitlelere ulaşma imkanına sahip olan ve toplumu etkileme ve yönlendirme gücü yüksek olan bir kitle iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Televizyonun bu özelliği dikkate alınarak, şiddet içerikli yayınlara ilişkin yapılan bilimsel araştırmaların bulguları ışında, bu tür haberlerin ve yayınların toplumda güvensizlik, kaygı, korku gibi olumsuz psikolojik etkiler doğurabileceği ve/veya bu etkileri yaygınlaştırabileceği yadsınamaz bir gerçeklik olarak kabul edilmektedir.
Televizyon yayınlarının olumsuz etkilerine karşı daha açık, korumasız ve bilinçsiz durumda olan çocuklar dahil tüm izleyicilerin ekran başında olabileceği saatlerde yayınlanan bir doktorun hastasına kötü muamelesinden dolayı hayatını kaybetmesine ilişkin bu görüntülerin şiddeti kanıksatabileceği, şiddete karşı kişileri duyarsızlaştırabileceği ve hatta kişilerin sorunları çözümünde şiddete başvurabilmelerine neden olabileceği düşünülmektedir. Bu tür şiddet içerikli yayınların çocukların ve gençlerin kimlik oluşumuna olumsuz yönde etki edebilme ihtimali de vardır. Bu durumda haber gibi gerçek yaşantıdan kesitler sunan bir programda yayınlanan bu şiddet görüntülerinin çocuklar ve gençler üzerinde daha fazla olumsuz etki oluşturacağı açıktır. Yayın kuruluşunun bu yayını ile çocukları ve gençleri koruma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmektedir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
SHOW TÜRK logolu Yayın Kuruluşu’nun söz konusu yayını ile, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendindeki "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ve ikinci fıkrası ilkelerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, Üst Kurul’un 06.08.2013 tarihli ve 46 sayılı toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda;6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlali yönünden değerlendirilmesinde karar yeter sayısı sağlanamadığı, konunun bir sonraki gündeme taşındığı, anlaşılmaktadır.
Gerekçe:Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bahse konu yayında her ne kadar Daire Başkanlığınca 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası ilkelerinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; yayın kuruluşu tarafından yayınlanan görüntülerin haber niteliğinde ve uyarıcı, bilgilendirici etkisinin olduğu, tamamen eleştirel bir dille verildiği, bu tür konuların verilmesinde kamu yararının bulunduğunun kesin olduğu, haberlerin de zaten biraz bu amaçla verildiği, haberin verilişinde abartıya kaçılmış olmakla birlikte bu durumun, "önemli haberlerde tekrarın biraz abartılı olabileceği" yönündeki mahkeme kararlarının da varlığı karşısında"şiddeti özendirici ve kanıksatıcı" bir boyuta ulaşmadığı, aslında yayıncı kuruluşun da böyle bir kastının bulunmadığı, önemli gördüğü bir olayı mümkün olduğunca dikkat çekici bir şekilde haberleştirme çabası gösterdiği, çocukların etkilenmesi hususunda ise, habere konu olanın tanınmadığı, yüz görüntüsünün net olmadığı, haberin verilişinde zaten mümkün olduğunca hassas davranıldığı ve şiddeti yapanın ayıplandığı ve bu haliyle mezkur haberin 00.00’dan sonra verilmesini gerektirir bir içeriğe sahip olmadığı değerlendirilmekle, mezkûr yayında herhangi bir mevzuat ihlali olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; SHOW TÜRK logosuyla yayın yapan AKS ULUSLARARASI YAYINCILIK SAN. VE TİC.A.Ş. hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle karar verildi.


