İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 16.12.2025 tarih ve 106 sayılı yazısına konu “SEÇ FM” çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 21, 22 ve 23.11.2025 tarihlerinde sırasıyla saat 00:00, 02:03 ve 23:00’te yayınladığı program yayınına ilişkin uzman raporu ile ses kayıtlarının incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, “SEÇ FM” çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 21, 22 ve 23.11.2025 tarihlerinde sırasıyla saat 00:00, 02:03 ve 23:00’te yayınlanan, Manisa ve Uşak illerindeki ceza infaz kurumlarında barındırılan mahkumlar ile bu mahkumların yakınlarının istek parçalarının çalınıp mesajlarının okunduğu ve sunucu isminin "Aynur" olduğu anlaşılan programın,
21.11.2025 tarihli bölümünde; “K3 koğuşundaki Gül Uçmaz, K 3 koğuşundan Gül Uçmaz, K3 koğuşuna girmişken o zaman Büşra’ya da seslenelim olmaz mı? Sonra da sevgili hanım ağaya seslenelim… Efendim Uşak Cezaevine sesleniyoruz, sevgili D17 koğuşundan Tunahan Balkaymak, seni çok seven karın, canımdan çok sevdiğim kocam, kralım, evimin direği, gönlümün paşası, eşim, elbet geçecek bir tanem geçecek ama nasıl geçtiğini ikimizden başkası bilmeyecek kocam, seni çok seviyorum, bugün değilse yarın elbette kurtulacağız, elbette kurtulacağız, yeter ki senin canın sağ olsun bir tanem. Baktığım yerde değilsin ama daldığım her yerdesin. Kavuşacağız inşallah seni çok seviyorum diyen Uşak E Tipi Kapalı Cezaevi D17 Koğuşu'ndan Tunahan Balkaymak, seni çok seven eşin Şerife Balkaymak sana gönderiyor sana….Özkan Bülcü, arkadaşlar elimdeki mektuplardan bahsetmek istiyorum, Özkan Bülcü'nün isteği ile devam edeceğim ama öncesinde şöyle mis kokulu parfüm Allah’ım Yarabbim bunlar nasıl güzel kokuyor, bu mektuplar daha açılmadan bu kadar güzel kokabilir mi ya. Ellerinizden gelmiş, ellerinizden kurban olurum o güzel yüreğinize. Sevgili Özgür Dalkılıç’ın mektubu elimde, sevgili Mehmet Gezer’in mektubu elimde, sevgili Gökmen Gündüz’ün mektubu elimde, sevgili Mehmet Can Yağlı’nın mektubu elimde, Seren Türedi’nin mektubu elimde, Salih Basat’ın mektubu elimde arkadaşlar. Oktay Cakın C16 koğuşu elimde, Sinan Akça C3 koğuşu elimde, efendim Görkem Bozkurt E4 koğuşu elimde, Hamza Gülcan D2 koğuşu elimde, Büşra Yüksel K3 koğuşu elimde, sevgili Muhammet Başarak C4 koğuşu, sevgili Aydoğan Gezgiç E1 koğuşu elimde, sevgili Emir Gezgin D14 koğuşu, sevgili Fatma İlksöz Erkan elimde arkadaşlar, Yiğitcan Yedikule, sevgili Zeynel Tilki C17 koğuşu, sevgili Yaren Taşdemir, sevgili Emrullah Aybaz ve sevgili Özgür Dalkılıç demiştim arkadaşlar. Elimdeki mektuplar bunlar bunlar haberiniz olsun, yakınlarınız bana ulaşsın, eğer mektuplarınızı iptal ettirmek istiyorsanız da haberim olsun arkadaşlar. Durmadan bunları anons yapmayayım diye söylüyorum, iptal olacak mektup hakkında haberim olsun. Boşuna bekletmeyelim diye söylüyorum arkadaşlar. Teşekkür ederim mis kokulu mektuplarım ya mükemmelsiniz yemin ediyorum. Sağdan soldan aşağıdan yukarıdan kıvıra kıvıra maşallah maşallah… Özkan Bülcü’nün ikramında benim dinleyicilerim çılgın arkadaşlar. Sizler çılgınsınız çok güzel seviyorsunuz. Uşak Kapalı Cezaevi C1 Koğuşu Özkan Bülcü’nün isteği; aman Allah’ım Kerime, efendim Aynur ablacım bak sana geliyor sana. Seç FM stüdyolarından bu özel isteğinizi bölgenin radyosundan bu özel isteğinizi seni çok seven Özkan Bülcü gönderiyor. Özkan