İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 02.11.2020 tarih ve 2006 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 11,18.10.2020 tarihlerinde saat 20:43 ve 20:58’de yayınlanan “Öğretmen” isimli dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta, 11,18.10.2020 tarihlerinde saat 20:43 ve 20:58’de yayınlanan “Öğretmen” isimli dizi filmin 11.10.2020 tarihli bölümde, “Öğretmen Akif karakterinin okulda öğrencileri rehin alması nedeni ile bu durumdan kurtulmak isteyen öğrenciler arasında sürekli olarak korku hali ve panik ortamı oluştuğu, öğrenciler arasında fikir ayrılıkları ve kavgaların yaşandığı, Öğretmen Akif karakterinin öğrencilerine gerçek durumu kavramaları ve intihar olayına ilişkin bildiklerini anlatmaları için yönlendirmelerde bulunduğu, ayrıca özel timin çocukları kurtarmak için okula operasyon düzenlediği, Öğretmen Akif'in öğrencilerden bazılarına gerçek amacı ile ilgili bilgi verdiği ve birlikte hareket ettiği, dizide öğretmen Akif karakterinin baygın olduğu bir anda öğrenciler deponun kapısını kırmış, panik halinde ve bağrışmalar içinde depoda anahtarları ve telefonlarını aramaya başlamıştır. Öğrenciler yerde açılacak bir kapak bulmuş ve açmaya çalışırken öğrenci Çetin karakteri orada bomba olduğunu, zorlarlarsa patlayacağını ve odayı boşaltmazlarsa kolundaki Akif Öğretmenin saati ile burayı patlatacağını ifade etmiştir. Çetin karakteri Akif Hoca'ya yardım ettiğini, en başından beri her şeyi Akif Hoca'ya raporladığını ifade etmiş ve Akif Hoca iyileşene kadar görevi devraldığını belirtmiştir. Bu arada bağrışmaların yaşandığı ve diğer öğrencilerin çok korktuğu ... "Ateş" karakterinin "Biz aramızdaki hainleri naparız, biliyosun di mi? Biliyo musun lan." ifadeleri sonrasında iki öğrenci Çetin karakterini tutarken Ateş önce Çetin karakterini yumrukla yere düşürmüş, sonrasında dolabın ve yerdeki kapağın anahtarının yerini söylemesi için üzerine oturarak defalarca yumruk attığı, dizide öğrenciler arasında sürekli olarak korku ve panik ortamı oluştuğu, anlaşmazlıklar, fikir ayrılıkları ve tartışmalar yaşandığı, Öğretmen Akif karakteri, aynı zamanda bu olayla ilgisi olan Selin'in eski sevgilisi Kara'nın Selin'e hediye ettiği kolyeden çıkan hafıza kartını dizüstü bilgisayara takmış ve ekranda "Video Montaj Hizmetleri Müşteri Listesi" adlı bir belge açılmıştır. Bu belgede montaj kaset ile intihar etmesine sebep olunan Rüya karakterine bunu yapan kişinin isminin "Avcı" olarak belirtildiği ve "Küçükkapı Lisesi Öğretmeni" olduğu belirtilmektedir. Bir başka ifade ile okul öğretmenlerinden birinin Rüya hakkında montaj kaset hazırlattığı ve intiharına sebep olduğu ifade edilmiştir. Özel tim, öğrencileri kurtarmak ve baygın olduğu bilgisi bulunan Akif Öğretmeni yakalamak için okula operasyon düzenlemiştir. Kurşun geçirmez bir camın arkasında bulunan Akif Öğretmen ve Yılmaz Komiser karşı karşıya gelmiştir. Yılmaz Komiser, Akif'ten teslim olmasını istemiş ve Akif ise silahlarını bırakarak gitmelerini istemiştir. Bunun üzerine Akif karakteri okula yerleştirdiği bombalardan birini patlattığı”, 18.10.2020 tarihli bölümde ise; “,Öğrenciler montaj kaset ile Rüya karakterinin intihar etmesine sebep olan öğretmeni bulmaya çalışmakta, Akif Öğretmen ise bu kişinin ortaya çıkmaması durumunda okula yerleştirdiği bombaları patlatmakla herkesi tehdit ettiği, öğrenciler arasında kimin yapmış olabileceği konusunda öğretmenler hakkında konuşulmuş, okulun beden eğitimi öğretmeni ve aynı zamanda atletizm hocası Harun öğretmenin ismi ön plana çıkmıştır. Mine karakteri okulun beden eğitimi öğretmeni Harun Hoca'ya yüz vermediği için atletizm takımından kovulduğunu, kendi başına gelenlerin Rüya'nın da başına gelmiş olabileceğini, Tuğrul ile çıkmaya