Toplantı No : 2017/17
Toplantı Tarihi : 26.04.2017
Karar No : 89

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlali nedeniyle İdari Para Cezası, (SHOW TV-AKS TELEVİZYON REK. VE FİLM. SAN. VE TİC. A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.04.2017 tarih ve 530 sayılı yazısına konu; SHOW TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 10.03.2017 tarihinde saat 15:00-18:15 saatlerinde yayınladığı “Evleneceksen Gel” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; SHOW TV logosu ile yayın yapan AKS TELEVİZYON REK. VE FİLM. SAN. VE TİC. A.Ş. unvanlı kuruluşun 10.03.2017 tarihinde saat 15:00-18:15 saatlerinde yayınladığı “Evleneceksen Gel” adlı programda; “- Ben kimsenin duygusuyla oynamadım.- Ya ne biçim konuşuyon sen ya.- Ne biçim konuşuyosun derken.- Senin duygunla mı oynadık biz burda?- Evet.- Sen bizim duygumuzla oynadın. Bak beni bu halde bağırttırma ha!...- Bazı şeyleri siz görmüyosunuz. Oğlunuzun telefonunu A'dan Z'ye kadar karıştırdım. Bi tek kız değil, iki tek kız değil, üç değil. Haddi hesabı yok...- Elimi vicdanıma koyduğum için sana yüzük getirdim.- Ben dört ay gece gündüz ağladım. Ben dünde ağladım. Sosyal medyada herkes hala bana yükleniyo.- Elimi vicdanımı koyduğum için sana yüzük getirdim. Anladın mı?- Sana olan duygularım bittikten sonra getirdin. Annene başta deseydin onay verseydi.- Niye o zaman çıkıp televizyon diyodun bana yüzük getir diye?- Bağrıma! Bağırma! Zamanında getirecektin bana dokuz kez talip olana kadar. Duygularım sana karşı bittikten sonra yüzle geliyosun.- Getirdim ne oldu? Getirdimde ne oldu? Getirsem aynı şeyi yapacaktın bana. Her zaman küçük düşürdün. Gene küçük düşürecektin. Senin huyun bu! Sen kendini tavanda görüyosun. İnsanları aşağıda görüyosun....- Çıldırdım senin yüzünden ya!... Ama senin yüzünden çıldırdım. Çıldırdım!- Sen bana bu muhabbeti edemezsin.- Sen kimsin ki sana bu muhabbeti edemez. Sen kimsin? Kimsin? Kim?- Edemezsin. Bak kurduğu cümleye bak....-Ayağa kalkan Güzel "Sıkıldım ama artık yani her şeyden ya. Ya yoruldum. Yoruldum" diyerek ağlamaya başlamaktadır....-Güzel, Gürkan'ın annesine ağlayarak :Biz anlaşıyoruz. Siz bize onay vermediniz. Onay vermediniz. - Annemi kötüleyip durma.- Sonra kalktın. Sonra kalktın seni şuçlama burda.- ...Bana böyle konuşma gibi bir hakkın yok. Tamam mı? Konuşamazsın da!... Yeter ama ya!...- Sıkıldım! İstemiyorum! Sus! Şişirdiniz. İstemiyorum!- ... Özelden aradım seni birebir telefonla. Sen beni orda patlatarak dedinkine "ben Anıl çağrıyor. Anıl çağrıyor. Ben onun yanına gidiyorum....- Sen peki beni neden öyle çatlatırcasına o kelimeyi kullandın? Hep bizi suçluyosun. - Hayır bak şimdi Seda Abla. Bi saniye Gülay anneciğim maşaallah sizde benden betersiniz!- Senden öğrendi. Senin yüzünden öyle oldu. Senin çenen var ya cırcır böceği gibi.- Babanda var maşaallah. Anan babana sıra vermiyor.- Ben 25 senelik evliyim bakar mısın? Ben 25 senelik evliyim. Aslanlar gibi eşimin arkasında durdum.- Analı oğlu gelin üzerime doğru gelin. Gelin. Gel Ecret babacığım sende orda kalma.....- Anne bi dakka ya! Bi dakka. Bi dakka sus! Sende sus!- Bana ne bağrıyon. Ananı sustur.- Bana bak doğru konuş. Anası anası diye hitap etme. Bak seni doğuran bir annen var.- Ben biliyorum sizin derdiniz ne Gülay anne. Biliyo musun? Oğlun hep reddettim. Reddettim. Reddettim. Yine reddediyorum. İstediğin kadar bana bağır! Ben istemiyorum. Sizi istemiyorum. Oğlunuda senide.” şeklinde ifadeler kullanıldığı, tartışmalar esnasında yükselen ses tonlarının zaman zaman bağrışmalara dönüştüğü, bu konuşmalar sırasında suçlayıcı ifadeler ve hakarete varan sözcüklerin kullanıldığı, yayın esnasında gelin adayının ağladığı, bu ağlama anlarında konuşmaların gerçekleştiği alanı sert sözler söyleyerek iki defa terk ettiği görülmüştür.

Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.

Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.

Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu yayında aile müessesesi kurma adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

6112 sayılı Kanun’un,

a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,

b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,

Bu itibarla;

6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,

Kuruluşa, 18.03.2011, 04.04.2011, 09.04.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 21.04.2011, 26.05.2011, 16.06.2011 tarih ve 2011/23, 2011/32, 2011/37 sayılı toplantılarda alınan 9, 24 ve 60 No’lu Üst Kurul Kararlarıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 25.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 22.12.2011 tarih ve 2011/69 sayılı toplantısında alınan 26 No’lu kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca kuruluş hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

6112 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ihlalin ağırlığı ve yayın ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak; İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 26.859.629,07 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 537.193,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

Karar verildi.