Bülcü, bütün bu şarkılarım K4 koğuşunda bulunan kalbimin diğer yarısı benim ruh eşim Kerime Bülcü için, ona diyorum ki bir sen var ki benim içimde aşktan da ötesin sevdadan ziyade canımsın Kerimem, canımsın canım ben Özkan Bülcü, C1 koğuşundan Özkan Bülcü K4 koğuşundaki kalbimin diğer yarısı benim ruh eşim Kerime Bülcü’ye sesleniyorum aşktan da öte sevdadan da ziyade sen benim canımsın Kerimem. Sen benim canımsın diyor bu şarkıyı sana armağan ediyor sevgili Kerime. Esrarlı Gözler diyor… Efendim Seç FM’desiniz Aynur’lasınız program sizlerle özel sizlerle güzel. Vay vay vay Aman Allah’ım güzel Allah’ım bu nedir Yarabbim. Sağdan soldan aşağıdan yukarıdan efendim Seç FM’de bu özel ikramımızı Uşak Kapalı Cezaevi C1 Koğuşu’nda yatan Özkan Bülcü, bu özel isteğimi K4 Koğuşu’ndaki kalbimin diğer yarısı, ruh eşim Kerime Bülcü’ye armağan ediyorum. Ve diyorum ki bir sen varsın benim içimde aşktan da öte, sevdadan da ziyade canımsın canım, Kerimem canımsın aynen öyle diyorum, K4 Koğuşu’nda bulunan kalbimin diğer yarısına, benim ruh eşime Kerimi Bülcü’ye sesleniyorum ve ona diyorum ki bir sen varsın benim içimde aşktan da öte, sevdadan da ziyade, canımsın Kerimem canımsın diyen Özkan Bülcü’den K4 koğuşundaki Kerime’ye gidiyor. Hem çekilmez, hem vazgeçilmezim diyor… Vay vay vay vay sevgili Özkan Bülcü A4 koğuşundan kalbinin diğer yarısı ruh eşi Kerime Bülcü, sevgili Kerime duyuyor musun? Ablacım duymakla kalmıyorum göbekler atıyorum diyorsun eminim. Kızlar kızlar oynayın ya enişteniz bu şarkıları sizin için çalıyor K4 koğuşu. Efendim bu özel ikramımızı C1 koğuşunda Özkan Bülcü, bu özel şarkılarımı kalbimin diğer yarısına K4 Koğuşu’ndaki Kerime Bülcü’ye hatunum, kadınıma, canımın yarısı, kalbimin tamamı Kerime Bülcü’ye sesleniyorum. Bir sen varsın benim içimde Kerimem, aşktan da öte, sevdadan da ziyade canım Kerimem diyor. C1 Koğuşu’ndan Özkan Bülcü, K4 koğuşundaki Kerime Bülcü’ye gönderiyor. Bu adam senin kocan Kerimem senin kocan diyor. Allah Allah, size bir şey deyim mi, yemin ediyorum Rabbim herkese böyle bir koca nasip etsin. Bak ben cezaevindeyim demiyor, benim de elim kolum bağlı demiyor, oradan bile karısına varlığını hissettiriyor adam. Bakın ben her zaman diyorum gönül almasına bilmeyene ömür heba edilmez. Yok ben cezaevindeyim yok benim elim kolum bağlı demiyor bak. Bir şekilde hatununun gönlünü almasını biliyor. Ona moral veriyor, ben buradayım seni seviyorum hatunum diyor. Hatuna onun değerli olduğunu hissettiriyor. Yani ben az söylüyorum siz çok anlayın mükemmelsin Özkan. Yemin ediyorum bak helal olsun sana. Seni de tebrik ediyorum Kerime. Kendini bu kadar sevdirmeye başaracak kadar, kendini bu kadar değerli kıldığın için. Kendini bu kadar sevdirmeyi başardığın için seni tebrik ediyorum. Ne kadar güzelsiniz arkadaşlar, gönül almasına bilmeyene ömür heba edilmez. Bu adama ömür de verilir, kalp de verilir, doğru mu Kerime, aynen Aynur ablacım. Aşığım ben Özkan’ıma dediğini eminim. Çünkü bu adam gerçekten seni seviyor. Teşekkür ediyorum. Sizlerin sevgisini şahit olmak, sizlerin arasındaki o gönül köprüsüne şahit olmak, o gönül köprüsünü sağlamak ne kadar güzel bir şey. Teşekkür ediyorum sevgili Özkan. Hemcinsim olarak bak ben de bir kadınım bir kadın olarak sana teşekkür ediyorum. Hatununu gönlünü almasını bildiğin için sana Kerime adına teşekkür ediyorum. Tüm kadınlar adına teşekkür ediyorum. Yemin ediyorum bak Uşak Kapalı Cezaevi C1 Koğuşu’ndan benim sana ihtiyacım var Kerimem. Bölgenin radyosundan bu özel isteğimizi Uşak Kapalı Cezaevi C1 Koğuşu’ndan K4 Koğuşu’ndaki kalbimin diğer yarısına benim ruh eşim Kerime Bülcü’ye sesleniyorum. Bir tanem, hatunum bir sen varsın ki benim içimde aşktan da ötesin be hatunum. Sevdadan ziyade sen benim canımsın Kerimem. Sen benim canımsın diyor. Bölgenin radyosundan Özkan Bülcü, Kerime Bülcü’ye diyor ki benim sana her zaman ihtiyacım var.”,