başladıktan sonra Harun Hoca'nın tavrının değiştiğini ve olayın büyümemesi için anlatmadığını, Rüya ona yüz vermediği için suç çetesinden video hazırlamasını istediğini ifade ettiği, "Yanlış anlamış olabilir misin?" sorusuna Mine "İnanamıyorum size ya! Siz bana o sapığı mı savunuyorsunuz? ... Sırf onunla birlikte olmadım diye beni takımdan kovdu." şeklinde cevap verdiği, Mine arkadaşına bir video çektirmiştir. Bu videoda şu ifadeler yer almıştır: "Harun Yakın bana cinsel tacizde bulundu. Benden yüz bulamayınca ve benim bir sevgilim olduğunu öğrenince de takımdan kovdu. Bence aynı çirkinliği Rüya'ya da yaptı. Ondan yüz bulamayınca da intikam almak istedi. Bana göre Rüya'nın ölümüne sebep olan işbirlikçi öğretmen Harun Yakın'dır." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Medyanın, toplumsallaşma aşamasındaki çocuk ve gençler için hâlihazırda aile ve sosyal çevre gibi değişkenlerden daha etkili bir şekillendirme ve yönlendirme aracı rolünü üstlendiği söylemek mümkündür. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar çocuk, ergen ve genç gruplardaki saldırganlık ve zarar verme eğilimlerinin şiddet içerikli yayınları izleme durumlarına göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu tür yayınları yoğun olarak izleyen çocukların, şiddeti günlük hayatın olağan bir parçasıymış gibi kabul edebilecekleri söylenebilir. Bu durum oluşturduğu fiziksel tahribatın yanı sıra, çocukların maruz kaldıkları görüntü ve konuşmaların etkisiyle kendilerine ya da başkalarına yönelik zarar verici eylemler tasarlama, belirli bir nedeni yokken kin besleme, akran zorbalığı geliştirme gibi tutum ve davranışları da tetikleyebilecektir.
İhlale konu dizi filmde, bir öğretmenin, çalıştığı okuldaki öğrencilerini sınıflarında rehin almak suretiyle bir eylem gerçekleştirdiği, bu eylemi gerçekleştirmekteki amacının ise, sınıf arkadaşları tarafından asılsız suçlamalara ve psikolojik baskıya maruz kaldığı için intihar ederek hayatını sonlandıran Rüya isimli bir öğrencinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmek ve bu vesileyle öğrencilerine arkadaşlığın önemini anlatıp onlara bir hayat dersi vererek benzer davranışları tekrarlamamalarını sağlamak ise de; her ne gerekçeyle olursa olsun bir öğretmenin öğrencilerini ölümle tehdit etmesinin, okulun birçok noktasında bomba patlatmasının, bir öğrencisini tüm sınıf arkadaşlarının önünde kalbinden bıçaklayarak öldürmesinin, cesedini kollarından tutup sürükleyerek götürmesinin kabul edilebilecek hiçbir tarafının olmadığı, konu itibariyle dizi filmler her ne kadar kurgusal yapımlar olsa da; hikayelerini hayatın içinden aldıkları, toplumda gerçeklik noktasında bir karşılık bulabildiği, dizi içerisinde yer alan sahnelerinin şiddete meyilli kişiler tarafından rol/model edilme olasılığının var olabileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Gündelik yaşamdan kesitlerin aktarıldığı, kurgusal metinlere dayanan televizyon dizileri, karakterleri ve anlatılan hikayeleri aracılığıyla izleyicilerin zihninde "gerçek bir dünya" algısı yaratmaktadır. Gerçekle kurguyu ayırt etme yetisine tam olarak sahip olmayan çocuklar, televizyon dünyasını gerçekmiş gibi algılayıp bu karakterlerle özdeşlik kurup, onları kendisine rol/model olarak almakta ve model aldığı karakterlerin olumlu olduğu kadar olumsuz davranışlarını da benimsemektedir. Şiddet içeren sahnelerin açıkça görülebilecek şekilde ekrana yansıtılmasının da özellikle çocuk ve genç izleyiciler üzerinde olumsuz etkiler bırakabileceği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 57.545.157,75 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 1.150.903,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.”
Oy birliği ile karar verildi.