Toplantı No : 2017/17
Toplantı Tarihi : 26.04.2017
Karar No : 90

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlali nedeniyle İdari Para Cezası, (FLASH TV-GÖKTUĞ ELEKTRONİK YAY.SAN. VE TİC.İŞLT. A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.04.2017 tarih ve 526 sayılı yazısına konu; FLASH TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 12.04.2017 tarihinde saat 11:27’de yayınladığı “Dest-i İzdivaç” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; FLASH TV logosu ile yayın yapan GÖKTUĞ ELEKTRONİK YAY.SAN. VE TİC.İŞLT. A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Dest-i İzdivaç” adlı programın 12.04.2017 tarihli bölümünde sunucunun, 79 yaşındaki Hüseyin Bey ve Sultan Hanım arasında geçen diyaloglar sırasında, Hüseyin Beye ısrarla kaç yaşlarında birini istediğini sorduğu, Sultan Hanım'ın da, kendisine talip olacak takma dişi olan erkekleri tercih etmediğini söylemesi üzerine, yaşlı insanların bu tercihleriyle dalga geçilip, milyonların önünde rencide edildiği görülmektedir. Her gün sürekli ve uzun sürelerle yayınlanan bu programa katılan adayların pek çoğu, kişiye özel ve aileye özgü yaşadıklarını ekrana taşıyıp eş seçimindeki tercihini sunarken, kültürümüzde var olan görücü usulü evlendirme geleneği, milyonların önünde başka bir kültüre dönüştürülmektedir. Ortalama 40 yaş ve üzeri kişilerin katıldığı programa, adaylar her ne kadar kendi iradeleriyle katılsalar da, adayların ve taliplerin özel hayatları, milyonların önünde malzeme yapılmaktadır. Programda evlenmeyi düşünen adayların birbirlerine talip olabildiği gibi; dışarıdan birileri de stüdyoda gördükleri kadın ve erkeğin fiziksel cazibesi, güzelliği, sosyo-ekonomik özellikleri, kişisel tercih ve beklentilerine bakarak, bu adaylara talip olabilmektedir. Söz konusu yayında geçen diyaloglar sırasında, kişilerin özel yaşamı deşifre edilip, dramatize edilerek, insan onuruna aykırı tavırlar sergilendiği, anılan programla ilgili olarak RTÜK iletişim merkezine çok sayıda şikayet bildirimi yapıldığı anlaşılmıştır.

Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.

Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.

Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolaysıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu yayında geçen diyalogların kişileri rencide edebilecek nitelikte olduğu, kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

6112 sayılı Kanun’un,

a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,

b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,

Bu itibarla;

6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez."ilkesi ile (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,

Kuruluşa, 05.06.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 06.07.2011 tarih ve 2011/42 sayılı toplantısında alınan 25 No’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 19.07.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 16.08.2011 tarih ve 2011/50 sayılı toplantısında alınan 25 No’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 377.982,59 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) (2017 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 14.908 (ondörtbindokuzyüzsekiz) Türk Lirasından az olamayacağından 14.908 TL.İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

Karar verildi.


Toplantıya Ait Şerhler

Toplantı No : 2017/17 Toplantı Tarihi : 26.04.2017 Karar No : 90

Üst Kurulun 26.04.2017 gün 17 sayılı toplantıda aldığı 90 no.lu karara karşı oy yazısı.
Üst Kurul Üyesi
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.