22.11.2025 tarihli bölümünde; “Efendim bölgenin radyosunda bu özel ikramımızı Birkan Çelik, K3 koğuşunda bulunan; ömrüme ömür katan sevdiğim Tansu Kabaklı için diyor. Tansu beni çağırmış sevgili Birkan gideyim mi? Aynur abla artık bizim koğuşu gelir misin, Uşak’a gelir misin diyor Tansu. Büşra’nın sponsorluğunda geleceğim kızlar. Valla B6 koğuşunda keyfimiz yerinde çaylar demlenmiş. Çay içiyoruz ben birazdan çıkacağım yarım saat sonra ceza evine geleceğim. Sevgili Birkan Çelik, K3 koğuşunda bulunan ömrüme ömür katan sevdiğim, Tansu Kabaklı doğum günün kutlu olsun sarı fırtınam benim. İyi ki doğdun iyi ki varsın. Sakin ve emin adımlarla yolumuza devam. Özgür günlerde en büyük heyecanım sen olacaksın sen. Herkese inat seni seviyorum. Seni seviyorum sarı fırtınam diyor sevgili Birkan Çelik.”,
23.11.2025 tarihli bölümünde; “Soframızı paylaştığımız kader birliği yaptığımız bir o kadar da değerli dostlarımız Ankara Altındağlı Fırat Yılmaz, Banazlı Şubur, Maco Sinan Özen, Türki Alamut, Ebu Elvan Alamut, Müslüm Ersidar ve koğuşumuzun şirin dayısı Telekeli İhsan Demirel, dayımız Salih Şakar, Batmanlı Lazgil Özgür, İbrahim Ceylan, Serdar Akbay, taksici Hüseyin Arman, Hakan Kuru’ya, Ahmet Can Yörük için, koğuşumuzun meydancısı Dina Niap için, Ağrılı Behrem Yardımcı için, yani Behrem Tek için, İranlı Seyit Muhsin Hüseyni için, Nurullah ve Soner Sağdemir namı değer Kocabey'e; Müslüm Sağdemir’e ve diğer koğuşlarda bulunun C5 koğuşundan Hayri Keser'e, Ölmez Nedim Ölmez'e Gürsel Özmez'e, Yunus Yıldız’a, Turnalı Gürbey Işık, Ata Yokuş, Cihan Yaman, Sosyatik Kriminal Batuhan Mızrak; efendim C7 koğuşundan Akın Sağlam, Tolgah Kurum, C11’den Murat Özdemir 5 Ton Murat, Metin Cevizkıran'a, Orhan Çatalbaşı, Sercan İzay'a, Ömür Ali Akay, sevgili Mustafa Topal’a, Ömer Derici’ye, Mert Karakurt’a, Ahmet Küçükdumlu’ya, sevgili Murat Topal’a, C16’dan Eşmeli Grubu kardeşim Kasap Remzi, Hacim Yıldırım, Arda Yıldırım, Apaci Emre, B8’den Muammer Erençelik, Ahmet Kalkan’a, Enver İbik, B10 koğuşundan Alihan Şengüler, Haldun Aydoğan, D17’den Mahmut Bayram, Osman Demirci, Sidar Keser efendim D17 koğuşundan kurumumuzun emektarlarından Oktay Demirbay bay havuç, kurumumuzun berberleri Devran Eker ve kantinci Murat; E2'den Serkan Bayram'a, Gökhan Yarar için, Yusuf Bulut için , Cey Cey Onur Etiman, Mustafa Yıldız, Ramazan Tuğlu, Resul Avcı; ayrıca Uşak Açık Cezaevi'nden Mete Özdemir'e, Bedirhan Karip için, taksici Serkan Dönmez için, Mehmet Ali Yörük için, Adanalı Kemal Karataş; ayrıca Afyon Bolvadin Kapalı'dan kardeşimiz Ramazan Can Taşer ve şerefiyle tam bütün kader mahkumlarına da ikram ediyoruz diyen keyf-i sefa koğuşu C6 koğuşundan Liceli Salih Basat, Eşmeli Fatih Sezer, Mersinli Nurettin Koç, ne diyorlar ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin ya da olanları kabullenmeyi…” şeklinde ifadelere yer verildiği tespit edilmiştir.
