Toplantı No : 2017/17
Toplantı Tarihi : 26.04.2017
Karar No : 86

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlali nedeniyle İdari Para Cezası, (ATV-TURKUVAZ AKTİF TELEVİZYON PROD. A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.04.2017 tarih ve 570 sayılı yazısına konu; ATV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 06,07,10,11,12,13.04.2017 tarihlerinde, saat 16:15’de yayınladığı “Esra Erol’da” adlı programa ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Ayrıntıları bahse konu yayına ilişkin izleme raporunda belirtildiği üzere; ATV logosu ile yayın yapan TURKUVAZ AKTİF TELEVİZYON PROD. A.Ş. unvanlı kuruluş tarafından yayınlanan “Esra Erol’da” adlı evlilik programın, 06.04.2017 tarihli bölümünde gelin ve damat adayları arasında geçen diyaloglarda; “… "Zayıflamazsa onu almayacağım?,"Almazsan alma lan! -Çift karakterlisin...- Çocuk, çocuk gibi davranıyosun.- Çocuksam, ergensem benle işini bitir Ceyda. Bitti.- Bitti zaten.- Al yüzüğünü de, yüzüğünü de al. –Yüzüğü alacaksın. İstemiyorum sana güvenimi sarstın benim. -Dur bi dakka dur, çöpe at onu...- Şu yüzüğü al…, 07.04.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda;"….- Vallaha billaha sen süper bi oyuncusun ya yemin ediyorum. - Yok senin üstüne oyuncu tanımıyorum. - Oynamam ama oynatırım....-"Kusura bakma da, … önünde bana pasta yediren sensin. -"... Sürekli birbirinizi suçluyosunuz ve hasmane bir tutum besliyosunuz. Kimse kimsenin hasmı değil ve saygı sınırlarını aşıyosunuz. Birbirinize hakaret ediyosunuz. ... Ailesi var o da genç bir kız, onu da rencide etmeye hiç gerek yok. Belki duyguları var, belki kıskandırmak istedi ..." - "… karşı güvenim sıfır, sıfır, sıfırın da altında. -… insani davranışı olmadığı için maalesef ki ...- Hayvani mi davranışlarım?- Kelimelere dikkat edelim. - ... benimle oyun oynuyor Esra Abla. Yemin ederim size Mustafa benimle oyun oynuyor. Beni gerçekten sevseydi eğer bunları yaptırmaz dı bana. - Yazıklar olsun sana Ceyda. Ceyda sana yazıklar olsun. - Mahvettin. Sen beni mahvettin. Sen beni mahvettin. ...- İstemiyorum Esra Abla... İlişki bitti, yüzüğü de çıkar Esra Hanım'a teslim et. - Sen benim duygularımla oynadın ya. Sen benim duygularımla oynadın ya. Oynadın beni kullandın ya. Sen beni kullandın ben bu hareketlerin üstüne kullanıldığımı düşünürüm ya. Kulandın, kullandın beni ya kullandın..., 10.04.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda;…-Bunun ki yalanmış, yazıklar olsun sana... yazıklar olsun.- Demek bugüne kadar yaptıklarının hepsi oyunmuş, iş ciddiye bindiğinde, ailesi burada kabul etmediğini bildiği halde...-Bana dedin ki, burada ben Bahar'a talip olsam, işte X birine talip olsam ekran önünde kalamam, Nurşen'le daha ön plana çıkarım dedin mi demedin mi?- Ya saçmalama Allah aşkına, saçmalama Allah aşkına konuşmak için konuşuyorsun.- Sen gerçekten oynuyorsun, sen yalan söylüyorsun. 11.04.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda;…- Esra Abla Cuma günü metrobüste karşılaştık Mehmet'le, ben Gamze Mehmet. Sonra Mehmet dedi ki bugün Nurşen gelmedi dedi onun yüzünden yayına çıkamadık dedi. Mehmet: Evet çıkamadık.- Ondan sonra dedi ki bana, ya dedi on dakikadan fazla ekranda kalacaktık, saçını boyatmaya gitmiş dedi, onun yüzünden ekranda kalamadık dedi.- Ben açıkcası Mehmet'in sevgisine inanmıyorum çünkü Cuma günü Nurşen'le,… 12.04.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda;- Sen dakika sayıyorsun. sevmiyorsun Mehmet, bugün de serviste ne dedin? Tabi ki yalanlıcam orada dedin. Bütün servistekiler duydu. - Tabi ki yalanlıcam dedin, tabi ki de yalanlıcam dedin bugün serviste. Daha başka kişiler de duydu….13.04.2017 tarihli bölümünde geçen diyaloglarda;…- Size şunu söyleyebilirim Esra Abla, bu locada buna şahit olan arkadaşlar var, gerçekten bilenler de kalksın söylesin. Kardelen hanım buraya ilk geldiğinde "ya beni dördüncü sıraya oturtturdular, acaba ne yapsam ne etsem ön plana oturtturabilirler."- Bunu sen bana kendin söylemiştin, sen bunu bana kendin söylemiştin.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.

