Toplantı No : 2017/12
Toplantı Tarihi : 22.03.2017
Karar No : 31

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri ile 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinin ihlali nedeniyle İdari Para Cezası, (BEDİR TV – BEDİR RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK. A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 30.01.2017 tarih ve 229 sayılı yazısına konu, BEDİR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 13.01.2017 tarihinde, 07:20-07:31 saatleri arasında yayınladığı reklam yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, 13.01.2017 tarihinde, 07:20-07:31  saatleri arasında yayınlanan "Sırlı Dualar Kitabı ve Deva Krem" adlı ürünün ticari iletişim yayınında; tanıtım boyunca "...biz Bedir TV olarak hep hakkı, hakikatı haykırıyoruz, "Peygamber Aleyhisselatı Vesselamın Hadisi şeriflerinde methettiği, hadisi şeriflerinde aktardığı "El hakkı bedüssevda şifa bin külliya" dediği hadisi şeriflerinde methettiği o mucizevi bitki kara habbe ne diyordu "Sam'dan başka her derde devadır ", …"Allahın izni keremiyle bu muhteşem şaheseri bu mücizevi bitkilerden oluşan kremi kullanın. faydasını görün." , "... bu muhteşem sırlarla dolu asrın hastalığına yeni bir şifa, dertlilere deva, .. "Hazreti Peygamber Aleyhisselatu Vesselamın hadisi şeriflerinde methettiği bişey var içerisinde. Ne var kara habbe dediği "el habbetüssevda", "şifa bin kulliya" dediği çörekotu var, çınar yaprağı var. Aynı zamanda bakın tekrar söylüyorum Ardınç yağı var." , "Bakın biz buna hizmet arası diyoruz, çünki neden biz size hizmet suınuyoruz. dört alana dört bedava hemen arayın 0212 975 07 78”şeklinde ifadelerle, dini terimler kullanılarak ürün satışına doğrudan yönlendirme yapıldığı, ürünün bel fıtığı, bel ağrısı, diz ağrısı, migren, baş ağrısı, omuz ağrısı, boyun ağrısı, bilek ağrısı, romatizmal ağrılar dahil her türlü ağrıya iyi geldiği vurgulanarak, sağlık beyanı ve endikasyon belirtilmek suretiyle pazarlanmaya çalışıldığı görülmüştür.

Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten, ileri süren veya ima eden tüm ifadelerin Sağlık Bakanlığınca sağlık beyanı olarak kabul edildiği belirtilmiş ayrıca, endikasyon belirtilen ürünler için Bakanlıkça ruhsat düzenlenmesi gerekliliği hatırlatılarak ruhsatlı ürünlerin de münhasıran eczane ve ecza ticarethanelerinde satılması zorunluluğuna değinilmiştir. Diğer yandan söz konusu ürünlerin televizyon aracılığı ile endikasyon belirtilerek ürün satışı veya pazarlanmasının uygun olmadığı ifade edilmiştir.

Söz konusu yayında; tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanıyla tanıtım ve satışının yapılmasının tıbbi tedavi yöntemlerine duyulan güvenin sarsılmasına neden olabileceği, dolayısıyla yayının izleyiciyi yanıltıcı, istismar edici ve izleyicilerin sağlığına ve çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu,

Ayrıca yayında, yayın boyunca dini terimler kullanıldığı, hadis şeriflerle bunların amaca uygun olarak desteklendiği, dertlilerin derdine deva, borçluların edası için kitabın kremle beraber gönderildiği, dini değerlerin, maddi karşılık beklenerek ticarete alet edilmesi ve insanların dini inançlarının istismarı şeklinde yayın yapıldığı, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun insanların dini inançlarını istismar etmek suretiyle, diğer kuruluşlarla arasındaki ticari rekabeti kendi lehine çevirmeye çalıştığı, kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yer alan nedenlerle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun'un 8/1 (f) ve (j) maddeleri ile 9/6 (c) maddesinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Bu itibarla;

1-) 6112 sayılı Kanun'un;

a-) 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde yer alan "Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek",

b-) 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” ve

c- ) 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan "Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez." hükümlerinin ihlali nedeniyle,

Kuruluşa, 27.11.2015 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 06.01.2016 tarih ve 2016/02 sayılı toplantıda alınan 26 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasının (c) bendi ile 17.05.2014 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 07.08.2014 tarih ve 2014/43 sayılı toplantıda alınan 58 no’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) maddesi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı hâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her üç ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2016 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2017 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirasından az olamayacağından 14.908 TL.İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

2-) Ayrıca dosyanın; 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 2/1/2014-6514/32 maddesi ile değişik 19’uncu maddesinin birinci fıkrasındaki; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne göre takdir ve ifası için ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle Sağlık Bakanlığı'na gönderilmesine,

3-) Reklam Kurulu Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen “Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları, (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak” hükmünün  uygulanması ve uygun görülmesi halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Ceza hükümleri” başlıklı 77 nci maddesinin on ikinci fıkrası hükümleri uyarınca işlem yapılmasını teminen dosyanın Reklam Kurulu’na gönderilmesine,

4-) İhlale konu yayında sipariş hattı numaralarının kullanılması nedeniyle, dosyanın; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.” ve “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48 inci maddesindeki; “Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.” hükümleri kapsamında, değerlendirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na gönderilmesine,

Oy birliği ile karar verildi.