Anayasa'nın 'Haberleşme hürriyeti' kenar başlıklı 22'nci maddesi; "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ... sebeplerinden biri ... olmadıkça ... haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz", 'Kişi hürriyeti ve güvenliği' kenar başlıklı 19 uncu maddesi; "Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen: mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi ... halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz." ve "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26 ncı maddesi; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. ... Bu hürriyetlerin kullanılması ... suçluların cezalandırılması ... amaçlarıyla sınırlanabilir." hükümlerine amirdir. Hükümlülük ve tutukluluk halleri de mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı ceza ve güvenlik tedbirlerinden olup hükümlülere ve tutuklulara Anayasa'nın verdiği cevaz ile haberleşme hürriyetine de kısıtlama getirilmektedir. Hükümlü ve tutukluların düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri de suçluların cezalandırılması amacıyla kısıtlanabilmektedir. Bütün bu kısıtlamaların temelini ise yine Anayasa'nın 13 üncü maddesi "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." hükmü oluşturmaktadır.
Hükümlünün veya tutuklunun dış dünya ile iletişim kurabilmesi insan hakları gereği olmakla birlikte bu hakkı kullanmaları belirli bazı sınırlamalara tabi olmak durumundadır. Haberleşme hakkı, yazılı ve sözlü haberleşmeyi kapsamakta, mektup, faks, telgraf, telefon, internet ve ziyaretçi kabulü bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hükümlü ve tutukluların düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri de kanunla kısıtlanabilmekte ve kitle iletişim araçlarını kullanmalarına sınırlamalar getirilebilmektedir. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66 ncı maddesi birinci fıkrasına göre; "Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, ... idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler.", 67 nci maddesi birinci fıkrasına göre; "Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.", 68 inci maddesi birinci fıkrasında "hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ... gönderme hakkına sahiptir." hükümleri ile infaz hükümleri kapsamında bireysel ve kitle iletişim araçlarını kullanım haklarının kapsamı belirlenmiştir. Yine mezkûr kanun ve kanuna dayalı yönetmeliklerde de bu sınırlamalar açıklanmıştır. Bu minvalde, hükümlünün veya tutuklunun telefon ile görüşme hakkını kullanabilmesi "idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar" ile mümkün olmakta, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in 74 üncü maddesi birinci fıkrasına göre ise telefon ile görüşmeler eş, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasileri biçiminde sınırlandırılmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise "kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır." Hükümlünün aldığı veya gönderdiği mektup, faks ve telgrafların ise Kanun'un 68 inci maddesi ikinci fıkrası gereğince "mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği" hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, bu hak üçüncü fıkra kapsamında; "Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez." hükmü ile sınırlanmış durumdadır. Özetle, hükümlülerin ve tutukluların bireysel iletişim araçlarını kullanabilmeleri idarenin gözetiminde ve dinlemesi altında mevzuatta sayılan sınırlı sayıda kişi ile gerçekleştirilebilmekte, diğer iletişim araçlarında ise denetim yapılmakta ve bazı hallerde ise doğrudan engellenmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda hürriyeti kısıtlanmış bir hükümlü veya tutuklunun mesajlarının kitle iletişim aracı olan radyodan yayınlanması ya da program sunucusu ile doğrudan iletişim kurabilmesinin Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre mümkün olmamasına rağmen hükümlü ve tutuklular tarafından ilgili programa mesaj gönderildiği, birbirleri ile haberleştikleri, üçüncü kişilerin radyo aracılığıyla hükümlü ve tutuklulara mesaj ilettiği, isim, kurum ve koğuş bilgilerinin paylaşıldığı, kişilere şifreli mesaj ve talimat gönderilerek tehdit edilip gözdağı verildiği, bu ve benzeri yayınlarda mahkumlara/tutuklulara ilişkin paylaşılan basit bilgilerin dahi güvenlik sorunu oluşturabildiği ve istenmeyen olaylara yol açabileceğinden, söz konusu yayının hukukun üstünlüğü esasına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan; "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %2 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2025 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, radyo kuruluşları için idari para cezasının 1.000 (bin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2025 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 19.476,00 (ondokuzbindörtyüzyetmişaltı) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içerisinde, Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Tek İdare Tahsilat Alt Hesabı TR46 0001 0017 6200 9999 9955 88 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32’nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiğinin veya 6112 sayılı kanunun 32’nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı maddenin 11’inci fıkrası uyarınca 1 ay içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunulabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