Söz konusu evlilik programında, "Zayıflamazsa onu almayacağım?, Almazsan alma lan!", "sen süper bi oyuncusun", "Oynamam ama oynatırım.", "Mustafa'nın insani davranışı olmadığı için maalesef ki., Hayvani mi davranışlarım?", "Sen beni kullandın" şeklindeki ifadelerin ve locadaki adayların gelin ve damat adaylarına karşı kullanmış oldukları "ben Bahar'a talip olsam, işte x birine talip olsam ekran önünde kalamam, Nurşen'le daha ön plana çıkarım dedin mi demedin mi?", "Sen gerçekten oynuyorsun, sen yalan söylüyorsun.", "Sen dakika sayıyorsun, sevmiyorsun" şeklindeki ifadelerin aile ve evlilik müessesini zayıflattığı, bunun yanısıra aile kurma amacıyla evlilik yolunda bulunan kişiler arasında yaşanan ve iki kişi arasında özel olması gereken tartışmaların en küçük ayrıntılarına kadar yayında paylaşılmasının ve ekranda yüzüklerin atılmasının evlilik ve aile kurumunu zedeleyici nitelikte olduğu, kişilerin birbirlerine karşı kullanmış oldukları ifadelerin, insan onuruna aykırılık teşkil ettiği, ekranda adayların sürekli olarak ağlama ve stüdyo dışında yaşanan kavgalar da dahil olmak üzere kavga görüntülerine yer verilmesinin insanları küçük düşürücü ve rencide edici nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.

Kitle iletişim araçlarından birisi ve hem görsel hem de işitsel yayın yapılması nedeniyle en gelişmiş durumda olan televizyonların, bir anda ulaştığı ve etki alanına aldığı seyirci sayısı düşünüldüğünde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ne denli sorumlu ve dikkatli davranmaları gereği ortaya çıkmaktadır.

Yayıncılık faaliyetinde; fikir, kültür, duygu, inanç, köken, ekonomik durum açısından değişik katmanlardan oluşan toplumu, bütün olarak ele almak, onu barışa, huzura ve birlikte kavuşturucu amaçlarla program hazırlamak önemlidir. Bu nedenle de, her programın verdiği mesajın toplumda nasıl algılanacağını bilmek, kitlelerin bunları seyrettikten sonra duygu ve düşüncelerinde ve davranışlarında nelere yol açacağını hesaplamak, sorumlu bir yayıncının yapması gerekendir.

Evlilik programlarının toplum üzerindeki yozlaştırıcı pek çok etkileri söz konusudur. Bu etkilerden biri mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesidir. Mahrem etimolojik köken itibariyle haram, yasak, gizli, özel alana ait olan, tabu gibi anlamlara gelir. Evlilik doğası itibariyle mahrem olduğu kadar toplumun temel yapı taşını oluşturması hasebiyle önemli bir müessesedir. Evlilik programları, evliliğe giden yolda mahrem olarak yaşanması gereken ilişkiyi paylaşıma açmakta dolayısıyla mahremiyet kavramına mündemiç olan gizlilik zamanla bozularak asıl anlamını kaybetmektedir. Bununla birlikte çocukların ve gençlerin evlilik, mahremiyet, aile gibi algıları, toplumsal değer kavramları zamanla aşınmaya başmakta ve kendi değerlerine yabancı, sanal bir dünyanın şekillendirdiği suni bir paradigmaya sahip bir kitle ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; toplum kültürünün oluşmasını sağlayan aile müessesinin belirli toplumsal normların ve hukuki süreçlerin sonucunda evlilik vasıtasıyla gerçekleştirildiği, söz konusu yayında kişilerin birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, bu nedenle mezkur yayında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

6112 sayılı Kanun’un,

a-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlaline OYBİRLİĞİ İLE,

b-) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile,

Bu itibarla;

6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.", (f) bendinde yer alan; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkelerinin ihlali nedeniyle,

Kuruluşa, 28.09.2011 tarihli yayınları nedeniyle evvelce 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantısında alınan 44 No’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 06.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantısında alınan 37 No’lu Üst Kurul Kararıyla 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, uyarı yaptırımı uygulandığı tespit edildiğinden, aynı hükümlerin tekraren ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

6112 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ihlalin ağırlığı ve yayın ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak; İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2017 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 55.227.773,01 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 1.104.555,00 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

Karar verildi.


Toplantıya Ait Şerhler

Toplantı No : 2017/17 Toplantı Tarihi : 26.04.2017 Karar No : 86

Üst Kurulun 26.04.2017 gün 17 sayılı toplantıda aldığı 86 no.lu karara karşı oy yazısı.
Üst Kurul Üyesi
Süleyman DEMİRKAN Şerhidir.